Epilepsi hastası tutsağa çıplak arama ve işkence

  • 09:14 16 Mayıs 2021
  • Güncel
ANKARA - Epilepsi hastası Selami Keleş, Samsun Bafra Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilirken çıplak aramaya maruz kaldı, gardiyanlar tarafından işkence edildi. Güzel Keleş, “Hiçbir şekilde bu zamana kadar hiç kimse onların sesine ses olamadı. Biz bu baskıları, adaletsizliği reddediyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
 
Türkiye ve bölge cezaevlerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük ağırlaştırılmış tecridin ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması için başlatılan açlık grevi eylemi 171’inci gününe girdi. Tutsakların talepleri karşısında hükümet tarafından henüz olumlu adım atılmazken, tecrit ve hak ihlalleri ise gün geçtikçe daha da derinleşiyor. Tutsakların yaşadıkları hak ihlallerinin başında ise çıplak arama işkencesi geliyor. Hükümet cezaevlerinde çıplak arama uygulamasının yaşandığını reddetse de tutsaklar bu işkenceye maruz kalmaya devam ediyor. Bunun son örneği ise Samsun Bafra Kapalı Cezaevi’nde yaşandı. Siyasi tutsak ve epilepsi hastası Selami Keleş’in, 7 Mayıs’ta Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi'nde koğuşundan alınarak revire götürüleceği bahanesiyle ne avukatına ne de ailesine haber verilerek Samsun Bafra Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildiği ve burada çıplak arama dayatmasına maruz kaldığı öğrenildi.
 
Yaşadıklarını haftalık telefon görüşmesinde ailesine aktaran Selami, çıplak aramayı reddetmesi üzerine ayrı bir odaya alınarak 8 gardiyan tarafından işkenceye uğradığını belirtti. Hak ihlallerini slogan atarak protesto eden Selami’ye ayrıca disiplin soruşturması açıldı. Güzel Keleş, oğlunun yaşadıklarını ajansımıza anlattı. 
 
Cezaevine girdikten sonra hastalıklar baş gösterdi
 
23 yıl hapis cezası verilen ve 10 yıldır cezaevinde olan Selami, bugüne kadar Zonguldak, Kürkçüler ve Düzce cezaevlerinin de aralarında olduğu çok sayıda cezaevine sürgün edildi. Selami’nin epilepsi hastası olduğuna dikkat çeken annesi Güzel Keleş, “Aslında Selami’nin, cezaevinin ilk 3 yılında sağlık sorunu yoktu, durumu iyiydi. Ancak 3 yıl cezaevinde kaldıktan sonra hastalandı ve durumu gittikçe kötüleşti. Selami, çoğu zaman rahatsızlığını üzülmeyeyim diye söylemezdi. Fakat cezaevi ziyaretlerine gidince morali çok iyi olsa da çok zayıflandığını görebiliyordum. En son görüşe gittiğimde dayanamadım cezaevi müdürüne, ‘Çocuğum 6 aydır bu kadar hastayken siz her gün koğuşlarına gidip onlara ayakta sayım yaptırıyorsunuz. Bu işkence ne zamana kadar sürecek, ne zamana kadar bu acıyı bize yaşatacaksınız?’ diye sordum ve müdürle tartıştım. Müdür bana, ‘Ne diye televizyonlara çıkıp konuşuyorsunuz, zaten oğlunuz devletin elinde ve devlet onunla ilgileniyor’ demişti. Biz her seferinde basına verince ancak öyle Selami’yi hastaneye götürdüler. Daha sonra 2 ay Bakırköy’de hastaneye yatırdılar ve biraz durumu iyiye gitti. Sonra tekrar cezaevine getirdiklerinde yine saldırdılar ve yine işkence ettiler. O süre içerisinde bazen ilacını veriyorlardı bazen de vermiyorlardı” diye belirtti.
 
‘Cezaevi yönetimi telefonu yüzümüze kapattı’
 
Oğlunun Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’nde iken 7 Mayıs günü revirde tahlil yapılacağı bahanesiyle koğuşundan alındığını ve arkadaşlarının bir daha kendisinden haber alamadığını kaydeden Güzel,  oğlunun kayıp olduğunu da arkadaşları vasıtasıyla öğrenebildiklerini aktardı. Güzel, “4 gün boyunca arayarak kendi imkanlarımızla Bafra Cezaevi’ne sürgün edildiğini öğrendik.  Biz 4 gün Selami’den haber alamadık. Adliyeye, karakola, emniyete gittik ancak hiçbirinden haber alamadık. Artık kardeşleri çığlık atacak dereceye geldiler. 4 gün boyunca cezaevini aradık hiçbir bir şekilde bize bilgi vermedikleri gibi telefonu da yüzümüze kapatıyorlardı. 4’üncü günün sonunda karakoldan öğrenene kadar bedenim ve psikolojim alt üst oldu” şeklinde konuştu. 
 
‘İşkence ederek kıyafetlerini çıkarıyorlar’
 
Oğluna cezaevi girişinde epilepsi hastası olduğu bilinmesine rağmen 8 gardiyanın işkence uyguladığını ifade eden Güzel, Selami’nin aktardıklarını şöyle anlattı: “Cezaevi kapısında daha merdivenlerdeyken gardiyanlar Selami’nin soyunmasını istiyorlar anacak ‘Ben bu adaletsizliği kabul etmiyorum, soyunmayacağım’ diye direniyor. 7-8 gardiyan tarafından bir odaya alıyorlar, başına toplanıp zorla kıyafetlerini çıkartarak işkence ve hakaret ediyorlar. Bir gardiyan başına basıyor, bir gardiyan da boğazına basıyor sonra Selami nefessiz kalıyor. Hastaneye kaldırmak zorunda kalıyorlar. Selami 45 dakika doktorda bekletiliyor ancak doktor bir dakika içerisinde doğru dürüst ilgilenmeden cezaevine gönderiyor. Fakat Selami o gece ağrılarından sabaha kadar hiç uyuyamadığını söyledi. Ben bir anne olarak yüreğim sızlıyor ve çok da üzgünüm. Ancak ne bu işkencelerle ne de bu baskılarlar bizi yıldıramaz. ” 
 
‘Bu adaletsizliği reddediyoruz’
 
“Onların da evlatları var, bu acıları, işkenceleri artık bizim önümüze koymasınlar, artık bu acıları hiç kimse yaşamasın” diyerek yetkililere seslenen Güzel, oğlunu görmek istediğini ve bunun için de imkanların yaratılması gerektiğini söyledi. Güzel, “Başta Adalet Bakanı ve yetkililer ellerini vicdanlarına koysunlar, yeter artık!  Bu baskıları, bu işkenceleri ve bu adaletsizlikleri artık üzerimizden kaldırsınlar. Biz annelerinin gözyaşlarını artık durdursunlar. Annelerin gözyaşları artık kan akıyor ve ciğerimiz parçalandı, artık yanacak ciğerimiz de kalmadı. Şunu çok iyi bilsinler; çocuklarımız hangi yoldaysa bizler de o yoldayız. Çocuklarımız 171 gündür açlık grevindeler. Hiçbir şekilde bu zamana kadar hiç kimse onların sesine ses olamadı. Biz bu baskıları, adaletsizliği reddediyoruz” şeklinde sözlerini noktaladı.