'6284 sayılı yasa tehlikede'
- 09:01 5 Nisan 2021
- Güncel
ANKARA - İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Günçe Çetin, uluslararası sözleşmelerden bir kararla çıkılamayacağını ve bunun hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
Türkiye’de artan kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz olaylarında tablo karanlık bir hal almaya devam ediyor. Kadınların taleplerini ve çağrılarını duymak istemeyen iktidar, son olarak bir gece yarısı aldığı bir kararla İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini duyurdu. Geri çekilme kararını tanımayan kadınlar, özellikle de kararın şu an için herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını altını çiziyor.
Ankara Barosu Gelincik Merkezi üyesi ve Kadın Dayanışma Vakfı gönüllü avukatı Günçe Çetin, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına ve 6284 sayılı yasanın bu süreçte nasıl işleneceğine dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Uluslararası metinlerden ayrılmak zordur’
Yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’nin esas alınmasıyla 6284 sayılı yasanın hazırlandığını belirten Günçe, sözleşmeden geri çekilmesi ile birlikte 6284 sayılı yasanın uygulanacağı konusunda ise güvensizlik yaratacağına dikkat çekti. Günçe, “Dayanağını uluslararası olan bir sözleşmeden bir imzayla ayrılan bir devletin, iki gün geçtikten sonra 6284 için de ‘Ben artık uygulamayacağım’ dememelerinin ne gibi bir garantisi vardır? İşte bunu bilemeyiz. Bu durum hukuka uygun da değil. Hukuka tamamen aykırı ve bunun için 6284’ün uygulamaya devam edileceğine dair iktidardan açıklamalar geliyor. Aslında bu güvensizlik yaratan bir durumdur. Uluslararası metinlerden ayrılmak daha zordur, usule tabidir. Yani bir uzlaşma, bir fikir birliği gerekir ki devletlerin temel haklarla ilgili uluslararası sözleşmelerden ayrılmamaları gerekmektedir. Ama buna rağmen bir gece yarısı, hiç kimsenin haberi olmadığı halde bir imzayla böyle bir sözleşmeden ayrılmak 6284’ün bugün olmasa da gelecekteki varlığı bizim açımızdan bir şüphe doğurmakta” dedi.
‘Devletin bu tavrı erkeklere örnek oluşturuyor’
Devletin kadınları görmezden geldiğini söyleyen Günçe, geri çekilme kararıyla bunun net şekilde görüldüğünü belirtti. “Aile birliği parçalanıyor, eş cinselliğe özendiriliyor” söylemlerinin tamamen öznel bakış açılarına dayalı olarak ortaya çıktığını kaydeden Günçe, “Cumhurbaşkanı bununla ilgili bir açıklama yaptı; ‘Biz girdik ve sonra da çıktık’ dedi. Biz neredeyiz burada peki? Aslında bu tavır şu anlama geliyor; ‘Ben kadınları görmüyorum. Ben attığım her adımda kadınları değerli bulmuyorum ama ben kadınlarıma bakacağım’ demek istiyor. Devleti yöneten bir iktidarın bu kadar kadınları pasif hale getiren bu tavrı, otomatik olarak o ülkedeki erkekler için bir örnek oluşturuyor. Bunlardan kaynaklı, şiddet daha fazla artacaktır. Çünkü devletin değer vermediği bir şeyi zaten erkekler de değer vermiyor ki erkekler şiddete meyilliler. Aslında devletin bu tutumu bu durumu daha da destekleyecek daha da körükleyecek hareketlerdir” sözlerine yer verdi.
‘Cumhurbaşkanı'nın kararı Anayasa'ya ve hukuka aykırı'
İstanbul Sözleşmesi’nin Meclis'te yürürlüğe girmesiyle 6251 sayılı kanunun da (Uygun bulma kanunu) yürürlüğe girdiğini ve hala yürürlükte olduğunu ifade eden Günçe, “Uluslararası bir sözleşmeden çıkılması için öncelikle Meclis'in bir oylamasından geçilmesi gerekir. Buna işlemde paralellik deniliyor. Biz İstanbul Sözleşmesi'ne bu usullerle girdik. Bakanlar Kurulu ve başbakan imza attı. Daha sonra başbakanın attığı bu imza ‘uygun bulma’ kanunuyla Meclis tarafından onaylandı. Ama bugün ise tüm Meclis'in uygun bulma kanunuyla yürürlüğe koyduğu bir sözleşmeyi, şimdi Meclis'i ekarte ederek tamamen bir imzayla çıkabileceği bir iddiası var. Hem hukuka hem de mevzuata aykırıdır. Çünkü onların Cumhurbaşkanı’nın bu kararında dayanak olarak gösterdiği 9 sayılı kararnamede bu düzenlenmiyor. İnsan haklarının temek hak ve özgürlüklerin düzenlendiği milletlerarası sözleşmelerde Cumhurbaşkanı’nın bir kararıyla ayrılabileceğine dair bir düzenleme de yok. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı'nın bu kararı kararnameye, anayasaya ve hukuka aykırıdır” diye belirtti.
‘6284’ü nasıl bir ruhla uygulayabilecekleri önemli’
Günçe, devamında şu ifadeleri kullandı: “O kanun aynen orda duruyordur ve 6284 ile ilgili bir değişiklik yapılmadı ve ya o kanun yürürlükten kaldırılmadı. İstanbul Sözleşmesi feshedildiğine dair bir karar alındı ancak bu şu demek değildir ki; her zaman her olağan kanun uygulanabiliyor. Yani o kanunun bir de uygulayıcıları var. 6284 sayılı kanun uygulayıcıları da; hakimler, polisler ve idari makamlardır ve bunlar aynı zamanda devlet görevlileridir. Nafaka konusunda da böyle bir şey yapıldı. Nafaka hakkını tartıştırdılar ve sonra nafakayla ilgili hiçbir değişiklik yapılmadı. Hakimler artık belli bölümlere nafaka vermeye başladı. 2 ve 3 yıllık nafakalar verilmeye başlandı, oysa kanunda hiçbir değişiklik yapılmadı."
'Önemli olan dayanışmamızı kaybetmemek'
Dayanışmanın önemini vurgulayan Günçe son olarak, "Dayanışmamızı kaybetmediğimiz sürece daha iyi sözleşmeler varederiz, önemli olan dayanışmamızı hiç kaybetmemektir. Başvuracağımız tüm alanlara başvurumuzu yine yapalım. Eylemlerle örgütlenelim ve biz kadınlar bir arada kol kola olalım. Hiçbir devlet, hiçbir iktidar ve hiçbir güç, kadınların mücadelesini engelleyemez” diye konuştu.









