11 ilde 4 ayda kadına yönelik 294 hak ihlali

  • 18:01 2 Mayıs 2021
  • Güncel
 
İZMİR - İHD Kadın Hakları Komisyonu’nun raporuna göre, Ege Bölgesinde 2021’in ilk 4 ayında kadına yönelik 294 hak ihlali yaşandı. Raporda İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kadına, çocuğa ve LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerinin artacağı vurgusu yapıldı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarını kapsayan kadın hak ihlalleri raporunu yaptığı yazılı basın açıklaması ile yayınladı. Derneğe yapılan başvurular ve basın taramaları baz alınarak hazırlanan rapor İzmir, Afyon, Aydın, Denizli, Kütahya, Balıkesir, Muğla, Manisa, Uşak, Burdur ve Isparta illerini kapsıyor. Rapora göre 11 ilde 4 ayda 294 hak ihlali tespit edildi. İstanbul Sözleşmesinden çekilme kararının ardından kadına, çocuğa ve LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerinin artacağı vurgulandı. 
 
Polis şiddeti arttı
 
Erkek egemen sistemin, kadın düşmanı muhafazakar politikalar ve söylemlerin artmaya devam ettiği belirtilen açıklamada, bu durumdan en çok kadınlar, LGBT+’lar ve çocukların olumsuz yönde etkilendiğini ifade edildi. Uluslararası sözleşmelerden imzaların çekildiği ve “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’’ diyen kadınların pandemi koşulları yok sayılarak şiddet kullanarak gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, “Kadınlar çıplak aramaya varan işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Nefret siyaseti beraberinde şiddeti beslemiş ve hemen hemen her gün kadın cinayetlerine ve tacize, tecavüze ve şiddete yenileri eklenmiştir” diye belirtildi.
 
Pandemide toplumsal cinsiyet eşitsizliği derinleşti
 
İşsiz kalan kadının, ev içindeki cinsiyetçi iş bölümü nedeni ile kısıtlı bütçeyle evi ve çocukları en uygun şekilde idare etmek durumunda kaldığı belirtilen açıklamada, “Kadın olmasından kaynaklı tüm olumsuzlukları üstlenmek durumunda kalmıştır. Salgın nedeni ile evden çalışma modeline geçilmiş, evde çalışmak zorunda kalan kadının sorumlulukları fazlası ile artmış toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olumsuz etkileri, ev içi şiddeti daha da arttırmıştır. Ev içi emek her zaman olduğu gibi görünmez iken kayıt dışı ve güvencesiz çalışma, işsizlik oranı bu dönemde daha da artmıştır” şeklinde ifade edildi.
 
Şiddet içeren siyasi dil şiddeti cesaretlendirdi
 
Şiddet içeren siyasi dilin kadına yönelik şiddeti cesaretlendirdiği belirtilen açıklamada, “Nafakasını talep eden boşanmış kadın, ayrıldığı eş tarafından şiddet görmüş, ölümle tehdit edilmiştir. Küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismarlar artmış, şüpheli kadın ölümleri daha fazla duyulur olmuştur. Sistem tarafından kadına yönelik kullanılan nefret dili boşanmak isteyen kadının, boşanmak istediği kocası tarafından çocukları ile birlikte işkence görmesine neden olmuş ve bu dilin şiddeti beslediği açıkça görülmüştür” denildi.
 
Cezaevlerinde kadına yönelik hak ihlalleri arttı
 
Cezaevlerinde kadınlara yönelik hak ihlallerinin pandemi bahane edilerek daha da arttığı ifade edilen açıklamada, kısıtlı olan haklara erişimin de zorlaştığı belirtildi. Açıklamada, “Muhalif olan gazeteci, siyasetçi, akademisyen kadınlara yönelik gözaltı ve tutuklamalar devam etmiş, gözaltına alınan kadınlara şiddet uygulanmıştır. Çıplak aramaya varan kötü muamele ve işkence gündeme gelmiştir” diye belirtildi.
 
‘İstanbul Sözleşmesinden çıkılması hak ihlallerini artıracak’
 
LGBT+ ların iktidarın ve resmi kurumların son yıllarda artan homofobik ve transfobik söylemlerinin etkisi ve pandemi nedeniyle kapandıkları evlerde ve kamusal alanlarda tehditlere maruz kaldığı vurgulanan açıklamada, “Hak savunucusu kadınlar olarak diyoruz ki; 6284 Sayılı Kanun uygulanmadığı ve İstanbul Sözleşmesi iptalinde ısrar edildiği süreçte kadına, LGBT+lara yönelik şiddetin, tecavüzün artacağı, ölümlerin son bulmayacağı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadını ve LGBTİ+’ları mağdur etmeye ve ev içi şiddeti devam ettirmeye devam edeceği görülmektedir” denildi.
 
Açıklamada talepler şöyle sıralandı:
 
* Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda derhal sağlanmalı,
 
* 6284 Sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmalı,
 
* Salgın döneminde kadınlar, ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmeli, geliri olmayan kadınlara maddi destek sağlanmalı,
 
* Kadına yönelik şiddet konusunda kadının ulaşabileceği profesyonel kişiler ve kurumlar, 7/24 hizmet vermeli, telefona ulaşamayan kadınlar için alternatif yollar kurulmalı ve başvuru alımı çok dili ve işaret dilini barındırmalı,
 
* Resmi kurum ve kuruluşların nefret söylemleri ve ayrımcı söylemleri suç sayılmalı haklarında yasal girişimlerde bulunulmalı,
 
* Kadınların sığınma evlerine erişimi sağlanmalı, başvuran her kadın sığınaklara kabul edilmeli,
 
* Çocuk kreşleri ücretsiz ve erişimi kolay olmalıdır.”
 
“2021 yılı Ege Bölgesi Hak İhlalleri Çetelesi” ise şu şekilde: 
 
*Kadına darp, şiddet, yaralama: 21
 
*Kadına taciz, tecavüz: 3
 
*Kadın cinayeti: 30
 
*Kadın cinayetlerinde haksız indirim ve cezasızlık: 19
 
*Cinsel istismar: 8
 
*Kadın aktivistlere yönelik gözaltı: 37
 
*Kod29 ile işten atılan kadın: 7
 
*Kolluk güçlerince kadın aktivistler hakkında yanıltıcı beyan: 3
 
*Tehdit, öldürme tehdidi: 4
 
*Gözaltında ters kelepçe: 9
 
*Gözaltında tuvalet izni verilmemesi: 6
 
*Kolluk kuvvetlerince özel cep telefonuyla görüntü kaydı alınması: 4
 
*Gözaltında sağlık ihlali: 1
 
*Gözaltı esnasında yakın mesafeden biber gazı sıkma: 5
 
*Gözaltı aramasının istismar edilmesi: 3
 
*Hastanede kelepçeli bekletme: 3
 
*Çıplak aramada istismar: 1
 
*Çıplak aramaya erkek polisin girmeye çalışması: 1
 
*Avukat görüşmesine izin verilmemesi (araçta): 37
 
*Gözaltına alınırken şiddet, darp: 9
 
*Gözaltında hakaret: 37
 
*Kadına şantaj, tehdit, rehin alma: 37
 
*Medyada kadına yönelik cinsiyetçi ve şiddet içeren dil:  10
 
*Şüpheli kadın ölümü: 3
 
*Trans cinayeti: 1
 
*Kayıp: 4
 
*Kaçırma: 2
 
*Özsavunmaya ceza: 1
 
*Fuhşa zorlama: 20
 
*Sosyal medyada kadına karşı nefret suçu yayma: 2
 
*Hamile mülteci kadın sağlık güvencesizliği: 1