TJA’dan 4 Nisan mesajı: Onun özgürlüğü, savaşın sonu demektir

  • 11:10 4 Nisan 2021
  • Güncel
AMED - PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla yazılı açıklama yapan TJA, “sunan kadınlar, Bilge’nin varlığını kendi varlığı, onun esaretini kendi esareti, onun özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak görmektedir. Felsefesine ve yaşam öğretisine inanan her kesim için onun özgürlüğü savaşın sonu, yoksulluğun bitişi, halkların eşitçe yaşayabilmesi demektir. Doğum günün kutlu olsun bilge insan” dedi.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA), PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 72’nci yaş günü dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı. Abdullah Öcalan’ın “yok edilmek istenen bir ulusun evladı olarak doğduğu” belirtilen açıklamada, “Ömrünün tamamını asimilasyona, katledilmeye, hiçleştirilmeye karşı özgür eş yaşam için mücadele vermeye adar. Doğal toplumun ana kadın karakterindeki bir annenin naif bir çocuğu olarak dünyaya gelen Sayın Abdullah Öcalan, büyüdükçe evrenin ona bahşettiği yeteneklerini iktidarlara karşı çetin isyanıyla birleştirir” denildi.
 
TJA’nın açıklamasında devamla şu ifadeler kullanıldı: “Ülkesi dört parçaya bölünmüş, anadili yasaklanmış, varlığı inkâr edilerek, köklerinden uzaklaştırılmak istenen bir halkın bilgesi olarak özgürlük mücadelesini kesintisiz sürdürmekte ve hakikat arayıcılığı ile toplumun her kesimine ilham olmaya devam etmektedir. Kendi kişiliğinde açığa çıkardığı varoluş felsefesi milyonlarca insanın, kadınların ve erkeklerin, çocukların ve yaşlıların, emekçilerin, ötekileştirilenlerin Güneş’i olmaktadır.
 
Özgür kadının, özgür yaşamın temeli olduğunu belirtmiştir
 
Sayın Abdullah Öcalan, kapitalist modernitenin merkezi hegemonik sisteminde yer alan, ulus devletçiliğe karşı çıkmış, iktidarcı zihniyetlere karşı özgürlüğü ve ekolojik yaşamı esas almış, hakların bir arada eşitlik içerisinde yasabilmesinin imkanlarını görünür ve yaşanılır kılmıştır. Sayın Abdullah Öcalan, bir birey olmaktan çıkmış, bir felsefeye, bir hakikat arayıcılığına dönüşmüştür. Sayın Abdullah Öcalan felsefesinde kendi halk gerçekliğini görenler arasında kadınlar ise kendi özgün kimliklerini keşfetme imkânlarını yakalamıştır. Özgür kadın gerçekliğinin, özgür yaşamın temelini oluşturacağını belirten Sayın Abdullah Öcalan, tüm düşünce sistematiğini ve yaşam pratiğini bu felsefe üzerinden kurgulamaktadır. Bilge, kadın sorunu çözülmeden hiçbir sorunun çözülemeyeceğini ifade ederek, kadınları özgür özerk örgütlenmeye, kendi varoluşlarına sahip çıkmaya davet etmiştir. Kendinde başlattığı erkekliği çözümleme ve sistemin inşa ettiği erkeği değiştirip dönüştürme mücadelesi kadın mücadelesinin yükselişinde ilham olmuştur. 
 
Kadınlar Bilge’nin özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak görüyor
 
O gün bugündür bir halkın özgürlük mücadelesinin eyleminde öncü olan kadınlar artık sadece eylem alanlarında değil; feodal aile yapılarında, siyasette, işyerinde ve yaşamın her alanında erkek egemen zihniyetle mücadelenin öncüsü olmuştur. Bilge’nin kendi yaşam deneyimlerinden teorik olarak geliştirdiği ‘Kadın özgürlüğü olmadan toplumun özgürlüğü olamaz’ çıkarsaması 21. yüzyılda tüm toplumsal, yaşamsal düşünsel, kurumsal ve eylemsel alanlarda kazanımlara dönüşmektedir. Artık erkeğe bağımlılığı, klasik kadınlığı, kölece yaşamı reddeden kadınlar örgütlülüğü büyütmeye, mücadeleyi genişletip kazanımlara dönüştürmeye, kavgasının içerisinde etik ve estetik anlayışı esas almaya devam etmektedir. İlk ve son sömürgenin başkaldırısı olan feminizmin kazanımlarını kendine miras alan ve kendi yerel özgünlükleriyle deneyimlerinden yola çıkarak kadın bilimi önermesi sunan kadınlar, Bilge’nin varlığını kendi varlığı, onun esaretini kendi esareti, onun özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak görmektedir. 
 
Doğum günün kutlu olsun bilge insan…
 
Bilgelerin, peygamberlerin, filozofların doğup yetiştiği coğrafyada doğan ve yine zalimleri karşısında onların akıbetine uğrayan Bilge, uluslararası bir komplo sonucu büyük karalamalar ve vahşi işkencelerle tutsak edilmiştir. Çeyrek asra yakındır insansızlaştırılmış devasa bir adanın daracık bir odasında tarihte görülmemiş tecride maruz bırakılan Bilge, tarihin ender görülen onurlu direnişine devam etmektedir. Başta özgür yaşamın yoluna düşen kadınlar olmak üzere felsefesine ve yaşam öğretisine inanan her kesim için onun özgürlüğü savaşın sonu demektir, yoksulluğun bitişi demektir, halkların birlikte eşitçe yaşayabilmesi demektir, insanın doğayla uyumunun armonisi demektir. Doğum günün kutlu olsun bilge insan. Doğduğun gün evrene ve halklara kutlu olsun.”