‘Roboski bu toprakların kanayan yarası ve adalet arayışıdır’

  • 13:18 28 Nisan 2021
  • Güncel
 
ANKARA - Roboski'de 34 yurttaşın yaşamını yitirmesinin 112’inci ayına ilişkin açıklama yapan Roboski İçin Adalet Girişimi, Roboski’nin devletin ve iktidarın sınavı olduğuna dikkat çekerek, “Roboski bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır” dedi.   
 
Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı  Roboski köyünde 28 Aralık tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) bombardımanı sonucu 34 yurttaşın yaşamını yitirmesinin ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Roboski İçin Adalet Girişimi, Roboski Katliamı'nın 112’nci ayına ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi.  Toplantıda açıklamayı İHD üyesi Tanju Gündüzalp yaptı.   
 
‘Roboski katliamı cezasızlıkla ödüllendirildi’ 
 
Geçimlerini sağlamak amacıyla sınır ticareti yapan 34 insanın üzerine bombalar yağdırıldığı hatırlatılan açıklamada, coğrafyanın kader olmadığı ve coğrafyanın insanların barış içerisinde, eşit, hak ve özgürlükler içinde yaşamasını sağlayabileceği topraklar olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Adaletin sağlanamadığı topraklarda katliamların sürekliliği de engellenemez. Gerek iç hukuk kanallarında gerek ise AİHM sürecinde Roboski Katliamı, cezasızlıkla ödüllendirilmiştir. Yitirdiklerimiz geri gelmeyecek olsa da; yargılama yapılıp, sorumlular yargı önüne çıkarılıp cezalandırıldığında aileler ve adalet arayan her kesimin adalet inancı sürmeye devam edecek, sonrasında yaşanan katliamlar da engellenmiş olacaktı” denildi. 
 
‘Adaletin inşa edildiği bir ülkede yaşamak istiyoruz’ 
 
Geçtiğimiz günlerde Roboski ailelerinin yeniden AYM’ye başvurduğu ifade edilen açıklamada, ailelerin avukatı Kerem Altınparmak’ın AYM’ önündeki konuşması anımsatıldı. Roboski davasının sadece Roboskili ailelerin davası olmadığını da bu davanın Türkiye’de insan haklarına, insani değerlere inanan, evrensel değerlere inanan herkesin davası olduğu dile getirilen açıklamada, “Devletin en asli görevi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile garanti altına alınmış olan yaşam hakkini korumaktır.  İnsanların adalete olan inancının kuvvetli olduğu, yaşamından endişe duymadığı, hukukun adaletten yana işletildiği, sorumlu ve faillerin yargılandığı toplumlar, mutlu, huzurlu yaşarlar. Biz eşit, özgür, doğanın tahrip edilmediği; dil, din, irk ve sınıf ayrımlarının yapılmadığı bir toplum istiyoruz. Katliamlarla yüzleşmenin sağlandığı adaletin inşa edildiği bir ülkede yaşamak istiyoruz. En doğal hakkimiz olanı istiyoruz yani” diye belirtildi. 
 
‘Roboski bu toprakların kanayan yarası ve adalet arayışıdır’ 
 
Roboski’ye adalet gelmeden Türkiye’ye adalet gelmeyeceği kaydedilen açıklamada, Roboski başta olmak üzere tüm insan yaşamına ve özgürlüklerini ortadan kaldıran savaşa ve şiddete karşı itiraz haklarını kesintisizce kullanılacağı vurgulandı. Açıklamada, “Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş ve adaletin olmayışıdır. Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur. Roboski aydınlatılmadıkça, Roboski'de yaşananlar halka açıkça anlatılmadıkça Türkiye siyasetinde sivilleşme ve demokratikleşme söz konusu olmayacaktır. Biz, Adalet arayışının, bir arada ve barış içerisinde yaşamanın tarafıyız. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, Roboski ve tüm katliamlar için adaleti talep etmek adına bir araya geleceğimiz ve adaleti sağlayacağımız güne kadar yataklarımızda rahat uyumayacağız, uyutmayacağız da. ‘İnsan olarak ne yapabilirim?’ sorusunu soran herkese her ayın 28, günü sesleneceğiz, hatırlayacağız ‘gelin sesimizi birlikte yükseltelim’ diyeceğiz. Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda barış ve Adalet"in yolu, mutlaka ve önce Roboski'den geçecektir. Roboski bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır” diye belirtildi.