‘Anneler Günü’nü yüreğimiz yaralı karşılıyoruz’

  • 09:05 5 Mayıs 2021
  • Güncel
Hikmet Tunç
 
VAN - Her Mayıs ayının ikinci Pazar günü olarak kutlanan Anneler Günü için anneler dileklerini, “Abdullah Öcalan’ın bırakılmasını istiyorum. Barış için, savaşın durması için beyaz tülbentlerimizi yere atalım” sözleriyle ifade etti.
 
Dünyada çeşitli tarihlerde kutlanan Anneler Günü, Türkiye'de ise Mayıs ayının ikinci Pazar gününde karşılanıyor. Ancak coğrafya, birçok konuda belirleyici olduğu gibi, annelerin bu günü nasıl karşıladığını da belirliyor. Bölgede çocuklarını yitiren, çocukları tutsak edilen annelerin, bugünü savaş politikalarının gölgesinde karşıladığını söylemesi yanlış olmaz. Van’da anneler, bugünün kendileri için önemine değinirken, nasıl karşıladıklarını da paylaştı.
 
‘Yüreğimiz yaralı karşılıyoruz’
 
Annelerden Hanife Kaçak, bugünü yasta karşılayacağını söyledi. PKK’ye katılan kızından yıllardır haber alamayan Hanife, kızının yaşayıp yaşamadığına dair haber alamadığını belirtti. Hanife, “Ben de herhangi bir anne gibi bugünü kutlamak, evlatlarımla birlikte geçirmek istiyorum” dedi. Annelerin, bugünü çocuklarının cenazesiyle karşıladığını dile getiren Hanife, artık ne asker, ne polis ne de PKK'lilerin yaşamını yitirmesini istemediklerini vurguladı. Hanife, “NATO silahını iktidara satarak çocuklarımızı vurduruyor. Nereye kadar bu savaş politikaları sürecek. Dünya ülke yönetiminin zulmünden söz ediyor. Ben başta koruculara sesleniyorum. Nasıl çocuklarınızı, kardeşlerinizi vuruyorsunuz? Bu sizin için büyük bir ayıp. Gün geçmiyor ki cenazeler gelmesin. Bu kadar ölüm yeter. O kadar cenaze geliyor, Anneler Günü’nü nasıl kutlayalım? Anneler Günü’nü yüreğimiz yaralı, gözümüz yaşlı kutluyoruz” sözlerini kullandı.
 
‘Namazımız da, orucumuz da ibadet sayılmaz’
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması amacıyla sürdürülen ve bugün 160’ıncı gününe giren süresiz-dönüşümlü açlık grevine işaret eden Hanife, “Cezaevlerinde başlatılan açlık grevi için hepimiz el ele verelim, çocuklarımızın bulunduğu cezaevi kapılarında bekleyelim. Herkes biliyor, Abdullah Öcalan üzerindeki baskının hukuksuz olduğunu. Vicdansızlık bu, kabul edilmez.  Cezaevlerinde ölüm çıkmasın. Tutsaklarımız için anneler olarak sokaklara çıkalım. O zaman belki bir çözüm bulunur. Ne yazık ki hepimiz evlerimizde oturuyoruz. Bizim namazımız da orucumuz da ibadet sayılmaz” şeklinde konuştu.
 
Tüm annelere seslenen Hanife, “Bu savaşın önüne geçelim. Canlı kalkan olup çocuklarımızın ölümüne seyirci kalmayalım. Barış için, savaşın durması için beyaz tülbentlerimizi yere atalım” çağrısında bulundu.  
 
‘Abdullah Öcalan’ın bırakılmasını istiyorum’
 
Açlık grevlerine dikkat çeken Songül Abu da, cezaevlerindeki baskıların son bulmasını ve tutsakların serbest bırakılmasını istedi. Songül, “Kürt kadını yeteri kadar zulüm, baskı gördü. Hangi anneye dokunsanız hepsi büyük acılar çekmiş. Abdullah Öcalan’ın bırakılmasını istiyorum. Dünyadaki herkes gibi biz de özgür olalım” dedi.
 
Herkes gibi anadilini konuşmak istediğini, kendisini anadiliyle resmi kurumlarda ifade etmek istediğini vurgulayan Songül, “Doktora gidiyorum anadilimde konuşmadığı için ona cevap bile veremiyorum. Bana birçok şey anlatıyor ama anlamıyorum. Hastalansam dahi anlamadığım için birçok kez hastaneye gidemiyorum. Hayatım boyunca Türkçe konuşmamışım. Annelerin bugünlerini çocuklarıyla birlikte kutlaması, kavuşması gerekir. Anneler Günü’nün de özgürce, kendi anadilimizde bir gün olarak kutlanması gerekir” şeklinde konuştu.
 
‘Cezaevinin kapıları açılsın: anneler çocuklarına kavuşsun’
 
Bölgede devam eden çatışmalarda çocuğunu kaybeden Beybun Koçer ise şunları söyledi: “Her yanımızı kavga ve ölüm sarmış durumda. Yüreğimiz yaralı. Bu savaş artık son bulsun, barış olsun. Ne asker, ne polis, ne gerilla yaşamını yitirsin. Hiçbir insanın ölmesini istemiyoruz. Kürt halkının üzerindeki baskılar kalksın.  Buradan cezaevlerindeki tutsaklara, açlık grevindeki tutsaklara selam gönderiyorum. Cezaevlerinin kapısı açılsın Abdullah Öcalan da ailesi ve avukatlarıyla görüştürülsün.”
 
Yine çatışmalarda çocuğunu yitiren Hediye Akman, “Buradan cezaevinde evladı olan, yüreği yaralı olan bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum. Hiçbir annenin yüreğinin yanmasını istemiyoruz. Çocuklarımızın parçalanmış, sürüklenen cenazelerini görmek istemiyoruz. Anneler evlatlarının yanında olmasını istiyor. Buradan devlete sesleniyorum. Cezaevlerinin kapısı açılsın. Tüm anneler çocuklarına kavuşsun” dedi.