Kadınlardan İstanbul Sözleşmesi eylemi

  • 16:01 8 Nisan 2021
  • Güncel
 
MUĞLA - Bodrum Kent Konseyi Kadın Meclisi 2021’in kadına yönelik şiddet çetelesinin “devletin şiddetsiz bir toplum yaratma maksadı ile hareket etmediğini gösterdiğini” ifade ederek, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması çağrısında bulundu.
 
Muğla Bodrum Kent Konseyi Kadın Meclisi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin kararı protesto ermek amacıyla Bodrum Meydanı karşısında bulunan Kadın Ağacı önünde bir araya geldi. Açıklamada sık sık “Yaşasın kadın dayanışması”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Yasayı uygula kadını yaşat” sloganları atıldı. Kadınlar adına basın metnini Meclis Sözcüsü Evrim İnan okudu.
 
‘Türkiye, Sözleşme’yi parlamentodan geçiren ilk ülkedir’
 
İstanbul Sözleşmesi’nin kadının insan hakları beyannamesi olduğunu dile getiren Evrim, Sözleşme’nin kadın, çocuk ve LGBTİ+‘ların en temel insan hakkı olan yaşam hakkının da güvencesi olduğunu ifade etti. Sözleşmenin aynı zamanda tüm toplumun şiddete ve ayrımcılığa maruz kalmadan yaşamasını sağlayacak bir yöntem ve uygulama rehberi olduğunu belirten Evrim, “Türkiye İstanbul Sözleşmesi'nin ilk imzacı devletlerinden olup, 6251 sayılı kanunu ‘onaylayarak’, parlamentosundan geçiren ilk ülkedir” dedi.
 
‘Çetele devletin yaşam hakkını savunmadığını gösteriyor’
 
Sadece 2021'in ilk üç ayında erkeklerin 91 kadını katlettiğini, 29 kadını taciz ettiğini, 41 çocuğu istismar ettiğini, 30 kadına da tecavüz ettiğini dile getiren Evrim, en az 198 kadının fuhşa zorladığını, en az 185 kadına da şiddet uyguladığını vurguladı. Evrim, “2021'in ilk üç ayında 61 kadının ölümü basına ‘şüpheli’ olarak yansırken, erkekler, yılın ilk üç ayı en az 6 çocuğu öldürdü. Bu tablo karşısında, 10 yıl önce bu ülkede oybirliği ile kabul edilen bu uluslararası antlaşmadan ve dolayısıyla taahhüdünden vazgeçme sebebinin, bu konuda verilmiş olan sözlerin tümünün olağanüstü bir başarı ile sonuçlandığını, taahhüdün yerine getirildiğini ve ülkede var olan erkek şiddetinin ortadan kalkmış olması az önce ifade edilen rakamlardan da anlaşıldığı üzere açıklanamaz tabi ki. Bu sayılardan anlaşıldığı üzere, devletin şiddetsiz ve ayrımcılığı bertaraf ettiği bir toplum yaratma maksadı ile hareket etmediği ve en temel olan yaşam hakkını savunmadığı ve benimsemediği açıkça ortaya çıkmaktadır” şeklinde konuştu.
 
‘İstanbul Sözleşmesi yürürlükte’
 
İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmenin erkek şiddetine karşı sessiz kalmak anlamına geldiğini belirten Evrim, kararın hukuka aykırı olduğunun uluslararası kamuoyunda da ifade edildiğine dikkat çekti. Kararın hukuken geçerli olmaması nedeniyle İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükte olduğunu, devlet ve tüm kurumlarının Sözleşme’nin tüm hükümlerine bağlılığının devam ettiğinin altını çizdi. Evrim, “Tam da bu nedenlerle yerel yönetimlerin de artan erkek şiddetine karşı yükümlülüklerini bir an önce yerine getirme zorunluluklarının bulunduğunu hatırlatmak isteriz. Kadın, LGBTİ+‘lar ve çocuklara yönelik uygulanan erkek şiddetinin hız kesmeyen bu gerçeğine rağmen, tam da bu şiddete karşı önleme ve mücadeleden vazgeçmek hiç bir gerekçe ile kabul edilemez” ifadelerini kullandı.