‘Direniş dışında başka bir yolumuz yok ve direneceğiz’
- 09:05 30 Nisan 2021
- Güncel
Dicle Demhat
KOBANE - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit, tutsakların açlık grevi eylemi ve Kürtlere yönelik baskılar karşısında halkın direnişinin önemini vurgulayan Fırat Bölgesi Şehit Aile Kurumu Meclis Eşbaşkanı Eyşe Efendi, “Bizler şunu iyi biliyoruz ki, direniş dışında başka bir yolumuz yoktur ve direneceğiz” dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde her geçen gün yenileri eklenen hak ihlallerinin son bulması için 27 Kasım 2020’de PKK ve PAJK’lı tutsakların başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi ise 155’inci gününe girdi. Eylem devam ederken, geçtiğimiz haftalarda sosyal medyaya yansıyan iddialar üzerine gelen tepkiler sonucu, 25 Mart günü Abdullah Öcalan ile kardeşi Mehmet Öcalan telefonda görüştü. Ancak telefon görüşü yarıda kesilince, endişeler de arttı. Tepkilerin devam ettiği görüşmenin yarıda kesilmesine ilişkin Abdullah Öcalan’ın telefon görüşü hakkının ve avukatların başvurularının dikkate alınması da her kesimden gelen taleplerden öne çıkanlardan bazıları.
Fırat Bölgesi Şehit Aile Kurumu Meclis Eşbaşkanı Eyşe Efendi, Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit, tutsaklara ve Kürtlere yönelik baskılara dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Eylem tarzımızı değiştirmeliyiz’
Sözlerine Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaşan tecride dikkat çekerek başlayan Eyşe, bütün devletlerin bu tecride ortak olduğunu söyledi. Eyşe, “Gün geçtikçe tecrit ağırlaşıyor. Bugüne kadar kimse Reber Apo ile görüşme gerçekleştirmemiş. CPT’nin yaptığı görüşmeleri de Kürt halkı olarak kabul etmedik. Önderliğimize dair görüşmeden sonra herhangi bir açıklamada bulunmadılar. Bunun için de Önderliğimize yönelik başlatılan tecrit uluslararası bir tecrittir, sadece Türkiye’nin uyguladığı bir tecrit değildir. Bütün devletler şu an yürütülen kirli politikalarla Kürt halkı ve Önderliğe uygulanan tecritten sorumlular. 15 Şubat komplosu, tutuklamalar nasıl uluslararası ise tecrit de uluslararasıdır. Bugün bu tecridin kırılması için binlerce kişi amansız bir direniş sergiliyor. Bu direnişi görmezden gelen devletlere karşı artık eylem ve mücadele tarzımızı değiştirmeliyiz. Amerika ile bir iki devlet Ermeni Soykırımı üzerinden 106 yıl geçtikten sonra bunu ele alıyorlar. Peki, kaç sene sonra Kürtlere yönelik katliamlar ortaya çıkacak” diye sordu.
‘Meşru hakkımızı kullanırız’
Tecride karşı yapılan eylemlerin de değişmesi gerektiğine işaret eden Eyşe şunları dile getirdi: “Bu kadar direnişe rağmen bugün bütün uluslararası devletler bu baskılara sessiz kalıyorsa, biz de artık farklı şekillerde direniriz. Nasıl ki 1999’da komploya karşı bütün dünya ayaklanıp her yerde eylemler yapmışsa bugün bu eylemleri tekrardan yapma günüdür. Artık hem maddi hem de manevi olarak düşmanımızı kalbinden vurma zamanıdır. Madem biz topraklarımızda, dağlarımızda ve evlerimizde rahat uyuyamıyorsak, düşmanımızı da uyutmamalıyız. Saldırıya karşı meşru hakkımızı kullanarak biz de saldırırız. Bugüne kadar hep haklarımız çiğnendi ve hala çiğniyorlar. Bizler de artık dağlarda, şehirlerde, köylerde hakkımızı savunmak için ayakta olacağız.”
‘155 gündür direnen direnişçileri selamlıyoruz’
Açlık grevi eylemcilerini selamlayarak sözlerini sürdüren Eyşe, “Bu eylemde birçok arkadaş sağlık sorunlarıyla yüz yüze kalırken, birçoğu da yaşamını yitirdi. Başta da dile getirdiğim gibi büyük bir direniş var fakat herkes üç maymunu oynuyor. Şu an zindanlarda olan direniş, Kürt halkını etkiliyor. Özgürlük ve adalet için direnen halkların vicdanını sızlatıyor. Fakat kendi iktidarı için savaşan bir devlet adamının ve devletin içini sızlatmaz. Gündemimiz, cezaevlerinde verilen direniş ve Reber Apo’nun fiziki özgürlüğü olmalıdır. Cezaevlerindeki direnişi Kürdistan halkı olarak sahiplenmeliyiz, destek vermeliyiz” dedi.
‘İrademizi kıramayacaklar’
Geçtiğimiz günlerde Kobanê yakınlarındaki Elpelure köyünde bulunan Önderlik evine yönelik saldırıları hatırlatan Eyşe, “Elpelure köyünde bulunan Önderlik evi bizim için önemlidir. Halkın en uğrak alanlarından biridir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, 4 Nisan’ı kutladığımız bir alandır. Bugün Erdoğan, maneviyatımıza saldırıyorsa, artık Türk devletinin ve Erdoğan’ın iktidarının yıkılmasının son noktalarıdır. Kürt halkına yönelik birçok katliam var. En son kadın hareketine darbe vurmak, kadınların iradesini kırmak için Helince köyünde katliam gerçekleştirdi. Fakat onlarca Zehra, Hebun yeniden kadın direnişinde yer aldı. Hiçbir şekilde Kürt halkının iradesini ve direnişini kıramayan Türkiye manevi olarak bizi hedef alıp Elpelure köyüne saldırdı. Hiçbir zaman irademizi kıramayacaklar” diye vurguladı.
‘Direniş dışında başka bir yol yok’
Kürtlerin maruz bırakıldığı saldırılar karşısında daha fazla direnmesi üzerinde duran Eyşe, “İnsanlar ne kadar acı çekerse o kadar ayakta kalır. Türkiye şunu iyi bilsin ki, bizler canlarımızdan birer parça vermiş bir halka sahibiz. Ondan dolayı da partimiz, mücadelemiz, direnişimiz her zaman daha da büyüyecek. Direniş dışında başka bir yolumuz yok. Kirli siyasi politikalarıyla bizi kıramayacaklar. Bizler binlerce şehit vermiş bir halkız. Ne Amerika, ne Rusya, ne Türkiye, ne de başka bir devlet, kendilerine sığınacağımızı ve onların himayesi altında olacağımızı düşünmesin. Bizler şunu iyi biliyoruz ki, direniş dışında başka bir yolumuz yoktur ve direneceğiz” diye konuştu.









