‘Sözleşme bir gecede ne için feshedildi?’

  • 09:01 6 Mayıs 2021
  • Güncel
ANKARA - İstanbul Sözleşmesi için yürüttükleri projelerin devam edeceğini söyleyen CHP Çankaya Kadın Kolları Başkanı Nimet Özkan, “Bu sözleşmenin arkasında onlar duramadı ama biz kadınlar duracağız ki biz durmak zorundayız” dedi. 
 
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 20 Mart gecesi feshedilen İstanbul Sözleşmesi için kadınlar mücadelelerine devam ediyor. Siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin de (STÖ) Danıştay’a kararın iptal edilmesi için başvurulara ilişkin henüz bir yanıt verilmezken, sözleşmenin 1 Temmuz’dan itibaren geçersiz olacağı Resmi Gazete’de de yayınlanmıştı. 
 
Uzun süredir iktidarın hedefinde olan sözleşmenin feshi ile kadına ve çocuğa yönelik şiddetin artmasına dikkat çekmek için eylemlerini sürdürenlerden biri de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları. 
 
CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka, Nisan ayının başında, yaptığı açıklama ile “Yaşam Hak” projesi kapsamında 81 ilde kadına yönelik şiddetle mücadele edileceği ve “Kadına Şiddete Son” sloganıyla yola çıkılacağını açıklamıştı. Bu kapsamda CHP Ankara İl Kadın Kolları da, sözleşme için “Mor Adımlar Ankara’da Direniyor” sloganıyla 1 Nisan’da başlattığı ve 25 ilçe başkanlığına yapılan yürüyüşü tamamladı.
 
CHP Çankaya İlçe Kadın Kolları Başkanı Nimet Özkan, sözleşme ve sözleşme için yapacakları çalışmaları ajansımızla paylaştı. 
 
‘Gücümüzü birbirimizden alacağız’
 
Sözlerine “Mor Adımlar” ile yola çıktıklarını belirterek başlayan Nimet, kadın mücadelesine dair umutlu olduğunu vurguladı. Nimet şu sözleri kullandı: “Biz her şeyden önce kadınlara umut etmeyi, umutlarını yitirmemeyi diliyoruz. Çünkü umut ebedi bir ışıktır, hiç sönmesin. Yaşadığımız ülkede kadınların durumunu çok iyi biliyoruz ki bu hükümet kadına ne kadar destek verdiğini söylese de aslında destek yok,  birebir yaşıyoruz. Biz kadınlar olarak ne içerde ne de dışarıda veya ne parkta ne de bahçede herhangi bir yerde kendimizi güvende hissetmiyoruz. Ben bir kız annesiyim ve kızımın geleceğe güvenle bakmasını istiyorum. Güvenin olmadığı bir yerden belli bir süre sonra umut da tükeniyor. ‘Acaba bana ne zaman sıra gelecek, arkamdan biri mi saldıracak’ gibi düşüncelerle sokağa çıkmak, yaşam alanında olmak, kapıyı açarken tedirgin olmak ve kanunların karşısında da kendimizi ifade edemiyoruz, öyle bir güvenimiz yok. Bu ülkede boşanmaya karar vermiş, ayakları üzerinde yalnız bir kadın olarak yaşamak zor. Biz kadınlar birbirimizin kanayan yaralarına dokunacağız, birbirimize sarılacağız, gücümüzü, kuvvetimizi birbirimizden alacağız.”
 
‘Sözleşme bir gecede ne için feshedildi?’
 
“Eğer birbirimize destek vermesek güçlenemeyiz, nasıl yapalım?” diye birbirlerine sorduklarını söyleyen Nimet, bunun sonucunda “Yaşam Hak” projesiyle yola çıktıklarını belirtti. Aylin Nazlıaka’nın da desteğiyle proje kapsamında 81 ile gideceklerini ifade eden Nimet, “Her kadına destek vermemiz gerekiyor. Biz kendi ulusumuzda ve uluslararası alanda güçlü olmak zorundayız” sözlerine yer verdi. İktidarın, kadınların kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’ni başta kabul edip sonra da feshettiğini hatırlatan Nimet iktidara şu sözlerle seslendi: “Sizlerin kabul ettiğiniz, önce olurluğunu onayladığınız bu sözleşme, bir gecede ne için feshedildi? Biz kadınlar için olmazsa olmazımız olan özgürlüğümüzü bir gecede nasıl sıfırladınız? Bu karar bizi çelişkiye düşürdü, kendinizi nasıl çürüttünüz diye.“
 
‘Biz kendi yolumuzda yürürüz’
 
İstanbul Sözleşmesi’nin ilk dört maddesinin olmazsa olmazları arasında olduğunu vurgulayan Nimet,  “Bu maddeleri kabul etmeleri gerekiyor. Alternatif olarak ‘biz Ankara Sözleşmesi’ni yapacağız’ demek doğru bir şey değil, bizimle dalga geçmek oluyor. Biz kadınlar buna izin vermeyiz. Hiç kimsenin siyasi polemiği değiliz, bizi bize bıraksınlar, kendi yolumuzda yürüyoruz. Bizim istediğimiz şey, özgür olmak, adalete güvenmektir” dedi. 
 
‘Kime güveneceğiz?’
 
Sözleşmenin feshiyle beraber, failler hakkında takipsizlik ve benzeri kararların çıkmaya başladığına işaret eden Nimet, “Mahkemelere gittiğimiz zaman, şimdiden yasa iptal edilince takipsizlikler başladı. Eşlerine verilen uzaklaştırmaları iptal eden hakimler var. Yani sözleşmenin iptali konusunda Temmuz’a kadar zamanımız var, ancak adliyelerde neredeyse iptal yasalaştı. Bu da bizi bu süreçte güvensizliğe itiyor. Şimdiden böyle bir adaletsizlik varsa sözleşme iptal olduğunda biz kadınlar ne yapacağız? Kime güveneceğiz? Nereye gideceğiz? Tabii biz güçlü olmak zorundayız, bu sözleşmenin arkasında durmalıyız. Birlik olmak, beraber olmaktır. Bu sözleşmenin arkasında onlar duramadı ama biz kadınlar duracağız ki biz durmak zorundayız” ifadelerini kullandı. 
 
‘Daha güçlü olmak zorundayız’
 
Kadınların haklarına sahip olamadığını, AKP iktidarı döneminde daha net gördüklerini kaydeden Nimet devamında şöyle konuştu: “Gün geçtikçe elimizden giden haklarımız, sabun gibi şişirilmiş olan haberlerle biz bir yere varamayacağımızı öğrendik. İçimizde umudumuzu geliştirdik ve biz ‘Mor Adımlar kampanyası ile İç Anadolu Bölgesi’nde yürümeye başladık. Niye yürüyoruz? Çünkü mağdur ve çaresiz olan kadın kendine çare arar, dertlerine devasını arar. Bu 81 ilde yürüttüğümüz ‘Mor Adımlar’, ‘Yaşam Hak’ projeleri sırf bunlardan ibaret. Biz kadınların güvenceleri yok. Tamam, güler yüzlü, tatlı dilli olabilirler, ancak arının dilinde bal, sonrasında da iğnesi de var. Biz bu güzel söylemleri yemiyoruz. Bu projelerimizin devamı gelecek, çünkü kadınlarımız çok mağdur. Gün geçtikçe halk fakirleşiyor, özellikle kadınlara yardımcı olmalıyız. Bu yüzden kooperatifleşmeye gideriz, iş alanları buluruz. Kadınlarımıza destek olacağımız her türlü yerde imkanlarımızı çoğaltmaya çalışırız. Çünkü kadınların yaşam alanları gittikçe daha çok daralıyor. Evde oturup sarma sarmakla, tarhana yapmakla hayat idame edilmez. Kadın sadece evde değil, dışarıda da olmalı ki geleceğe yeni nesillere eşit bir yaşamı aktarabilsin ve bu yüzden biz kadınlar, hayatta daha güçlü olmak zorundayız.” 
 
‘Kadına yönelik projelerimizi açıklayacağız’
 
Son olarak koronavirüs pandemisinde kadınların durumuna değinen Nimet, “Pandemi bizi böldü ve bu dönemde eşinden boşanan mağdur kadınlarımız çok fazladır. Biz de bu kadınlarımıza yiyecek, giyecek ve belediyelerimizin vermiş olduğu kartları dağıtarak, elimizden geldiği kadarıyla destek olmaya çalışıyoruz. Çoğu kişi yiyecek istiyor ama bunun yanı sıra hem avukat hem de psikolojik destek bekleyen kadınlarımız da var. Bu süreçte Ahmet’ten Ayşe’den alıyoruz, Fatma’ya Zeynep’e veriyoruz. Biz böyle elden ele yardımcı olmaya çalışıyoruz. Pandemi olmasaydı belki daha çok şey yapabilirdik. Bu 21 günlük kısıtlama kalktığı andan itibaren yaptığımız, kadına yönelik planlarımızı, çalışmalarımızı, projelerimizi açıklayacağız ve mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.