‘Çerkes Soykırımı kültürel olarak devam ediyor’
- 09:02 24 Mayıs 2021
- Güncel
İZMİR - Çerkes Soykırımı’nın tanınması üzerinde duran Çerkesya Hareketi’nden Sema Nur Özkan, bunun için mücadelelerine devam edeceğini vurguladı. Sema, günümüzde Çerkeslere yönelik kültürel soykırımın sürdüğünü dile getirdi.
Rusya Çarlığı’nın yayılmacı politikaları sonucunda 1763-1864 yılları arasında çıkan savaş Çerkesya’nın işgali ile sonuçlandı. Savaş esnasında ve sonrasında çoğu kadın, çocuk ve ihtiyar, Osmanlı topraklarına sürülürken Rusya Çarlığı ve Osmanlı İmparatorluğu arasında yapılan gizli anlaşmalarla sürgün edilen Çerkesler Ormanlı tarafından tampon bölgelere yerleştirilerek savaştırıldı.
Tarihte “Çerkes Sürgünü” ya da “Çerkes Soykırımı” şeklinde anılan süreç, 21 Mayıs 1864 tarihinden sonra başladı. Olaylardan toplam Çerkes nüfusun en az yüzde 75’i, yani 800 bin ila 1 buçuk milyon arası insan etkilendi. Soykırımın ana hedefi Çerkeslerin (Adığelerin) yok edilmesi olsa da olaylardan bazı Abhaz, Abazin, Çeçen, Oset ve diğer Müslüman Kafkas toplulukları da etkilendi. Çerkesler o günden beri her yıl 21 Mayıs’ı Çerkes Soykırımı olarak ve bir yas günü olarak anıyor.
Çerkes Özerk Cumhuriyeti'nde (Adıgey Özerk/Kabardey, Balkar Özerk ve Karacay Çerkes Özerk Cumhuriyeti) yaşamını yitirenleri anmak amacıyla ulusal yas günü ilan edilen 21 Mayıs’ta tüm dünyada Çerkesler alanlara çıkarak Rusya’yı protesto ediyor.
Rusya’nın “Çerkessiz Çerkesya” politikası, Türkiye’nin ise kültürel soykırım politikası yürüttüğünü dile getiren Çerkesya Hareketi’nden Sema Nur Özkan, ajansımıza konuştu.
Soykırım devam ediyor
Savaş sonrasında Rus Çarlığı’nın yürüttüğü “Çerkessiz Çerkesya” politikasını günümüz Rusya’sının da devam ettirdiğini ifade eden Sema, Karaçay, Adigey ve Kabadey Balkarya Özerk Cumhuriyet’ine Çerkeslerin yaşadığını, kıyıdaki Şapsığ Özerk Bölgesi’nin ise hala işgal altında olduğunu ifade etti. Kafkasya Dernekler Federasyonu’nun (KAF-FED) 6 yıl önce Çerkes Soykırımı ve sürgünü anma organizasyonu düzenlediğini anımsatan Sema, “Dünyanın dört bir yanına savrulduk ama en çok Türkiye’deyiz. Soykırım devam ediyor ama kültürel olarak. Anadolu halklarının yaşadığı sıkıntılar biz Çerkesler için de geçerli. Asimilasyon çarkından biz de geçtik. Yok olmak üzere olan dillerden biri Çerkesce. Devlet anadil üzerine bir hak tanımadığı için kendi çabalarımızla derneklerimizle anadil bilen hocalarımız sayesinde dil dersi almaya çalışıyoruz. Dağınık yaşadığımız için yeni nesil anadili bilmiyor” dedi.
Çerkes Soykırımı’nın tanınması gerekiyor
Pandemiden dolayı anmaya gidemedikleri için gençlerin sanal platformlarda Çerkes Soykırımı’na dikkat çeken paylaşımlar yaptığını kaydeden Sema, “Çerkeslere yönelik soykırım ve sürgünün tanınması gerekiyor. Bunu ülkelere anlatmak, olayın ciddiyetini fark ettirmek gerekiyor. İlerleme var ama daha yolun başındayız. Öyle bir durum var ki farklılığını dile getirince hemen bölücü oluyorsun, ‘sen de mi çıktın başımıza’ deniyor. Oysa kendini anlatman gerekiyor ki sorunu çözebilesin” ifadelerini kullandı.
‘Halklar birbirinin mücadelesine destek olmalı’
Rusya’da, “Çerkessiz Çerkesya” politikasından dolayı davet olmadan vize alınamadığını, çalışma izni veya yurttaş olma haklarının çok zor alınabildiğini ifade eden Sema, tüm halkların özgürce yaşayabilmesi için birbirinin mücadelesine destek olması gerektiğini söyledi.
Sema son olarak, Çerkes dilinin gelişmesi için asimilasyon politikalarının bırakılması gerektiğini sözlerine ekledi.









