‘HDP’nin kadın mücadelesi hedef alınıyor’
- 09:03 13 Nisan 2021
- Güncel
AYDIN - HDP’nin kapatılması için hazırlanan iddianamede siyasi yasak istenenlerden çoğunun kadın olduğuna dikkat çeken PM üyesi Ayfer Demirel, bunun kadın mücadelesinin hedef alındığının bir göstergesi olduğunu söyledi.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gönderilmişti. İncelenmesi için raportöre verilen iddianame, 30 Nisan’da usul eksiklikleri olduğu belirtilerek, AYM’ye iade edildi. AYM de, düzeltilmesi için iddianameyi tekrardan Cumhuriyet Başsavcılığı’na yolladı.
Bu gelişmelerin yanı sıra başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, çoğu kadın yaklaşık 700 kişiye siyasi yasak isteniyor.
Siyasi yasak istenenlerden biri olan HDP PM üyesi Ayfer Demirel, yerel seçimlerde partilerinin tavrının üçüncü yolda ısrarının, iktidarı kızdırdığını belirtirken, bunun işareti olarak iddianamede kadınların düzenlediği basın açıklamalarına yer verilmesi olduğunu söyledi.
‘Üçüncü yolda tek ses’
Partilerinin verdiği insan hakları ve demokrasi mücadelesinden dolayı davaların açıldığını ifade eden Ayfer, HDP’nin giderek daha da güçlendiğini dile getirdi. Ayfer, “Açılan davalarla aslında 82 milyonun düşüncesine, ifade özgürlüğüne darbe vurulmaya çalışılıyor. Yerel seçimlerde HDP’nin misyonunu gördük. İktidarın hukuksuz yaklaşımlarına karşı gücümüzü büyükşehirlerde gösterdik. Üçüncü yol dediğimiz de budur. İktidarın darbelerine karşı üçüncü yolda tek ses olunması gerekir” dedi.
‘Üçüncü yolda birleşmeli’
İktidarın kendisine karşı söylenen her sözü darbe olarak nitelendirdiğini söyleyen Ayfer, aksine iktidarın kayyım atamalarla, milletvekillerinin vekilliklerini düşürmekle ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ile darbeyi gerçekleştirdiğini sözlerine ekledi.
‘Halk ‘HDP irademdir’ dedi’
HDP’nin yerel seçimlerdeki gücünü gören iktidarın tek muhalif olarak görmesinden dolayı kapatılmasını hedeflediğini dile getiren Ayfer, şunları kaydetti: “Halk buna Newrozlarda, 8 Martlarda cevap verdi, ‘HDP benim irademdir, benim mücadele gücümü birleştiren partidir’ dedi. Halkın HDP’yi sahiplendiğini görünce de geri adım atmak zorunda kaldı. Bu saldırıların bittiği anlamına gelmiyor, ama kendine süre yaratmaya çalışıyor. ‘Nereden vurabiliriz?’ diye bekliyorlar. Farklı yöntemler deniyorlar.”
‘Kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmeyecek’
İddianamede yer alan ve haklarında siyasi yasak istenenlerin çoğunun kadın olduğuna dikkat çeken Ayfer, bunun, kadın mücadelesinin hedef alındığının bir göstergesi olduğuna işaret etti. İktidarın uzun süredir hedefinde olan Cumhurbaşkanlığı kararıyla feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Ayfer, “Kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmeyecek. Daha çok kadının öldürüleceği, daha çok kadının evlere kapanacağı, şiddete, tacize ve tecavüze uğrayacağını, herkes görüyor. Kadın cinayetleri politiktir dememizin nedeni budur. Özellikle kadınların iddianamelerine bakınca ‘kadınlar katledilmesin’ dediğimiz basın açıklamaları hedef gösterilmiş. Bütün siyasi çalışmalarımız terörize edilmeye çalışılarak iddianamede yer alıyor. Bugün Cumhurbaşkanı kadınlar adına karar verme yetkisini kendinde buluyor, ama biz bu yetkiyi ona vermeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
‘Siyasi yasak mücadele etmemize engel olamaz’
Partilerinin Türkiye’deki hak ve özgürleri savunan bir mücadele içerisinde olduğunu ve bu mücadelenin yok edilemeyeceğinin altını çizen Ayfer, Meclis’te ya da siyasi alanda da yer almasalar da mücadeleye toplumsal alanda devam edeceklerini vurguladı. Ayfer, “Siyasi yasak gelse de ben yine mücadelemi sürdüreceğim. Kadın hakları ve özgürlükler anlamında yıllardır mücadele ediyoruz. Kadın platformları, kadın bileşenlerle zaten ortak mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi gördükleri için kapatma davaları açılıyor. 400 kadına dava açılmasının da asıl nedeni bu” diye konuştu.









