'ŞÖNİM kadınları şiddet sarmalına itiyor'

  • 09:02 25 Mart 2021
  • Güncel
 
Şehriban Aslan
 
DİYARBAKIR - Kadınları korumak yerine şiddet sarmalına iten mekanizmalardan biri olan ŞÖNİM’leri değerlendiren avukat Çiğdem Sevimli, ŞÖNİM’lere yapılan başvuruların azlığına işaret ederek, “Bunu da kadınların ŞÖNİM’lere tam güvenmemesine bağlıyorum” dedi.
 
Türkiye’nin 2011 yılında imzaladığı ve 2014 yılında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi, 19 Mart gecesi Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile tek taraflı olarak feshedildi. Yürürlükteyken dahi uygulanmayan sözleşme kapsamında, şiddete karşı korunması gereken kadınlar, şiddet sarmalında katledilmekle yüz yüze bırakılıyor. Tüm bunlar gözler önündeyken 9 Mart’ta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre Türkiye genelinde bulunan 148 kadın konukevinden, 2002 ve 31 Ocak 2021 tarihleri arasında 411 bin 995 kadın ve beraberindeki çocuğun yararlandığını belirtti. Bakanlık daha önce de, "Kadın Konukevi Hizmet Standartları ve Öz Değerlendirme Rehberi" ile "ŞÖNİM Hizmet Standartları Rehberi"ni hazırlamış, UNICEF işbirliğinde yeni bir rehberin de hizmete sunulacağını duyurmuştu. Duyuruda hazırlıkları devam eden rehberle konukevlerinde anneleriyle birlikte kalan çocukların psikososyal gelişimlerinin desteklenmesi, yaşadıkları travmalara etkin müdahale edilebilmesi amaçlandığı bilgisi de yer almıştı. 
 
Bakanlığın verilerinde kadınlar ve çocuklar için hizmetler sıralanırken konukevlerinde olan kadın ve yaş sınırı olan çocukların korunamadığı gerçeği, sayısız vaka ile karşımıza çıkıyor. Bunun en yakın örnekleri, Diyarbakır’da son yıllarda katledilen kadınlar…
 
Katledilen Müzeyyen Boylu için koruma kararı
 
Koruma kararı olan kadınlardan biri avukat Müzeyyen Boylu…  Müzeyyen, 2019 yılında Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde boşanmak istediği erkek tarafından katledildi. Fail Mesut Issı’nın kendisini rahatsız ettiği, bunun üzerine Müzeyyen’in boşanma davası açtığı ve koruma kararı aldırdığı ortaya çıkmıştı. 
 
‘Ben öldükten sonra mı geleceksiniz’
 
Remziye Yoldaş, 2020 yılında Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde evli olduğu ve cezaevinden firar eden Veysi Yoldaş tarafından katledildi. Olaydan yaklaşık bir ay önce cezaevinden firar eden fail Veysi Yoldaş’ın sürekli Remziye’yi aradığı ve tehdit ettiği ailesi tarafından ifade edilmişti. Remziye’nin ailesi Remziye’nin fail Veysi Yoldaş’ı görmesi üzerine polisi aradığı ve polisin, “Emin misin gördüğüne” diye sorduğu, Remziye’nin ise “Neyi bekliyorsunuz, ben öldükten sonra mı geleceksiniz?” dediği belirtilmişti. Kısa bir süre sonra fail Veysi Yoldaş Remziye’yi katletmişti. 
 
Jandarmaya 6 başvuru
 
Diyarbakır’da bir ayda iki kadın korunmadığı için katledildi. Bu kadınlardan biri olan ve jandarmaya 6 kere başvuran Süreyya Büyük, 28 Ocak’ta Yenişehir ilçesine bağlı Hantepe Mahallesi’nde evli olduğu Mehmet Büyük tarafından katledildi. 3-21 Ocak tarihleri arasında sığınma evinde kaldığı öğrenilen Süreyya ile olay yerinde olan kardeşi F.S., oğlu A.B. ve akrabası E.B. de fail tarafından saldırıya uğrayarak ağır yaralanmıştı.
 
Kadının şikâyeti ve koruma kararı yine işe yaramadı
 
Süreyya’nın ardından katledilen Gülistan Şaylemez de yine 6-8 Şubat tarihleri arasında sığınma evinde kaldı. 15 Şubat’ta Yenişehir ilçesinde erkek kardeşi Abdullah Şaylemez tarafından katledilen Gülistan, katledilmeden 10 gün önce de Bağlar Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Aile İçi Şiddet Birimi’ne giderek babası Abdülvehap Şaylemez ve akrabası A.S.’den şikâyetçi olmuştu.
 
Kadınlar neden sığınma evlerinde kalamıyor?
 
Süreyya ve Gülistan’ın katledilmesinde, ilgili kurumların rolleri tartışılırken, bu tartışmanın odağında ise kadınların katledilme tehlikesine rağmen neden kısa süreli olarak sığınma evinde kaldıktan sonra çıktıkları bulunuyor.
 
‘ŞÖNİM’ler yeterli sayıda değil’
 
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatlarından Çiğdem Sevimli, kadınların Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nde (ŞÖNİM) yaşadıkları sorunlara dikkat çekti. ŞÖNİM’lerde şartların çok yetersiz kaldığına ve ŞÖNİM’lerin ihtiyacı karşılayacak sayıda olmamasına işaret eden Çiğdem, “ŞÖNİM’lerin henüz tam aktifleşebildiğini söyleyemeyiz. En büyük eksikliklerden biri sığınakların az olmasıdır. Mesela pandemide ŞÖNİM’ler başvuru almadı. Dolayısıyla olaya yaklaşımda bilincin tam oturmadığını gösteriyor. Sığınakların çok kalabalık olduğunu biliyoruz. Mesela bir odada birden fazla kişi kalıyor. Bu da sığınakta kalan kadının psikolojisini kötü etkileyen bir durumdur. Şiddet sonucu giden kadınların kız çocukları için 15 yaş, erkek çocuklar için 12 yaş sınırı var. 12 yaşında yurda alınmayan bir çocuk her koşulda kendi bakımını karşılayamıyor. Kalacak hiçbir yeri yok. Çocuklar genelde sevgi evlerine veriliyor” diye konuştu.
 
‘Kadın, şiddet faili ile uzlaştırılmaya çalışılıyor’
 
Çiğdem kendisinin de birebir şahit olduğu bir olaya değinerek şu sözleri kaydetti: “Kadının çocuğu var ve sığınak almadığından kaynaklı ayrılmak zorunda kaldı. Dolayısıyla şiddetle tekrar yüz yüze kalıyor. Tehlikenin ortasına tekrardan düşmüş oluyor. Kadınlar için en büyük sıkıntı çocuklarını geride bırakamamaları. Yetersiz şartlar olduğundan çocuklarını yanlarına alıp çıkmak zorunda kalıyor. Bir diğer önemli nokta ise ŞÖNİM’lere başvuran kadınların şiddet faili ile uzlaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aslında bu yargı ve idari mercilerin çoğunda var. Hala barıştırma çabası içinde olanlara karşı bir yol kat edemedik. Tabi bunların yapılmaması gerekiyor. Şiddetin tam karşısında olan devletin en etkili ayağıdır. Bunun yapılması vahim bir durumdur.”
 
‘Bakanlık başvuruların durumunu da açıklamalı’
 
Bakanlığın ŞÖNİM’lere yapılan başvurulara dair rakamlara ve ülkede her gün katledilen kadın çetelesine bakıldığında başvuranların sayısının az olduğunun görülebileceğinin altını çizen Çiğdem, “Bunu da kadınların ŞÖNİM’lere tam güvenmemesine bağlıyorum ya da oradaki şartlarından dolayı rahat hissetmemeleri durumu da var” dedi.  Pandemide kadınlar ŞÖNİM’den çok STÖ’lere başvurduğunu anımsatan Çiğdem, “Ayrıca başvuran kadınların ne derecede yeterli destek aldığı da bilinmiyor. Salt başvuru sayısını açıklamak bu işin sağlıklı yürütüldüğünü göstermiyor. ŞÖNİM’in, başvuruların durumlarının ne olduğunu da açıklaması gerekir”  diye konuştu.