‘Kadın yoksulluğuna karşı dayanışmayı büyütmenin peşindeyiz’

  • 09:06 24 Mayıs 2021
  • Güncel
ANKARA - HDP’li Dilşat Canbaz ve Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmaları kapsamında İç Anadolu Bölgesi'nde tarım işçisi kadınların yaşadığı sorunları şöyle özetledi: "Kadınları, çok büyük yoksulluğun ve ötelenmişliğin içerisinde gördük. Kadın dayanışmasını büyütmenin peşindeyiz.”
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, 10 Şubat günü yaptığı açıklama ile startını verdiği “Kadınlar İçin Adalet” kampanyasını kapsamında “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmalarının ikinci ayağını İç Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştiriyor. Buluşma kapsamında 20-21 Mayıs tarihlerinde Ankara’ya bağlı Bala ile Konya’ya bağlı Kulu ve Cihanbeyli ilçelerinde sera ve mevsimlik işçilerin çadırları ziyaret edildi. 
 
Ziyarette yer alan kadınlardan HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, kampanya kapsamında gerçekleştirdikleri buluşmalara ilişkin ajansımıza konuştu. 
 
‘Ankara’nın göbeğinde ne internet ne de tablet var’
 
“Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmalarına Ege Bölgesi’ndeki kentlerle başladıklarını ifade eden Dilşat, şimdi ise İç Anadolu Bölgesi’ne bağlı kentlerde kadınlarla bir araya geldiklerini söyledi. Buluşmaların devam edeceğini ifade eden Dilşat, “’Kadın Yoksulluğuna Hayır’ kampanyamız İçi Anadolu Bölgesi’nde önümüzdeki günlerde de devam edecek. Kampanyamızla kadınların yaşamış olduğu bu sıkıntıları yoksullukları burada bu erkek iktidarının yaratmış olduğu sıkıntıları tam da yerinde gördük ve kadınlarla çocuklarla sohbet ettik. Çadırlarda yoksulluk içinde yaşayan aileler mevsimlik işçilerdir. Elektriğin, suyun olmadığı tarlanın ortasına çadırlarını kurup küçücük çocuklarıyla yaşıyorlar. Biliyorsunuz eğitimde ‘EBA’ diye bir gerçeklik var. Dolayısıyla en fazla dikkat çeken durumlardan biri de çocuklarının eğitim ve öğretim alamadığını gördük ki ailelerin de en çok ifade ettiği çocukların eğitim alamadıklarını belirttiler. Çünkü internet ve tablet yok. İktidar, ‘her köye, her eve ve her yere internet götürdük’ demişti. Ancak biz Ankara’nın göbeğinde Bala’dayız, aslında çok uzak bir yerde de değiliz. Buradaki çocuklar da ne internet ne de tablet var. Suyun, elektriğin ve tuvaletin olmadığı gerçekten yoksulluğun ve yoksunluğun olduğu köyleri ve tarlada çalışan işçileri ziyaret ettik” diye belirtti. 
 
‘Burada yoksulluğu derinden hissedebiliyoruz’
 
Sadece çadırlarda ve tarlalarda değil, mahallelerde de yoksulluğun olduğunu vurgulayan Dilşat “Yerinden yurdundan göç etmiş insanları görüyoruz” diyerek izlenimlerini aktardı. Dilşat, çadırlarda yaşayan insanların yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: “Bir çadırda kadın olarak yaşamanın zorlukları var. Bir lavabosu veya bir banyosu bile yok ki bunlar en temel insani ihtiyaçlar. Burada açlık zaten başı çekiyor. Bir tarlanın ortasında yaşayan kadınlar, jandarma bölgesindeler ve bir de kadınların erkeklerle birlikte çalışma koşulları var.  Sadece kadın yoksulluğu üzerine değil, kadın meclisi olarak birçok çalışma yürütüyoruz. Mevsimlik işçilerin taleplerini, yaşadıkları yoksullukları Meclis’e taşıyacağız. Bölgelerinden çıkıp üç kuruş kazanmak için işçi olarak geldikleri yabancı yerlerde, yabancı topraklarda çalışarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Tarım işçilerinin ekmek parasını kazanma meselesini bizler de Meclis’te söyleyeceğiz. Bunları orada anlatacağız. Gübrenin zammından tutun da benzinin, mazotun zammına kadar çok şikayet var. Meclis’in o kürsülerinde mevsimlik işçilerin yaşadıkları bu zorlukları ve kadınların taleplerini anlatacağız.”
 
‘Kadınlarımızın sorunlarını Meclis’e taşıdık’
 
Elif Torun Öneren ise, “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmaları kapsamında ilk olarak ziyaret ettikleri İzmir ve Aydın’daki emekçi kadınların çalışmalarını aktardı. Elif, “Orada çilek bahçelerinde çalışan, hasır işi yapan romanlarla, midye temizliğinde, pişirmede çalışan ve merdiven altı parça işleri yapan kadınlarla konuştuk. Kadınlarımızın sorunları vekillerimizin aracılığıyla Meclis’e taşıdık” dedi. 
 
‘Kadınların ötelenmişliğin içerisinde olduklarını gördük’
 
Bala’da bulunan soğan, pancar ve birçok sebzenin ekiminde çalışan mevsimlik işçisi kadınlarla buluştuklarını söyleyen Elif, burada kadınların sorunlarını dinlediklerini ve yan yana olduklarının altını çizdi. Elif, “Çadırlarda çalışan kadınlar gerçekten çok büyük olanaksızlıklar içinde yaşamlarını aile olarak çadırlarda sürdürüyor. Başta tuvalet olmak üzere banyo, çocukların okul gereksinimleri, uzaktan eğitim gereksinimleriyle beraber  hijyenik olmayan koşullarda yaşamlarını sürdürüyorlar, aynı zamanda elektrik ve su yok. Çadırlarda yaşayan kadınların çok büyük bir yoksulluğun, ötelenmişliğin içerisinde olduklarını gördük” sözlerini kullandı. 
 
‘Kadın dayanışmasını büyütmenin peşindeyiz’
 
Buluşmalarda, tarım işçisi kadınların yaşadığı yoksulluğu bir kez daha gördüklerini kaydeden Elif son olarak şöyle konuştu: “AKP-MHP erkek iktidarı ve faşist eril diktatörlüğünün en çok kadın yoksulluğundan besleniyor. Özellikle pandemi sürecinde eve, yoksulluğa ve katliamlara mahkum edilen kadın daha da yoksullaştırılmış durumdadır. Bu konuda AKP iktidarı tarafından kadınlar üzerindeki baskının daha da şiddetlendirildiğini gözlemliyoruz. Biz her alanda kadın dayanışmasını büyüteceğiz, bunun peşindeyiz. Asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Zaten bu çalışmalarımız kadın ayağının çalışmaların bir parçasıdır. Bu çalışmalarımız önümüzdeki günlerde üçüncü ve dördüncü ayak olarak devam edecek.”