‘Tecridin kalkmasında kadınlar öncü olacak’

  • 09:02 1 Mayıs 2021
  • Güncel
Derya Ren
 
DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecridi kınayan kadınlar, “Tecridin nedeni Öcalan'ın fikirlerinden korkmalarıdır" diyerek, tecridin kaldırılmasında öncü olacaklarını belirtti.
 
İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevinde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecrit devam ediyor. Uzun süredir avukatları ve ailesi ile görüştürülmeyen Abdullah Öcalan, en son 25 Mart'ta kardeşi Mehmet Öcalan'la telefon görüşmesi gerçekleştirilmiş ancak telefon görüşmesi 4- 4 buçuk dakikadan sonra kesilmişti. Kesilen telefon görüşmesi insanlarda tedirginliğe neden olsa da yetkililer buna dair açıklama yapmadığı gibi, bir adım da atmadı.
 
Öte yandan Asrın Hukuk Bürosu avukatları defalarca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na müvekkilleri Abdullah Öcalan ile acil görüşme talebinde bulundu, ancak Başsavcılık tarafından başvurularına herhangi bir cevap verilmedi.
 
İmralı'da ağırlaşan tecrit uygulamalarına karşı ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması için PKK ve PAJK'lı tutsaklar 27 Kasım'da açlık grevi eylemine başladı. Başlatılan açlık grevi eylemleri devam ederken tutsak yakınları ve siyasi partilerden ise eyleme destek amaçlı açıklamalar ve çağrılar yapılmaya devam etmekte.
 
'Öcalan'ın fikirlerinden korkuyorlar'
 
Tecridin insanlık suçu olduğunu söyleyen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır il Yöneticisi Hasibe Yazlık, Avrupa'nın tecridi işkence ile eş değer gördüğünü  ve bunun için imza attığını söyledi. Hasibe, Avrupa'nın işkenceye dair attığı imzanın salt kağıtta kaldığını belirterek, cezaevlerinde yasaların uygulanmadığını aktardı. Hasibe, "Sayın Öcalan'ın şahsında tecrit tüm topluma dayatılıyor. Şuan hükümetin yaptığı baskı ve tutuklamaların nedeni hükümete karşı başkaldırının nedenidir. Suç ne olursa olsun insanlık onuruna yakışmayacak şekilde yaklaşım asla kabul edilemez. Bizler de bunu kabul etmeyeceğimizi söylemek isteriz. Sayın Öcalan uzun bir zamandan beridir ailesi ve avukatları ile görüştürülmüyor. Son yapılan telefon görüşmesinin bu denli kısa sürmesi Sayın Öcalan'ın fikirlerinden korktuklarının bir göstergesidir" diye ifade etti.
 
'Tecrit kadınların öncülüğünde kalkacak'
 
Topluma kadınların her zaman öncülük ettiğini belirten Hasibe, yaşanacak herhangi bir sorunun ya da kaosun çözücülerinin de kadınlar olduğunun altını çizdi. Sistemin her zaman kadını hedef aldığını kaydeden Hasibe, "Bize karşı her zaman baskı yapıldı, ancak hiçbir zaman baş eğmedik. Biz kadınların çok güçlü iradesi var. Uygulanan tecridi kadınların öncülüğünde kaldıracağımıza inanıyoruz. Erkek egemen zihniyete karşı kadınların güç birliği ile tecridi ve toplum üzerinde uygulanan baskıları sonlandıracağımıza inanıyoruz" dedi.
 
'Yazık, günah değil mi?'
 
Diyarbakır Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Ramazan Tanrıverdi'nin eşi Hanım Tanrıverdi, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerini selamlayarak, 30 yıldır eşinin cezaevinde olduğunu ve 30 yıldır bayramı kutlayamadıklarını aktardı. Hanım, "Ben yetkililerin de sadece bir bayramı eşinden ve çocuklarından uzakta geçirmesini istiyorum. Belki o zaman bizim yaşadıklarımızı anlar ve ona göre muamele ederler. Allah zulüm yapmayı yasaklamıştır. Ancak şuan bakıyoruz her yerde zulüm var. Biz Kürt’üz ve Kürt olmaya da devam edeceğiz. Biz Kürt olduğumuzdan kaynaklı bu kadar ceza ve baskı yaşıyoruz. Koğuşlara yapılan baskınları kabul etmediği için eşime bir aylık telefon görüş yasağı vermişler. Yazık, günah değil mi?" diye yaşananlara tepki gösterdi.
 
'İmralı'da ki tecrit kaldırılmalıdır’
 
Hanım, tecridin kaldırılması için her türlü mücadeleyi vereceklerini belirterek, son olarak şu sözlere yer verdi: "Eğer Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit son bulmazsa toplum üzerinde uygulanan tecritte son bulmaz. Neden Kürt halkına bu kadar düşmanlar diğer tüm halkların bir lideri var. Kürt halkının önderi de Öcalan'dır. Eğer İmralı kapıları açılırsa ve diyalog süreci başlarsa bu savaş da biter. Tutuklamalar ve baskılar ile bir yere varılmaz. Öcalan her zaman barıştan yana oldu ve eşitlik istedi. Bizler de bunu istiyoruz ve İmralı'da uygulanan tecritte bir an önce kaldırılmalıdır."