Kobanê Davası’nın ilk gününde öne çıkanlar
- 20:01 26 Nisan 2021
- Güncel
ANKARA - Kobanê Davası’nda 108 siyasetçinin yargılanmasına başlanırken, davanın ilk gününde mahkeme heyetinin tavrı, polis ablukası ve siyasetçilerin tepkisi ön plana çıktı. Mahkeme heyeti avukat ve siyasetçilerin tüm taleplerini reddederek, yargılamanın seyrini baştan belirledi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) dönük başlatılan “Kobanê Soruşturması” kapsamında yargılanan 28’i tutuklu 108 siyasetçinin ilk duruşması bugün Sincan Cezaevi Kampüsü Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 6 yıl sonra hazırlanan iddianame 3 bin 530 sayfa ve 324 klasörden oluşuyor.
Davanın ilk günü, iddianamenin özetinin okunması, siyasetçilerin ve avukatların reddi hakim taleplerinin reddedilmesi ile sona erdi.
Peki davanın ilk gününde neler yaşandı?
Milyonların yakından takip ettiği dava için günlerdir Ankara’da hummalı bir çalışma söz konusuydu. Sabahın erken saatlerinden itibaren siyasetçiler, sivil toplum örgütleri ve Avrupa’dan gelen heyetler Sincan’a yol aldı. Duruşmayı izlemek için Sincan Cezaevi Kampüsü’ne gelenler, polis ablukası ile karşılandı. Burada duruşma öncesi HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın katılımıyla cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirmek istendi. Fakat polis açıklamayı sabote ederek, engel olmaya çalıştı. Polisin tüm engeline rağmen Eş Genel Başkan Mithat Sancar, “Bu bir siyasi kumpas davasıdır. Türkiye’de de barış arayışını, özgürlük özlemini, demokrasi umudunu bitirme arayışıdır. Biz de özgürlük için, demokrasi için, hakikat için direnmeye devam edeceğiz” diyerek polis ablukasında sesini duyurmaya çalıştı.
MA muhabirleri darp edildi
Yapılan açıklamanın ardından duruşmanın görüleceği salona geçildi. Polis, adliye önünde basının çekim yapmasına da izin vermedi. MA muhabirlerine özel ambargo uygulandı. Çekim yapmak isteyen Mezopotamya Ajansı muhabirleri polis zoruyla adliye önünden çıkarıldı. Polis, “Müdürümüzden emir aldık Mezopotamya Ajansı’nı burada bulundurmayacağız” diyerek muhabirleri darp ederek uzaklaştırdı.
Provakasyon açıklamasına izin verildi
Duruşma öncesi HDP’lilerin yapmak istediği açıklamayı engelleyen polis, Emniyet Teşkilatı Vazife Mağluli ve Şehit aileleri Vakfı'nın cezaevi önünde, "Kahrolsun HDPKK" sloganıyla açıklama yapmasına izin verdi.
Duruşma öncesi talimat
Duruşma öncesi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kobanê Davası için, “Cinayetlerin failleri bugün hakim karşısına çıkıyor. Katiller için hesap vakti. Bizim adalete inancımız tam” sözleriyle yargıya talimat vermesi de dikkat çekti.
11 heyet duruşmayı takip etti
Duruşmaya çeşitli ülkelerden 11 yabancı heyet temsilcisi de katıldı. Katılan heyette şu isimler yer aldı: Marta Rosique -Katalonya Cumhuriyetçi Sol Parti, Max Zanartu-Barselona Uluslararası Komisyon Genel Sekreteri, Eulàlia Reguant-Katalan Meclisi Milletvekili, Oihana Etxebarrieta Legrand-Bask BILDU, Francois Alfonsi-AP Kürt Dostluk Grubu Kordinasyon üyesi / Greens/EFA Milletvekili, Ana Miranda-Avrupa Parlamentosu EFA Grubu Milletvekili, Jean-Christophe Sellin - Fransa Sol Parti Eş Koordinatörü ve Bölgesel Meclis Üyesi, Eric Coquerel - Boyuneğmeyen Fransa Partisi Ulusal Meclis Üyesi, Emilie Marche-Boyuneğmeyen Fransa Partisi Ulusal Meclis Üyesi, Brando Benifei-Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu Milletvekili, Evin İncir-Avrupa Parlamentosu Demokratlar Grubu Milletvekili."
Avukatların yerine çevik kuvvet oturdu
Gelen heyetler teker teker içeri alınırken, yer olmadığı gerekçesiyle 100'e yakın savunma avukatı salona alınmadı. Avukatların oturması gereken sıralara çevik kuvvet polisleri oturtulurken, avukatlar uzun süre salon dışında bekletildi. Avukatlar meslektaşları duruşma salonuna alınmadan savunma yapmayacaklarını belirtti.
Siyasetçiler SEGBİS ile bağlandı
HDP önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ Kandıra 1 Nolu Kapalı Cezaevi’nden Selahattin Demirtaş Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden, Sincan 2 Nolu Cezaevi’nden Ali Ürküt, Cihan Erdal, Nazmi Gür, Ayhan Bilgen, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden Emine Ayna Ses ve Görüntülü Bilişim (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katıldı. Yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk de Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nden SEGBİS ile duruşmaya bağlandı. İmralı heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder ise İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi salonundan duruşmaya katıldı.
Tutuklu kadın siyasetçiler duruşma salonunda
Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan Ayla Akat Ata, Emine Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Berfin Özgül Köse duruşma salonunda hazır bulunurken, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Sabahat Tuncel de tutuklu bulunduğu Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nden duruşma salonunda hazır edildi.
Duruşma protesto ile başladı
Dava mahkeme heyetinin gelmesi ile başladı. Dışarıda bekletilen 100 avukatın Covid-19 tedbirleri gerekçesiyle içeri alınmayacağını belirten mahkeme başkanı, salondaki katılımcılar tarafından alkışlarla protesto edildi. Heyet başkanı, davayı katılımcıları “protesto etmeye devam ederseniz sizi salondan çıkarırım” diye tehdit ederek başlattı. Kimlik tespiti yapan mahkeme başkanını protesto eden siyasetçiler kimlik tespitine yanıt vermedi.
Siyasetçiler kimlik tespitine cevap vermedi
Duruşma salonunda gerginlik devam ederken avukatlar ile heyet arasında tartışmalar yaşandı. Avukatlara “Avukat cübbenizi giyin ona göre konuşun. Dışarı çıkın” diyen heyet başkanı alkışlarla protesto edildi. Avukatlar duruşma salonunu terk etti. Siyasetçiler de kimlik tespitine cevap vermeyerek durumu protesto etti. Avukat ve yargılanan siyasetçilerin taleplerini görmezden gelen heyet başkanı, kimlik tespiti yapmaya devam etti. Yargılanan siyasetçiler ise avukatları duruşma salonunda hazır bulunmadan kimlik tespitini doğrulamayacakları ve cevap vermeyeceklerini ifade etti.
Ayla Akat Ata: Siyasi dava görülüyor
Duruşma salonunda hazır bulunan ve tutuklu yargılanan Rosa Kadın Derneği Kurucu üyelerinden Ayla Akat Ata ise heyetin tavrına şu sözlerle cevap verdi: “Bu koşullarda size cevap vermem mümkün değil. Bir savunma makamı yerinde değilse savunma yapılamaz. Şu an siyasi bir dava görülüyor. Bu dava savunma makamı yerinde olmadığı için eksik başlamıştır. Bu sorunun çözülebilmesi için ikinci sırada oturan güvenlik personellerinin salondan çıkarılarak oraya avukatlarımızın oturması gerek.”
Avukatlar açıklama yaptı
Heyet başkanı tüm tepkilere rağmen kimlik tespiti yapmaya devam etti. Mahkeme başkanı ayrıca katılımcı ve yargılanan siyasetçileri sık sık salondan çıkarmak ile tehdit etti. Avukatlar bunun üzerine mahkeme dışında basın açıklaması yaptı. Avukatlar, taleplerinin zapta geçirilmediğini belirterek, bütün avukatların duruşma salonuna alınana kadar savunma vermeyeceklerini söyledi.
Beyza Üstün: Hukukun ilkelerini uygulayın
Bu sırada salonda hazır bulunan Emine Beyza Üstün, mahkeme heyetine, “Savunma hakkımı kullanabilmem için avukatlarımın salonda olması gerekir. Sizi hukukun ilkelerini uygulamaya davet ediyorum” dedi.
Figen Yüksekdağ'ın sesi kapatıldı
Kandıra Kadın Kapalı Cezaevinden SEGBİS ile katılan Figen Yüksekdağ, “Öncelikle salonda bulunan tüm arkadaşlarımı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hukukun kurallarına riayet edilmesini talep ediyoruz. Davadaki bu tutum kabul edilemez. En temel hukuk kurallarından biri savunma hakkının eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesidir” diye konuştu. Heyet, konuşmaya devam eden Figen'in sesini kapattı. Bunun üzerine salondan tepkiler yükseldi.
Sebahat Tuncel: Sesimizi kısamazsınız
Duruşma salonunda hazır bulunan Demokratik Bölgeler Partisi geçmiş dönem Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, “Hukuk hepimizi bağlar. Siz kendi hukukunuza uymuyorsunuz” diye avukatlarının içeri girmesi gerektiğini belirtmesinin ardından heyet başkanı, “Heyet kapımız açık girebilirler” dedi. Figen'in sesinin kapatılmasına tepki gösteren Sebahat, “Mikrofonun sesi kapatıldı. Yıllardır ben cezaevindeyim. Siz bunu yapamazsınız. Sesimizi kısamazsınız” dedi. Heyet, Sebahat'in mikrofonunu da kapattı.
Mahkeme heyetinin mikrofonların sesini kapatması üzerine salondakiler, “Savunma hakkı engellenemez" diye slogan atmaya başladı.
‘Talimatları yerine getiriyorsunuz’
Duruşmaya, Kandıra Kadın Kapalı Cezaevi'nden SEGBİS ile katılan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Eşbaşkanı Gülten Kışanak, “Yüzyüzelik ilkesine riayet edeceksiniz. Ne kimse kimseyi görüyor, ne sizi görüyoruz. Bir de avukatlarımızı salondan çıkardınız. Saray’ın talimatıyla karar verilmiştir. Bu dava taraflı ve bu tiyatroda biz olmayacağız. Hukuk kurallarına uymuyorsunuz. Yüz yüzelik ilkeleri yerine getirilmemiştir. Dava hükme bağlanmıştır, Saray’ın talimatlarıyla hüküm veriyorsunuz. Siz hukuka hukukun temel ilkelerine riayet etmediğiniz sürece sorularınıza cevap vermeyeceğim” dedi.
Gülser Yıldırım: Hukuk namına bir şey görmüyorum
HDP geçmiş dönem Milletvekili Gülser Yıldırım ise, “Duruşmayı izliyorum, hukuk namına bir şey görmüyorum. Bu nedenle de sorulara cevap vermek istemiyorum. Bu mahkeme talimatla kurulmuştur bu nedenle de bu mahkemenin sorularına cevap vermeyeceğim. Kimlik bilgilerim de zaten önünüzde var, bana sormanıza gerek yok” şeklinde konuştu.
Selahattin Demirtaş konuştu
Ardından konuşan HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, şunları söyledi: “Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik. Avukatların sayısı belliydi. Her bir sanık için 3 avukat olsa da 100’den fazla avukat olacaktı. Ses tonunuzu yükseltmeyin. Karşınızda çocuk yok. Her ne kadar sanık sandalyesinde otursak da halkın temsilcisi var. Bunun dışında yıllardır yargılama yapıyorsunuz bunu onlarla karıştırmayın. Darbecileri yargıladınız bizi onlarla karıştırmayın. Ben orada değilim. Yanımda avukat yok, duruşma salonunda avukat yok. Şu anda duruşma salonunda aleyhime bir şey tespit etme şansım yok. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatların buraya girmesi gerekiyor.”
Selahattin, kimlik tespitini yapmaya çalışan mahkeme başkanına “Cevap vermeyeceğim. Biz size değil cevap vermek, günahımızı bile vermeyiz” sözleriyle yanıt verdi. Daha sonra mahkeme başkanı kaydı durdurdu, bunun üzerine salondan alkış geldi.
Mahkeme heyetinin, arkadaşlarını içeri almamasını protesto ederek salonu terk eden avukatlar de içeri girmek isterken müdahaleye uğradı. Mahkeme daha sonra duruşmaya bir saat ara verdi.
Avukatlar söz aldı
Aranın ardından avukatlar, adil bir yargılama talebinde bulunarak, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve Sebahat Tuncel’e söz hakkı verilmesini istedi. Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda söz alan dosya avukatlarından Mesut Beştaş “savunma hakkının engellendiğini” belirterek, “Sizinle görüşmek için istekte bulunduk. Bu görüşmenin asıl amacı olayın açıklığa kavuşturulmasında müdafi, müdahil, iddia makamı ve mahkemenin hukuk temelinde iş birliği yapmasına yönelikti. Ancak sabahtan bu duruşmaya girerken, bir kısım avukatın içeriye bile girmelerine izin verilmedi. Bununla birlikte hiçbir müdafiye bu dosyaya dair fikrini söylemesine izin verilmedi. Bu çerçevede sayın mahkemenizin şu ana kadar ki yaklaşımlarının bizim arzuladığımız ölçekte olmadığını, adil yargılama hususundaki endişelerimizi artırdığını söylemek isterim” dedi.
‘Adil yargılama koşulları ortadan kaldırıldı’
İddianameye geçilmeden önce dosyaya ilişkin itirazları da dile getiren Mesut, şöyle devam etti: “Bunlar da birinci derece sorumlu olarak sizin ve aynı zamanda usulün uygulanması hakkında ilgililerin söz hakkının tanınmamasıydı. Bir diğer şey bizim tarafımıza iddianamenin tebliğ edildiği tutanağa geçildi. Biz isterdik ki yapılan her işlem, hukuka hakkaniyete hizmet edecek her cümle tutanağa doğru geçsin. Ancak bunu da görmedik. Mevcut tebliğ edildiği söylenen 3 bin 600 küsur sayfada bu iddianameye konu edilemeyecek birçok husus mevcut. 6- 8 Ekim olayları ile ilgili açılmış birçok dava var. Gerek soruşturma aşamasında gerekse şu an yürüttüğümüz kovuşturma aşamasında, adil yargılama koşullarını ortadan kaldıran uygulamalarla karşı karşıyayız. En fazla da müvekkillerimiz bu uygulamalarla karşı karşıya. Hiçbir müdafi, yargılananlardan daha fazla bu dosyayla ilgili bilgi sahibi olamaz. Bu uygulamaları ifade etmek için biz müvekkilimiz Selahattin Demirtaş’ın söz almak istediğini biliyoruz. Bu nedenle bir kısmı belki de hakimin reddini de kapsayacak şekilde gerekçelerini sunması için müvekkile söz verilmesini talep ediyoruz.”
Avukatlardan reddi hakim talebi
HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın avukatı Ezgi Güngördü ise “Hem sabahki tutumunuza hem de yaşanan usulsüzlüklere dair Sayın Yüksekdağ da söz alacak. Akabinde biz avukatlar olarak söz alacağız. Bundan sonraki duruşma düzeni için de sizinle uzlaşılan doğrultuda yani bu doğrultuda devam etmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Tutuklu siyasetçi Sebahat Tuncel’in avukatı Cemile Turnalı Balsak da müvekkilinin itiraz ve taleplerinin dinlenmesini istedi. Cemile, şunları söyledi: “Tutumunuza dair itirazlarımız var. Bunları tabii akış içerisinde ifade etmeye çalışacağız. Tutuk incelemesi yaptığınız zamanki tutumunuz ile şimdiki tutumunuz aynı değil. O günkü tutumunuzun dışında bir tutumla karşı karşıyayız. Bugün tanımadığımız, bilmediğimiz ve hakikaten nezaket sınırlarının eşiğini öngöremediğimiz bir tutumla karşı karşıyayız. Bu tutumun yargılamaya katkı sunması mümkün değil. Bu şekilde sizin başkan sıfatıyla bu heyete başkanlık etmenizin bir anlamı olmayacaktır. Müvekkilimiz Sebahat Tuncel'in de itirazları olacak; Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'dan sonra kendisi de bahsettiğim çerçevede itirazlarını mahkemede sunmak istiyor. Söz verilmesini talep ediyoruz.”
Mahkeme heyeti talepleri reddetti
Avukatların taleplerinden sonra iddia makamı mütalaa sundu. Savcılık, “taleplerin reddine, gelinen aşamada iddianamelerin okunması ile usul hükümlerinin devamına” karar verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti ise “usule uygun olmadığı” gerekçesiyle taleplerin reddine karar vererek, “bir kısım sanık vekillerinin Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Sebahat Tuncel’e söz verilmesi talebini belirttikleri reddi hakim talebinin yazılı olarak yapılabileceğine” oy birliği ile karar verdi. İddianamenin okunmaya başlaması avukatların tepkisine neden oldu.
Masalara vurdular
Daha sonra verilen karar salonda protesto edilmeye başlandı. Katılımcılar, avukatlar, siyasetçiler ve yargılanan siyasetçiler verilen kararı alkışlarla ve masalara vurarak, ses çıkarma eylemiyle protesto etti. Protesto eylemi devam ederken, SEGBİS ile katılan siyasetçiler ise "Söz istiyoruz" yazılı kağıtları gösterdi. Protesto sırasında avukatların bulunduğu bölümün önüne çok sayıda çevik kuvvet takviyesi yapıldı.
Taleplerinin görmezden gelinmesi ve yargılamanın hukuksuz bir şekilde yapıldığını kaydeden avukatlar, mahkeme heyetini protesto ederek duruşma salonunu terk etti. Avukatların salonu terk etmesinin ardından HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda HDP’li de duruşma salonundan ayrıldı.
‘Avukatımız olmadan yargılama yapıyorsunuz’
Mahkeme heyetine seslenen Sebahat Tuncel, “Söz almak istiyorum. Reddi hakim talebimiz var. Avukatlarımız olmaksızın bizi yargılamaya çalışıyorsunuz. Biz burada kalıp, dinlemek istemiyoruz.
Bizim hakkımızda iddiada bulunuyorsunuz. Bunun için yargılama yapıyorsunuz. Biz bunun üzerine söz kurmak istiyoruz. Yangından mal kaçırıyorsunuz. Aceleniz ne. Birbirimizi duymadan, dinlemeden iddianame okutuyorsunuz. Zorla kimlik tespiti yapıyorsunuz” diyerek heyetin tavrını eleştirdi.
Duruşmaya, SEGBİS ile katılan Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, salonu duyamadıklarını ve dakikalarca görüntünün gittiğini belirtti.
SEGBİS bağlantısında konuşan siyasetçilerin seslerini alamadıklarını belirten salonda hazır bulunan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, mahkeme başkanına “Sizden başka kimsenin sesi gelmiyor buraya” diye tepki gösterdi.
Mahkeme başkanı katılımcı ve izleyicileri salondan çıkarmakla tehdit etmeye devam ederken, “Konuşmaya hakkınız yok” dedi. Duruşmaya iddianamenin okunmasıyla devam edildi.
Duruşma ertelendi
Ardından reddi hakim talebinde bulunan siyasetçi ve avukatların taleplerini reddeden mahkeme heyeti, duruşmaya 1 hafta ara vererek 3 Mayıs’a erteledi.









