‘Teokratik tek adam rejimine karşı bir an önce birleşilmeli’

  • 09:05 3 Nisan 2021
  • Güncel
 
Melike Aydın
 
MUĞLA - HDP’nin kapatılmak istenmesine karşı, siyasette kadınlara önemli bir yer açtığını hatırlatan kadınlar, “teokratik tek adam rejimine karşı demokrasi ilkelerinde birleşme” çağrısında bulundu.
 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması, 700’e yakın isim hakkında ise 5 yıl siyasetten men kararı verilmesi talebiyle hazırladığı iddianame, 31 Mart günü Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından “eksiklerin olduğu” gerekçesiyle iade edilmişti. Ancak “kadın partisi” olarak da anılan HDP’nin kapatılması gündemi ve ardından İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, kadın kazanımlarının ve demokratik siyasetin hedef alınması şeklinde yorumlandı. Ulusal ve uluslararası düzeyde tepki toplayan bu gündemlere kadın hakları aktivistleri de tepki gösterdi.
 
‘Tesadüf değil’
 
HDP’nin eşbaşkanlık ve fermuar sistemi ile siyaset alanında kadınlara önemli bir yer açtığını ifade eden Bodrum Kadın Derneği yöneticisi Figan Erozan, “AKP boşuna HDP’yi hedef almıyor” vurgusu yaptı. Figan, “HDP sadece sol tandanslı ya da Kürtlere yönelik bir parti diye karşı değil, ürettiği politikaya karşı. Yüzde 13’lük bir oy aldı. Bunların büyük bir oranı da kadınların mücadelesi sonrasında elde edildi. Dolayısıyla HDP paralelinde kadınların siyasetinin engellenmesi ve durdurulması girişimleri, ardından İstanbul Sözleşmesi’nin iptali tesadüf değil. Güç birliği oluşturduğu halkaları yok saymak amaç ama bununla yok olmaz” şeklinde konuştu.
 
‘Birbirine hiç temas etmemiş gruplar HDP’de yan yana geldi’
 
Darbelerle dolu olan Türkiye tarihinde kadınların her zaman güç birliği oluşturmayı başarabildiğini ifade eden Figan, “HDP kapatılarak politikası bitmiş olmuyor. Özgürlük söyleminden, eşit yurttaş söyleminden vazgeçmeyecek. Mücadele araçları değişmiş olacak. Umutsuzluğu kabul etmiyoruz. HDP kurulurken birbirine hiç temas etmemiş gruplar yan yana gelmişti ve feministler de geldi. Kadın hareketinin feministlerin sözü eşit temsiliyette yer buldu. Bu kadar eşitliğin vurgulandığı bir siyasetin hedef seçilmesi normal. Eşitlik herkesi mutlu eden bir söylem değil” dedi.
 
‘Yurttaşlar vaz mı geçecek’
 
HDP’li siyasetçilere yönelik siyasi yasak girişimlerine dikkat çeken Figan, “O kadınlar o parlamentoya sokaktaki mücadele sonrasında taşındılar, yani bizim sözümüzü parlamentoya taşımış kadınlar. ‘Seçilip parlamentoya giremez veya siyasi parti kuramazsın diyor. Bu mücadelenin tekrar siyasi parti kurmasının önünü kapatmak ve işi zorlaştırması için istiyorlar. Onu savunan yurttaş vaz mı geçecek? Açılmamak üzere kapanma sözü hamasetten ibaret” ifadelerini kullandı.
 
‘Kadınlar HDP’yi desteklemeye devam edecek’
 
Figan, HDP’nin eşbaşkalık sisteminin bütün siyaseti etkilediğini kaydederken, şunları söyledi: “Ben umutluyum. 2011’de oluşan bu yapılanma 5 bine yakın belediye başkanından siyasilerine kadar tutuklandı, yine de dağılmadı. Dolaysıyla kapatma kararına gidildi. Kadınlar da alanlardan vazgeçmedi. Kadınlar kabul etmeyecek. HDP kapansa bile onun savunduğu politikaları destelemeye devam edecek. Bundan başka bir seçeneğimiz yok. Bu yaşamı kabul etmek diye bir şey yok.”
 
‘Siyasi partiler birleşme becerisi gösterebilmeli’
 
İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede tek kişinin kararı ile çıkılmasının kadınların vazgeçtiği anlamına gelmediğinin altını çizen Eşitlik İçin Kadın Platformu ve Yurttaş İnisiyatifi üyesi Zeynep Akıncı ise AKP’nin kongresinde “teokratik tek adam rejimini” yerleştirmek adına Anayasal değişiklikler yapacağının mesajını verdiğine işaret etti. Zeynep, “Bu siyasi yelpazede tüm partiler ortak ses vermeliler. Biz onları seçtik, oraya geldiler ve seçmen olarak talebimiz bu. Birleşebilme becerisini gösterebilmeliler. Demokrasi ilkelerinin etrafında partiler buluşmalı. Tabi ki milyonlarca oy almış siyasi parti kapatılamaz. Kadın cinayetlerinde katiller ortalarda dolaşırken gerçeküstü bir durumdayız. Yan yana gelmekten başka bir çaremiz yok” diye konuştu.
 
‘Ne bekliyorlar?’
 
Kurulmak istenen teokratik rejimin kadınları kıskaç altına alacağının aşikar olduğunu ifade eden Zeynep, “Siyasetteki kadın tweet attı diye 7 yılla yargılanıyor. HDP’li bir sürü kadın hapiste. Diğer partilerde de ağzını açan ya vatan haini ya terörist. Siyasiler gibi durum tespiti değil harekete geçmek istiyorum. Yan yana durmayı becereceğiz. Ne bekliyorlar” dedi.
 
‘HDP içindeki kadınların varlığı iktidarı korkuttu’
 
Bodrum Ekmek ve Gül’den Zehra Sormageç de HDP’nin kapatma davası ardından İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin, “kadınların hedefte olduğunun göstergesi olduğunu” belirtti. HDP’li kadınların, kadın mücadelesine dair söylemleri içselleştirerek Meclis’e taşıdığının altını çizen Zehra, “HDP’li kadınların oradaki direngen tutumu iktidarı tek adam rejimini ürkütmüş ve saldırıları artırmıştır. HDP’li kadınların ulusal, cinsel, sınıfsal saldırılarına rağmen mücadeleden vazgeçmediğini, mücadeleden geri adım atılması kararı ile birlikte tüm kadınların sokağa, alana çıkması baskı, tutuklamaya rağmen iktidara cevap oldu. Ama süreç HDP’nin yalnız bırakılmaması, HDP’nin dokunduğu her kadınla birlikte hareket etmesi önemli” şeklinde konuştu. Zehra “gerçekleşen topyekun saldırıya karşı topyekun mücadele” çağrısında bulundu.
 
‘Kadınlar ses çıkarmalı’
 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Bodrum Şube Başkanı Yüksel Okyay, iktidarın, siyasette eşit temsiliyeti sağlayan HDP’nin bu yönünden korktuğunu belirtti. Yüksel, şunları dile getirdi: “Bir yerde kadın mücadelesi varsa orada özgürlük de vardır demektir. Kadın haklarının elde edilmesini istemiyor. Kazanılmış olanları da bilfiil elden almak istiyor. Çevre hareketlerinde ya da barış isteme konusunda kadınların ne kadar direngen olduğunu, her türlü işkenceye, gözaltı, tutuklamaya karşı vazgeçmediğini her türlü hak aramada görüyoruz. Ayrıca bu bir demokrasi mücadelesidir. Oy verir veya vermez. Burada bir hukuku, bir hakkı savunmak gerekir. Birilerinin tahakkümüne bırakılacak bir şey değildir siyaset veya başka haklar. Kadınlar da bu konuda ses çıkarmalı.”