30 yıl geçti, devletin baskı ve şiddet politikası değişmedi

  • 09:05 18 Nisan 2021
  • Güncel
 
Derya Ren 
 
DİYARBAKIR - Sur ilçesine bağlı Zorova köyünde askerlerin gençleri köy meydanına toplayarak, darp etmesine ve tehditlerde bulunmasına aileler tepki gösterdi. Baskılardan korkmadıklarını söyleyen aileler, uygulamaların 90’ları aratmadığını kaydetti. 
 
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesine bağlı Zorova köyünde bir duvara "Biz yaşamı uğruna ölecek kadar çok seviyoruz" yazılaması yapılması nedeniyle 14 Nisan’da askerler tarafından köye baskın yapılarak onlarca genç köy meydanına toplatıldı. Meydana topladıkları gençleri darp eden askerler, daha sonra gençleri araçlara bindirerek köyden uzaklaştırdı. Yol boyunca askerlerin ırkçı söylemlerine, tehdit ve hakaretlerine maruz kalan gençler daha sonra yeniden köye getirildi. Öte yandan askerler, köye karakol kuracaklarını belirterek köylüleri tehdit ederken, yazılamanın bulunduğu duvarı  boyadı. 
 
Yaşananlara ilişkin konuştuğumuz köylüler, askerlerin 90'lı yılların köy yakma, insanları köy meydanına toplayarak işkence etme uygulamalarını geri getirmeye çalıştığını vurguladı.
 
Baskıya ve tehdide maruz kalan gençlerden Fırat Aslan, olayın yaşandığı gün köyde olmadığını ailesinin araması üzerine köye geldiğini ve köyde bulunan askerler tarafından araca bindirilerek götürüldüğünü kaydetti. Fırat, yol boyunca tehdit ve baskıya maruz kaldığının altını çizdi. 
 
'Suç duyurusunda bulunduk'
 
Askerler tarafından darp edilen Yunus Aslan ise, üç kardeşi ile beraber askerler tarafından, köy meydanında toplanan diğer gençlerin yanına götürüldüklerini belirterek, köylülerin korkutulmaya çalışıldığını söyledi. Köylülerin devletin politikalarını kabul etmediğini vurgulayan Yunus, "Biz dört kardeşi araca bindirdiler. Sürekli isim vermemizi istiyorlardı. Daha sonra köyde karakol yapmakla tehdit ettiler. Bizi darp edenler hakkında suç duyurusunda bulunduk" diye ifade etti.
 
'90'lı yılları aratmayan durumlar'
 
Askerlerin her zaman köye baskın düzenlediğini söyleyen Azize Aslan, evlerinin dağıtıldığını ve çocuklarının askerler tarafından alıkonulduğunu dile getirdi. Askerlerin köy gençlerini korkutmak için böyle bir yola başvurduğunu sözlerine ekleyen Azize, "Her zaman bize zulüm ediyorlar. Bazen askerler köye geliyor, akşama kadar burada kalıyor. Bizden ne istediklerini bilmiyoruz. Şu an yaşadıklarımız 90'lı yılları aratmayan durumlar. Sindirme politikalarını kabul etmediğimizden kaynaklı bize baskı yapıyorlar. Gençlerimizi korkutmaya ve ajanlaştırmaya çalışıyorlar. Bizden ne istiyorlar anlamıyorum. Çok şükür bizim köy baş eğmiyor" diye belirtti. 
 
‘Herkes birlik olsa yapamazlar'
 
Askerlerin ev ev dolaşarak gençleri topladığını belirten Emine Çitak da, gençlerin darp edilmesini kabul etmediğini ve bunun kimsenin kabul etmemesi gerektiğini vurguladı. Emine, "15 genci gözlerimizin önünde darp ederek alıp götürdüler. Araçlara bindirdikten sonra tehdit etmişler. Eskiden askerler köylere gelerek kadın, erkek ve çocukları köy meydanına topluyorlardı. Şu an yaşadıklarımız daha kötü. Şehitlerimize hakaret ediyorlar. Biz bunu nasıl kabul edelim? Haksızlık yapıyorlar. Bunu asla kabul etmiyoruz. Çocuklarımıza kıyamıyoruz ama onlar çocuklarımızı alıp darp ediyorlar. Köyde herkes birlik olsa bunu bize yapamazlar" diye konuştu.
 
'Bilinçli bir şekilde yöneliyorlar'
 
Askerler tarafından darp edilerek, kelepçelendiğini ve askeri araca bindirildiğini kaydeden Zal Çitak, askerlerin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını ve bindirildiği araçta tehditlere maruz kaldığını ifade etti. Zal, "Yol boyunca askerler beni tehdit ederek, köyde yaşayan birkaç kişinin adını vermeye zorladı. Kabul etmeyince de şehitlere hakaret ettiler. Ben yaşananları kabul etmediğimden kaynaklı daha çok darp etmeye ve küfür etmeye başladılar. Köyde bilinçli bir şekilde gençlere yöneliyorlar" diyerek yaşananları anlattı. 
 
‘Onlardan korkmuyoruz'
 
Sabriye Aslan ise, köye her zaman baskınların olduğunu ve gençlere kötü davranıldığını belirterek, askerlerin köye gelmesini istemediğini vurguladı. Sabriye, "Kürt olduğumuzdan kaynaklı bize bu kadar baskı yapıyorlar. Gençlerimiz darp ediliyor, tutuklanıyor" diye ifade etti.
 
Sultan Çetiner de, darp edilenler arasında çocuğu olmadığını fakat yaşananların hukuksuzca olduğunu  dile getirdi. Köyde herkesin birlik olması gerektiğini hatırlatan Sultan, "Biz her zaman gençlerimizin arkasında olmaya devam edeceğiz. Silahlarla korkutmaya çalışıyorlar ancak onlardan korkmuyoruz" dedi.