MED-DER Kürtçe’ye dönük baskılara dikkat çekti
- 16:17 2 Nisan 2021
- Güncel
DİYARBAKIR - MED-DER, Kürtçe diline dönük son günlerde gündeme gelen baskı ve saldırılara ilişkin açıklama yaparak, Kürtçe ’ye tahammülsüzlüğün son bulması çağrısında bulundu.
Tevgera Jinên Azad (TJA) Sözcüsü Ayşe Gökkan’ın 31 Mart’ta görülen duruşmasında Kürtçe savunmak istemesine mahkeme heyetinin izin vermemesine ve Diyarbakır F Tipi Cezaevi’nde tutsakların Kürtçe konuşmasına dönük baskıya ilişkin Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği’nin (MED DER) yaptığı basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Açıklamaya MED-DER, TJA, Rosa Kadın Derneği, Baro Kadın Hakları Merkezi, Kürt Edebiyatçılar Derneği (KOMELEYA WÊJARÊN KURD), Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD), Halkların Demokrasi Partisi (HDP), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), İnsan Hakları Derneği (İHD), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (ĞİTİM-SEN), 78’liler Derneği katıldı.
Açıklamada, “Parastina bi zimanê dayikê mafekî bingehîn e! Bİnpêkirina vî mafî sûcê li dijî mirovahiyê ye” pankartı açıldı.
‘Bununla Kürt halkını bir kez daha yok saymak istediler’
Açıklamayı okuyan MED-DER Eşbaşkanı Şilan Elmas Kan, “Devlet yıllardır kardeşiz deyip duruyor fakat bu Kürt halkını kandırmak içindir. Bir yandan demokrasi, bir yandan insan hakları deniliyor bir yandan da Kürt halkının dilini ve haklarını inkâr ediyorlar. Hükümetin verdiği fermanlar bugün çıkan politikaların rengini de gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde duruşması görülen TJA aktivisti Ayşe Gökkan anadilinde yapmak istediği savunma hakkı mahkeme heyeti tarafından engellendi. Sayın Ayşe Gökkan da bu hukuksuzluğu protesto edip savunma yapmadı. Ayşe Gökkan’ın bu tutumundan dolayı ve cezaevinde bulunan tüm tutsakları selamlıyoruz. Mahkemenin bu yaklaşımı tüm Kürt halkına bir hakarettir. Bununla Kürt halkını bir kez daha yok saymak istediler” diye konuştu.
‘Kürt halkı inkar politikalarına boyun eğmeyecek’
Son olarak Diyarbakır F Tipi Cezaevi'nde bulunan tutsakların Kürtçe konuştuğu için cezaevi yönetiminin ve gardiyanların işkencesine maruz kaldığını hatırlatan Şilan, “Tutsaklar bundan kaynaklı protesto edip görüşe çıkmadı. Devlet yetkilileri iyi bilsin ki Kürt halkı artık devletin yalanlarına inanmıyor. Bu yüzden de Kürt halkı ve diğer halklar eşit ve özgür haklara sahip olması gerekmektedir. Kürt halkı ve Kürt kadınları bu inkâr politikalarına boyun eğmeyecek” ifadelerini kulandı.
Açıklama, “Zİmanê me rûmeta me ye”, “Zimanê me hebûna me ye” ve “Bê ziman jiyan nabe” sloganlarıyla son buldu.









