Remziye Bor’un katledilişinin 5’inci yılı: Hukuki yollar kapatılıyor
- 09:08 19 Nisan 2021
- Güncel
Aynur Aslan-Rabia Önver
VAN - Evine yapılan baskınla 5 yıl önce vurulan Remziye Bor için bütün hukuki yolların önü yargı eliyle kapatılıyor. Üstü örtülmeye çalışılan katliama ilişkin avukatları AYM’ye başvururken, ailesi failler yargılanana kadar mücadele edeceklerini vurguladı.
Van'ın İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir Mahallesi'nde 7 buçuk aylık hamileyken evine yapılan baskınla vurulan Remziye Bor’un katledilmesinin üzerinden 5 yıl geçti. Aradan geçen bunca yılda failler yakalanmadı, dosya da faili meçhule bırakıldı.
Bebeği 7 buçuk aylıkken alındı
Remziye, 19 Nisan 2016 tarihinde polisler tarafından evine yapılan baskın sonucu vurulmuş ve ağır yaralı olarak Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Servisine kaldırılmıştı. 28 gün boyunca yoğun bakımda kalan Remziye’nin durumu ağırlaşınca bebeği daha 7 buçuk aylıkken sezaryen ile anne karanından alındı. Remziye, 19 Mayıs 2016 tarihinde yaşamını yitirdi.
Suç duyurusu evrakları kayboldu
Remziye’nin katledilmesinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen failler hakkında dava açılmazken, aile avukatları aracılığıyla 6 Şubat 2017 tarihinde polisler hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun 2 yıl yanıtsız kalması üzerine başvurunun akıbetini soran avukatlar suç duyurusunun evraklarının kaybolduğu ve işleme alınmadığını öğrendi. Buna gerekçe olarak da 15 Temmuz darbe girişimi gösterildi. Avukatlara ayrıca soruşturma savcısının “FETÖ” den ihraç edildiği bilgisi de verildi.
Dava AYM’ye taşındı
Bunun üzerine avukatlar 22 Ağustos 2019’da "Taksirle ölüme neden olmak" suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaptı. Savcılık tarafından 2020'nin Aralık ayında soruşturmaya ilişkin "kovuşturmaya yer yoktur" kararı verildi. Avukatlar, kararı Van 2’nci Sulh Ceza Hakimliği’ne taşırken, hakimlik, 8 Şubat 2021 tarihinde itirazı reddetti. Aile daha sonra avukatları aracılığıyla “yaşam hakkı” ve “adil yargılanma hakkı" ihlalleri gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.
Faillere değil Remziye hakkında dava açıldı
Öte yandan yaşamını yitiren Remziye ve eşi İrfan Bor hakkında 2 Aralık 2016 tarihinde hakkında "örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla dava açıldı. Remziye hakkındaki dava daha sonra ölmesi sebebiyle “kovuşturmaya yer yok” denilerek düşürülürken, eşi İrfan Bor’a ise 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Remziye’nin katledilişinin 5’inci yılında avukatı Veysi Güneş, eşi İrfan Bor ve ablası Mahsima Kameri ile konuştuk.
‘Hukuki başvurular yanıtsız kaldı'
Yaptıkları hukuki bütün başvuruların yanıtsız kaldığını dile getiren avukat Veysi Güneş, 1 Mart tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını kaydederek, hukuki sürece ilişkin şu ifadelere yer verdi: “Remziye Bor’un evin hangi tarafından durduğuna dair hiçbir tespit yok. Kolluk kuvvetlerinin kullandığı silah ile örgüt militanlarının kullandığı iddia edilen silahların cinsleri farklı. Sadece silah üzerinde yapılacak balistik inceleme dahi Remziye Bor’un ölümünü aydınlatabilecek bir role sahipti. Ancak soruşturma makamı bunu hiçbir şekilde gerçekleştirmedi. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptık ve normalde her vatandaşın hakkı olan bireysel başvuruyu yapma becerisinin kendimize başarı olarak gördük. 2016 yılından bu yana soruşturmanın genişletilmesi, maddi gerçeğin açığa çıkarılmasına dönük 5 dilekçe verdik. En son bir dosyanın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veren savcının bize verdiği bilgi ‘Darbe girişiminden sonra maalesef adliye koridorlarında birçok evrak kayboldu, birçoğu da kayda dahi girmedi’ oldu.”
‘Türkiye faili meçhullerin cenneti’
“Remziye Bor şahsında Kürt kadını katledildi” diyen Veysi, Türkiye'de yargının olmadığını söyleyerek, “Türkiye Cumhuriyeti aslında bir fail meçhul cenneti olmuş. Hele ki kişi Kürt ise ve bir de kadınsa her türlü zulme, katliama maruz kalabilir. Devlet geçmişten bu yana bu tür olaylarda sivil ölümlerinden devletin bir ihmali bir kastı varsa hemen o şahıs örgütle bağlantılayarak olayı kapatıyor. Remziye’nin dosyası bir faili meçhule gidiyor. Hem kadın örgütlerinin hem toplumsal muhalefetin dosyası üzerinde ciddi anlamda durmasının gerektiğini düşünüyoruz. Remziye tek başına bir kadın değildi bir anneydi ve Remziye özelde bir Kürt kadınıydı. Yargı makamlarının bu tutumunu kabul etmiyoruz. Bunun hukuki mücadelesini yürütüyoruz ancak bizim yürüttüğümüz bütün mücadeleler adliye koridorlarında savcıların kapılarına çarpıp dönüyor. Bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Neval için ve kadın katliamlarının önüne geçmek için hukuki bir mücadele vermiş olacağız” diye konuştu.
‘Eşin teröristtir onu vurduk!’
Cezaevinden tahliye olan İrfan Bor da olay günü yaşananlara ilişkin konuştu. İrfan, 19 Nisan günü iş aramak için evden çıktığını belirterek, Remziye’nin evde yalnız olduğunu aktardı. Polislerin kendisini 17.00’da araması üzerine eve döndüğünü söyleyen İrfan, “Eve geldiğim zaman mahallenin ablukaya alındığını gördüm. Orda duran polislere evim olduğunu gireceğimi söyledim. İsmimi söylememle birlikte beni dövdüler ve bayıldım. Yüzüme su dökerek beni uyandırdılar. Beni evin içine götürdüler her yerde mermi izleri vardı. Remziye’yi sorduğumda bana ‘Eşin teröristtir, onu vurduk senide vuracağız’ dediler. O gün ev sahibime, abime, bana şiddet uyguladılar. Bana yönelik işkence emniyette de devam etti. Emniyet güçlerinden biri Remziye’nin yoğun bakımda çekili fotoğrafını göstererek ‘eşinin yaşamasını istiyorsan, onu bir daha görmek istiyorsan her şeyi kabul edeceksin’ diye tehdit etti. Bende ‘eşimin yaşamasını istiyorum ama kabul edeceğim bir durum yok’ dedim" diye belirtti.
'Kadın cinayetleri son bulsun'
Ailesine yönelik baskıların artığını söyleyen İrfan, “Bu ülkede kadın cinayetleri son bulsun. Failler yargılanana kadar mücadele edeceğim" dedi.
'Remziye devlet tarafından katledildi'
Remziye’nin ablası Mahsima Kameri ise, "Kardeşimin faili meçhul cinayet olmasını istemiyorum. Ben Adalet Bakanı’ndan şunu istiyorum tabi eğer Türkiye'de adalet varsa: kardeşimin failleri yargılansın. Remziye neden katledildi? Ne sebeple katledildi? Neden korunmadı? Remziye devlet tarafından katledildi. Yüz yılda geçse biz bu hakkı hep arayacağız" şeklinde konuştu.
Neval 5 yaşında
Sezaryen ile anne karnından henüz 7 buçuk aylıkken alınan Neval ise bir daha annesini göremedi, annesi de Neval’i… Neval şu an 5 yaşında. Farkında olmadan en zor süreci geçirenlerden biri de Neval aslında. Üstelik 5 yaşına kadar babasını da göremedi. Halası daha 16 yaşında iken Neval’e bakmak zorunda kaldı. Neval halasına "anne" dedi. O, olayın nasıl olduğunu bilmese de aslında annesinin yaşamını yitirdiğinin farkında.









