İGC: Dayanışma ruhundan vazgeçmeyeceğiz

  • 11:22 3 Mayıs 2021
  • Güncel
 
İZMİR - İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yayınladığı açıklamada, “3 Mayıs’ı, 10 Ocak’ı, 24 Temmuz’u onuruna yakışır, coşkuyla kutlayacağımız günlere kadar mücadele ve dayanışma ruhundan vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz” mesajı verdi.
 
İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC), 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yazılı basın açıklaması yayınladı. Türkiye’de ifade özgürlüğünden söz edilemeyeceği ve durumun kaygı verici bir boyutta olduğu belirtilen açıklamada, Türkiye’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 2021 yılında da 180 ülke içinde 153’üncü sırada olduğu anımsatıldı.
 
Demokratik ve çağdaş bir ülkede, temel insan haklarının ve özgürlüklerin vazgeçilmez unsurlarından birinin “doğru bilgi erişimine, düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip, objektif, hür ve çok sesli basının varlığı olduğu” vurgulanan açıklamada, Türkiye’de ise gerek demokratik, evrensel insan hakları gerek basın ve ifade özgürlüğünden bahsetmenin güç olduğu belirtildi. 
 
‘Meslektaşlarımız tutsak’
 
“Her 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde söylediklerimizi yinelemek mesleğimiz ve ülke demokrasisi adına utanç verici” denilen açıklamada, “haberciliğin özgür olmadığı, gazetecilerin tutsak edildiği, işsiz kalma endişesi yaşadığı, basın kuruluşlarının hem ifade özgürlüğü hem de ekonomik kaygılarla ayakta kalma mücadelesi verdiği dönemde” gazetecilerin sesini duyurmaya çalıştığı kaydedildi. 
 
Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:
 
“Gazetecilik halkın haber alma hakkı için çalışan, özünde insan olan saygın bir meslektir. Gazeteciler yaşadığı coğrafyadan ve devirden bağımsız olamaz. Tarihin en önemli tanıklarıdır. Gazetecilik ve gazeteciler itibarsızlaştırılamaz.
 
43 basın emekçisi cezaevinde
 
Ne acıdır ki Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün her yıl yayınladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 2021 yılında da 180 ülke içinde 153’üncü sırada yer aldık. TGS (Türkiye Gazeteciler Sendikası) verilerine göre 2021 yılında 43 basın emekçisi cezaevinde. Açıklanan diğer raporlara göre onlarca gazeteci görevini yaparken saldırıya maruz kaldı, gözaltına alındı. Yüzlercesi yargılandı.
 
Son olarak Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı ses ve görüntü kaydı alınmasını yasaklayan genelge, kolluk kuvvetlerinin yasalara aykırı eylemlerini gizleme çabasıdır. Yasal düzenlemeler dikkate alındığında genelgenin bir tür sansür uygulaması olduğu açıkça görülmektedir.  Halkın bilgi edinme hakkı engellenmektedir.
 
Mücadele ve dayanışmaya devam edilecek
 
Korku ikliminin egemen olduğu basın sektöründe her türlü dayatmaya rağmen özveriyle çalışmaya, mücadele etmeye devam ediyoruz. 3 Mayıs’ı, 10 Ocak’ı, 24 Temmuz’u onuruna yakışır, coşkuyla kutlayacağımız günlere kadar mücadele ve dayanışma ruhundan vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz.”