Marmara cezaevlerinde bin 233 hak ihlali

  • 16:29 28 Nisan 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi, Marmara Bölgesi’nde bulunan cezaevlerinde son 3 ayda bin 233 hak ihlali yaşandığını belirtti. Raporda, açlık grevlerine dikkat çekilerek, tecrit politikalarına karşı ciddi tepkilerin olduğu vurgulandı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Ocak, Şubat ve Mart aylarında Marmara Bölgesi’nde 21 cezaevinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. Beyoğlu’nda bulunan şube binasında düzenlenen basın toplantısına Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve dernek yöneticileri katıldı.
 
Tutsaklardan ve ailelerinden gelen başvurular ile basın taraması yoluyla hazırlanan raporda, her geçen gün derinleşen tecrit uygulamaları ve buna yönelik tepkilere vurgu yapıldı.
 
Son 3 ayda bin 233 hak ihlali
 
Raporu açıklayan Gülseren, Ocak ayında 28, Şubat ayında 21, Mart ayında 29 olmak üzere toplam 78 başvuru aldıklarını ifade ederek, başvuruların 7’sinin kadın, 71’i erkek, 8’i adli ve 70’inin de siyasi tutuklular tarafından yapıldığını kaydetti. Yapılan her başvurunun birden çok ihlal içerdiğine dikkat çeken Gülseren, “Basın taraması yolu ile ulaşılan 83 vakada tespit edilen toplam 313 ihlal yanında derneğimize yapılan 78 başvuruda Ocak ayında 311, Şubat ayında 294, Mart ayında ise 315 olmak üzere toplam 920 ihlal tespit edilmiş. Toplam ihlal sayısı bin 233 olmuştur” dedi.
 
12 tutuklu yaşamını yitirdi
 
Gülseren, yaşam hakkı ihlallerine ilişkin ise basın taraması yoluyla elde ettikleri bilgilere göre 4 ‘ü Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde olmak üzere 6 intihar, 4 Covid-19, 1 kronik hastalık ve 1 de şüpheli ölüm olmak üzere 12 tutuklunun yaşamını yitirdiği bilgisini paylaştı.
 
En çok kötü muamele, darp ve işkenceye karşı başvuru
 
Cezaevlerinde en yoğun gelen şikayet ve başvurular arasında kötü muamele, darp ve işkencenin olduğunu vurgulayan Gülseren, derledikleri verileri şu sözlerle dile getirdi: “Elde ettiğimiz verilere göre kötü muamele 37, psikolojik baskı 30, hücreye koyma 14, kafesli hücreye koyma 2, çıplak arama 42, aramalarda ağız içine bakılması 18, dayak, işkence 34, baskın hücre araması 2, aramalarda hücrelerin dağıtılması, maske, eldiven kullanılmaması12, kişilerin hedef alınarak odalara baskın arama 1, hücre aramalarında maske, eldiven kullanmaları için uyaran mahpusa 1 gün hücre cezası 1 olarak tespit ettik.”
 
Cezaevinde ölümle tehdit
 
Gülseren, elde ettikleri verilere göre yaşama yönelik tehditlerin de bulunduğunu, bu kapsamda 3 ölümle tehdit, adli mahpuslara hedef gösterme ve bir de adli tutuklular tarafından saldırıya uğrama olayının yaşandığını belirterek, 8 haksız disiplin cezası yaşandığını aktardı.
 
Sağlık hakkı ihlali
 
En sık gelen şikayetlerden birinin ise sağlık hakkı ihlallerine yönelik olduğuna işaret eden Gülseren, tespit ettikleri sorun ve başvuru sayılarını şu şekilde özetledi: “Hastane sevklerinin iptali 30, revire çıkarılmama 45, düzenli kullanılan ilaçların verilmemesi 10, ameliyatların ertelenmesi 14, tetkik sonuçlarının verilmemesi 4, diş tedavisinin yapılmaması 2, diyet yemeği verilmemesi 18, kelepçeli muayene 6, sağlık raporlarının verilmemesi 5,diş tedavilerinin yapılmaması 3, sonrasında olumsuz karantina uygulaması nedeni ile hastaneye gitmekten kaçınma 26, hastane gidiş geliş de üst aramalarında eldiven kullanılmaması ve mesafenin korunmaması 18.”
 
Covid-19 şikayetleri
 
Gülseren,  koronavirüs salgınında vaka ve önlemlerin yetersizliğine ilişkin çok sayıda başvuru aldıklarını kaydederek, 19 Covid-19 pozitif ve 8 temaslı başvurusu aldıklarını, 56 başvuruda ise hijyen önlemlerinin yetersizliğine ilişkin şikayetlerde bulunulduğunu söyledi. İhlallere ve sayılarına ilişkin bilgileri aktaran Gülseren, “18 karantina adı altında hücreye koyma, 26 aramalarda hücreye girerken Covid-19 önlemlerinin alınmaması, maske ve eldiven kullanılmaması, 3 verilen temizlik maddelerine su katılarak verilmesi, 13 Covid pozitif tutsakların hasta olmayanlarla aynı yere konulması, 12 Covid-19 hastasına kötü ve rencide edici yaklaşım, 13 Covid-19 hastasına besleyici gıdaların verilmemesi, 13 de Covid-19 hastası arasında ayrımcılık yapılması ( FETÖ’den tutukluların telefon görüşmesine çıkarılması, diğer politik mahpusların çıkarılmaması)” şeklinde başvurular aldıklarını dile getirdi.
 
Kantin ürünlerinin fahiş fiyatlara satıldığını, yetersiz ve kalitesi yemekler verildiğini ifade eden Gülseren, suların kirli aktığı yine suların hafta sonları kesildiği, sevk ve oda değişikliği uygulamasında da hak ihlalleri ve keyfi tutumlar yaşandığını vurguladı.
 
İletişim hakkı ihlalleri ve tecrit
 
Yapılan başvurulara göre cezaevlerindeki en büyük sorunlardan birinin tecrit uygulamaları olduğunu kaydeden Gülseren, tutsaklardan gelen başvurularda PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin yaygınlaşarak tüm cezaevlerine yayıldığının belirtildiğini söyledi.
 
Gülseren, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine de dikkat çekerek, tecrit politikalarına karşı ciddi tepkilerin olduğunu belirtti. İletişim hakkı ve tecride ilişkin toplam 222 ihlal tespit ettiklerini söyleyen Gülseren, “Sohbet, spor, ortak kullanım alanlarının yasaklanması, görüş yasağı, görüş iptali, telefon hakkının engellenmesi, süreli süresiz yayın, kitap ve mektup yasakları,2 ayda 3 kitap sınırlaması, radyolara el konulması, kantinden alınan radyoların kırılması, gönderilen mektupların adresine ulaşmaması, sakıncalı diyerek el koyma, muhalif televizyon kanallarının izlenmesinin engellenmesi, aile ziyaretinin iki kişi ile sınırlanması, aile ziyaretlerinin erken saatte olması, telefonda tek numara arama zorunluluğu, gelen kargonun verilmemesi, aramalarda mahpusların not, defter ve el yazması çalışmalarına el konulması, ilan verilmeyen gazetelerin alınmaması, sisli havada havalandırmaların kapatılması, yayınlara abonelik veya fatura gösterme zorunluluğu şeklinde sıraladığımız önemli hak ihlalleri tespit ettik” diye konuştu.
 
Adalete erişim hakkı
 
Adalete erişim hakkına ilişkin de önemli tespitlerinin olduğuna işaret eden Gülseren, 37 başvuruda yazılan dilekçelerin işleme konulmadığı, 4 başvuruda suç duyurularının cevapsız kaldığı, 1 başvuruda dilekçelerin yerine ulaşmadığını ve 1 başvuruda da açlık grevi nedeniyle dava açıldığını kaydettiğini ifade etti. Gülseren son olarak, infazda eşitlik yasasına ilişkin haksız tutukluluk ve adil yargılanma hakkı ihlali, denetimli serbestlik engeli, şartlı tahliye engeli, açık cezaevine geçme talebinin engelli olduğu gerekçesi ile reddi ve haksız infaz yakma gibi başlıklarda 56 ihlal tespit ettiklerini dile getirdi.