Kadın Cezaevi’nde korona yayılıyor: Sorumlu cezaevi yönetimidir
- 09:05 11 Mayıs 2021
- Güncel
Derya Ren
DİYARBAKIR - Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalan tutsaklarda koronanın yayılması ardından aileler endişeli olduklarını söyledi. Aileler, "Çocuklarımızın başına bir şey gelirse tek sorumlusu cezaevi yönetimidir" diyerek, yetkililere çağrıda bulundu.
Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi'nde, 4 Mayıs'ta B-11 koğuşunda kalan tutsakların rahatsızlanması sonrasında hastaneye kaldırılan Feriha Değiş ve Emine Erol'un koronavirüs testi için sürüntü alınmış ancak kan testi ya da tomografileri çekilmeyerek, tekrardan cezaevine gönderilmişlerdi. 5 Mayıs'ta testlerinin pozitif çıkmasının üzerine koğuş karantinaya alınmış ve diğer tutsaklara da test yapılmıştı. Test sonucuna göre, Feriha ve Emine ile beraber 8 kadının da Covid-19’a yakalandığı öğrenildi.
Öte yandan 3 Mayıs'ta gardiyanların koğuşlara baskın düzenleyerek, arama yaptığı ve aramalar esnasında diğer koğuşlara geçişte eldiven değiştirmedikleri belirtilirken, aileler yaşananlardan kaynaklı endişeli olduklarını söyledi.
'Salgını koğuşa götüren gardiyanlardır'
Feriha’nın nefes darlığı hastalığı olduğunu belirten annesi Sultan Değiş, 29 yıldır cezaevinde olan eşi Nimet Değiş'in de koronavirüse yakalandığını ve 48 gün yoğun bakımda kaldığını kaydetti. Sultan, "Feriha için hastaneyi her aradığımda iyi olduğunu söylüyorlar. Ancak ne kadar doğru bunu bilmiyoruz. Kızımın 20 gün cezası kalmış onun bırakılması gerekiyordu. Salgından kaynaklı her gün uyarılar yapılıyor. Ancak gardiyanlar rahatça koğuşlara gidiyor ve arama yapıyor. Tutsaklar dışarıya çıkmıyor, bu yüzden de salgını koğuşa götüren gardiyanlardır. Kızım salı günü beni aramadı, bir aile beni aradı ve kızımın babası ile konuşacağı için beni aramayacağını söyledi. Diğer gün cezaevinden aradılar ve Feriha'nın koronavirüse yakalandığını söylediler" diye ifade etti.
'Zulümdür, hakarettir'
Salgının başladığı tarihten bu yana tutsakların serbest kalması gerektiğini vurgulayan Sultan, adli suçlardan kaynaklı cezaevine girenlerin ve kadınları katledenlerin serbest bırakıldığını ancak siyasi tutsakların her geçen gün daha da tecrit edildiğini belirtti. Sultan, "Bize bu kadar zulüm yapmalarının tek nedeni var o da Kürt olmamız. Zulümdür, hakarettir" dedi.
‘Endişeliyiz’
Emine Erol'un annesi Ayfer Erol ise salı günü kızı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve görüşme esnasında kızının hastalandığını, sürekli halsizlik hissettiğini ifade etti. Emine’nin görüşmede kendisine kronik hastalıklarının tetiklendiğini aktardığını dile getiren Ayfer, “Damar tıkanıklığı hastalığından kaynaklı eklem ağrılarının arttığını söyledi. Emine ile aynı koğuşta kalan diğer tutsaklarda da belirtiler var ama ağırlaşmadığı takdirde tutsaklar hastaneye ya da test yapmaya götürülmüyorlar. Çarşamba günü cezaevinden iki defa aradılar Emine'den test aldıklarını ve testin pozitif olduğunu söylediler. Onunla birlikte Feriha'nın da olduğunu söylediler. Ben kızımın durumundan endişeliyim, kızım 100 güne yakın açlık grevinde kaldı. Damar tıkanıklığı, eklem rahatsızlığının yanı sıra kan takviyesi yapması gerekiyor. Onun için çok endişeleniyoruz" diye belirtti.
'Kızımın sağlığı hakkında bilgi versinler'
Cezaevini aradıklarını, ancak yönetimin kendilerine “Ne diye arıyorsunuz” diyerek tepki gösterdiğini söyleyen Ayfer, “Kızımın her anının haberini vermek zorundalar. Kızımın başına bir şey gelirse bunun tek sorumlusu onların sorumsuzluğudur. Ya çocuğu bıraksınlar tedavisini ben yaparım ya da bana her an kızımın sağlığı hakkında bilgi versinler” vurgusunda bulundu.
Öte yandan 7 Mayıs'ta Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi, Cezaevi Komisyonu ve Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi yönetimi ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrasında konunun takipçisi olacaklarını belirten ÖHD ve baro, önlemlerin derhal alınması gerekliliği üzerinde durdu.









