Rabia Naz’ın şüpheli ölümünün üçüncü yılı: HSK raporu gizleniyor

  • 14:08 12 Nisan 2021
  • Güncel
Habibe Eren
 
İSTANBUL - Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün 3’üncü yılında İstanbul Barosu Rabia Naz Komisyonu raporunu açıkladı. Raporda üç yıl boyunca dosyada yer alan eksiklikler ve çelişkilere dikkat çekilerek soruşturmaya devam edilmesi gerektiği bildirildi. Rabia’nın babası Şaban Vatan ise HSK'nin sonucunun hala gizlendiğine dikkat çekerek, "Ülkemizdeki adalet sistemi çökmüş vaziyette” diyerek tepki gösterdi. 
 
Giresun’un Eynesil ilçesinde 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın 13 Nisan 2018’de yaşamını yitirmesine ilişkin şüpheler nedeniyle 3 yıldır yapılan inceleme, savcılık tarafından 16 Temmuz 2020’de takipsizlik kararı verilerek sonlandırılmıştı. Savcılığın verdiği karara, başta Rabia Naz Vatan'ın babası Şaban Vatan olmak üzere çok sayıda kişi tepki göstermişti.
 
Komisyon kuruldu
 
Rabia’nın ölümüyle ilgili kamuoyuna yansıyan şüpheler ve iddialar üzerine Meclis’te aralarında muhalefet parti üyelerinin de yer aldığı komisyon kuruldu. Komisyona katılan milletvekilleri olay yerine gitti, incelemeler yaptı, tanıklarla, olay yerine ilk giden polislerle, savcılıkla görüştü. Ardından bir rapor hazırlayıp Meclis’e sundu. CHP ve HDP'li üyelerin muhalefet şerhi koyduğu komisyon raporunda, Rabia Naz Vatan'ın kesin ölüm nedeni veya ihtimallere ilişkin tespitler yer almazken, soruşturma sürecine ilişkin çok sayıda ihmal, özensizlik ve eksiklikler sıralandı.
Olayın ardından, olay mahalline birçok kişinin girdiği ve bu nedenle "delillerin kaybolmuş olabileceği" değerlendirmesine yer verilen raporda, Rabia Naz'ın otopsisinde de eksiklikler bulunduğu ifade edildi.
 
Adli Tıp uzmanlarının bile zaman zaman görüş ayrılığı yaşadığı Rabia Naz’ın ölümüyle ilgili, olayı araştırmak üzere bir grup avukat İstanbul Barosu bünyesinde, Rabia Naz Komisyonu’nu kurdu. Komisyon Rabia’nın şüpheli ölümünün üçüncü yılında “RABİA NAZ VATAN ARAŞTIRMA KOMİSYONU RAPORU” hazırladı.
 
Raporu hazırlayanlar
 
Raporu komisyon üyeleri avukat Kemal Aytaç, Seher Eriş, Baran Kaya, Medine Turantaylak, Gültennur Batmaz, Özlem Burçin Şahan, İsmail Emre Telci, Ekin Baltaş, Fatoş Gürbostan ve Dilara Kara hazırladı. Rapor hazırlanmadan önce Rabia’nın babası Şaban Vatan, Eynesil’de gözaltına alınan gazeteciler ve Adli Adli Tıp profesörü Prof. Dr. Nevzat Alkan ile toplantılar yapıldı.
 
Raporda olayın özeti, komisyonun kurulması, dosyanın incelenmesi, olay yeri inceleme, otopsi, Adli Tıp raporları, tanık ifadeleri ve soruşturma aşamasındaki eksiklikler ve sonuç bölümü yer aldı.
 
‘Savcı olay yerine hiç gitmemiştir’
 
Raporun sonuç bölümünde Rabia Naz Vatan’ın ölümü ile ilgili soruşturmayı yürüten Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16 Temmuz 2020’de “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildiğine dikkat çekilerek, dosya üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, soruşturma aşamasında yüksek sayıda eksikliğin taraflarınca tespit edildiği vurgulandı. 
 
Raporun sonuç bölümünde şu hususlara dikkat çekildi:
 
“Bu eksiklikler maddi gerçeğin ortaya çıkmasını oldukça güçleştirmiştir. Eksikliklerin çok fazla olması ve soruşturma aşamasında ilgili kamu görevlilerinin gelişigüzel davranması göz önüne alındığında delillerin kaybolması, eksik toplanması bakımından kasıt olduğu ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasının engellenmiş olabileceği şüphesini doğurmaktadır. Lehe ve aleyhe olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla yükümlü olan savcının, olay gecesi şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçmesine karşın, Rabia Naz’ın kıyafetlerinin ailesine teslimi talimatı vermesi, inceletmeye göndermemesi sonucu süreçte delillerin niteliğindeki bozulmalar, olayın olduğu andan itibaren 7 ay sonra yapılan keşfe kadar olay yerine hiç gitmemesi, savcılığın sorumluluğunu tartışılır kılmaktadır. Ayrıca dosyaya sonradan atanan 16.07.2020 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair kararı veren Savcı olay yerine hiç gitmemiştir.
 
Soruşturmaya devam edilmeli
 
İncelenen dosya, tüm raporlar, görüşülen kişiler ve Adli Tıp doktorları sonucunda; dosyadaki eksiklikler ve ihmaller sebebiyle Rabia Naz Vatan’ın ölümünün yüksekten atıma, itilme, kaçma, düşme veya araç çarpması sonucu gerçekleştiğine dair kesin bir kanaat belirtmek mümkün olmamıştır. Aynı zamanda; Rabia Naz Vatan’ın ölümünün yüksekten atma, itilme, kaçma, düşme veya araç çarpması sonucu nasıl gerçekleştiğine dair, bu sebeplerden herhangi birini yüzde 100 eleyebilmek de mümkün olmamıştır. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere, müteveffa çocuk Rabia Naz’ın kamuoyu tarafından hassasiyetle takip edilen şüpheli ölümü üzerine yürütülen soruşturmanın çok ciddi eksiklikle yürütülmüş olduğu görülmektedir. Kamuoyu vicdanının rahatlatılması, yurttaşların aklındaki soru işaretlerinin giderilmesi ve adaletin tecellisi için yukarıdaki eksikliklerin ivedilikle yerine getirilmesi elzemdir. Rabia Naz’ın düşme, atlama, itilme, araç kazası veya sair nedenlerle nasıl gerçekleştiğinin tespitinin yapılması için eksikliklerin giderilmesi gerektiği, Rabia Naz Vatan’ın ölümünün şüpheli ölüm olduğu ve Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 16.07.2020 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararın yerinde olmadığı ve Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün aydınlatılması için soruşturmaya devam edilmesi gerektiği kanaatimizdir.”
 
Raporun tamamına buradan ulaşılabilir. 
 
‘Örtbas edildi’
 
Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan ise Rabia’nın şüpheli ölümünün üçüncü yılında dosyada dünden bugüne var olan eksiklikleri değerlendirdi.
 
Dosyanın hukuksuz bir şekilde kapatıldığını söyleyen Şaban, savcının farklı yönlendirmelerle detayları saptırdığını dile getirdi. Tüm eksikliklerin ve çelişkilerin incelenmesini talep ettiklerini ve bu kapsamda Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuruda bulunduklarını anımsatan Şaban,  "Ancak soruşturmayla ilgili asıl ifadesi alınıp soruşturması başlatılan hiçbir kişinin soruşturması yapılmadı. Olay tamamen savcılar ve kolluk görevlileri tarafından örtbas edildi. Bu olayın ardındaki süreçte delil karartan, yok eden, olaya intihar yönlendirmesi boyutunda harekete geçiren Giresun Valisi,  Cumhuriyet Başsavcısı, İl Emniyet Müdürü  ve aynı zamanda dönemin Eynesil İlçe Emniyet Amiri, dönemin Eynesil ilçedeki komiser ve baş polis ve  TBMM raporunda ismi geçen polis memurlarıdır" dedi. 
 
'HSK sonucu hala gizleniyor'
 
Rabia Naz’ın ölümüne dair TBMM’de kurulan komisyona üyeler tarafından çoklu sayıda şerhler konulduğunu dile getiren Şaban,  11 Nisan 2019’da Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) başlattığı soruşturmanın sonucunun ise hala gizlendiğini aktardı. AKP Giresun milletvekili aynı zamanda da Adalet Komisyonu’nu üyesi Sabri Öztür’ün kendisini bu konuda telefonla aradığını aktaran Şaban, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana telefonda HSK’nın incelemesi sonucunda, dosyanın her iki savcının soruşturmaların başlatılması ve tahkikat sürecinde ismi geçen polis memurlarının delil karartmaktan görevlerinden uzaklaştırılarak soruşturma başlatılması kararının Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı’na verildiğini söyledi. ‘Sonuç yakın bir zamanda sunulacak Şaban Bey’ dedi fakat her iki bakanlık da HSK inceleme sonucunu sümen altı etti.”
 
‘Çocuklarımız mezar altında bizde hapse girelim’
 
Olayın arkasında Nurettin Canikli ve AKP Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun olduğunu savunan Şaban, “Coşkun Somoncuoğlu çocuğumu metruk evden yol kenarına beton üzerine bırakan kişidir ve olayın içinde yeğeninin ve oğlunun adı da vardır.  Zaten oğlunun ‘ifadesinin yalan olduğu ortaya çıktı. Orada o noktada o görüşmeyi hiçbir şekilde yapmamış, kameralar bunu gösteriyordu. Bu durumu geçiştirdiler. Nurettin Canikli ve Coşkun Somoncuoğlu ahbaptırlar. Nurettin Canikli tarafından tüm bakanlara verilen talimat, ‘Belediye Başkanı Coşkun Somoncuoğlu ne diyorsa onu yapacaksınız’. O zamanlar Nurettin Canikli Milli Savunma Bakanıydı. Olaydan bir ay sonra benim öz kardeşim olan Muhammet Vatan Coşkun Somoncuoğlu birlikte İstanbul yolculuğu yaparak Nurettin Canikli ile buluştular. Bunun incelenmesi dahi yapılmadı. Ama mahkeme benim adıma Nurettin Canikli’ye hakarette bulunduğum için bana ceza verdi. Versinler önemli değil. Şaban Vatan hapse girmek istiyor zaten. Çünkü ülkemizdeki adalet sistemi çökmüş vaziyette. Anneler, babalar yargılanıyor bu ülkede. Nasıl olsa çocuklarımız mezarın altında biz de hapse girelim. Devletin hali bu” diye tepki gösterdi.
 
‘Kaymakamın ölümü şüpheli’
 
Rabia Naz Vatan'ın şüpheli ölümü sırasında Giresun'un Eynesil ilçesinde kaymakam olan Aydın'ın Kuyucak İlçe Kaymakamı Yılmaz Kurt’un otomobilde ölü bulunmasını ve dosyada sık sık ifadesini değiştiren ve çelişkili beyanlarda bulunan Mürsel Küçükal’ın babası Salih’in şüpheli intiharına değinen Şaban, “Devlet Kaymakamına sahip çıkamıyor düşünebiliyor musunuz? Aydın, Didim’de öldürülen kaymakamına sahip çıkamıyor.  Kaymakamın durumu şüphelidir. İlk ifadesini değiştiren şahsın babası evinde piyade tüfeği ile bulunmuş. İntihar dediler ama soruşturma devam ediyor. Olayın içinde bir isim var. Yüksel Küçükağa’nın abisi Aydın Küçükağa. Aydın Küçükağa aynı zamanda Aydın Didim’de yaşıyor. Kaymakam beyin ölümünün gerçekleştiği Didim Abdüş bölgesinde 22 km mesafede. Çok yakın bir temasta. Ama kaymakam bey kendi görev yaptığı Kuyucak ilçesinden Didim’e iki saatlik mesafede 155 km uzaklıkta. Bir insan 155 kilometreyi intihar etmek için gitmez. Burada birileriyle görüşme var, mutlaka var. Kesinlikte devletin şu anki yöneticileri kaymakamına sahip çıkmıyor. Neden,  Rabia Naz’ın işi içinden çıkacak diye. 85 yaşında bir insan öldürüldü tüfekle. Av tüfeği değil, piyade tüfeği yani uzun namlulu silah. Hiçbir insan kalbini uzun namlulu silahla vuramaz. Yöneticilerimiz bizimle dalga geçiyorlar” şeklinde konuştu.
 
İçişleri Bakanı ile yapılan görüşme
 
Geçtiğimiz Cuma günü iki yılın ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüştüğünü aktaran Şaban,  “‘Hemen incelemeyi başlatıyorum’ dedi ve söz verdi. Ben de Cuma günü o saatte emniyetteydim. Dilekçemi sundum bugün savcılığa gidip belirttiğim isimle ilgili soruşturma başlatılmış mı ona bakacağım. Çünkü cep telefon konuşmaları falan çok önemli” ifadelerini kullandı.