‘Ülkedeki sorunların temel nedeni İmralı’daki tecrittir’

  • 09:02 27 Mayıs 2021
  • Güncel
VAN - Tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle sürdürdüğü açlık grevi eyleminin önemini vurgulayan TUHAY-DER ve DBP Eşbaşkanları “Bir an önce tecridin kaldırılarak görüşmelerin sağlanması gerekir” dedi.
 
İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit giderek derinleşiyor.  Tecridin ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması için PKK ve PAJK’lı tutsakların 27 Kasım 2020’de başlattığı süresiz dönüşümlü açlık grevi eylemi 182’nci gününü geride bıraktı. 
 
Tutuklu  Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Eşbaşkanı Kudret Temel ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Eşbaşkanı Gülderen Varlı, açlık grevi eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
Hak ihlallerine karşı duruş: Sürgünle sonuçlanıyor
 
Son zamanlarda giderek artan operasyonlara dikkat çeken Kudret Temel, bu operasyonlar kapsamında onlarca kişinin gözaltına alındığını söyledi. Bölgede Patnos, Van T Tipi, F Tipi ve Yüksek Güvenlikli cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine her geçen gün bir yenisinin eklendiğini dile getiren Kudret, “Gazete, kitaplar zamanında verilmiyor, ailelerle telefon görüşmeleri keyfi bir şekilde kapatılıyor. Yaşanan ihlallere karşı itiraz eden tutsaklar, hücre cezasına ve sürgünle karşı karşıya bırakılıyor. Hasta tutsaklar tedavi edilmiyor. Sağlık sorunu için hastane talebine karşılık bazen bir ayı aşkın bir süre bekletilebiliyor” dedi. 
 
‘Yaşamsal ihtiyaçlar iki kat fiyatla tutsağa satılıyor’
 
Pandemiden dolayı yaşanan kısıtlamaların cezaevlerinde ihlalleri de arttırdığını belirten Kudret, yaşamsal ihtiyaçların dahi çoğu zaman pandemi öne sürülerek karşılanmadığını söyledi. Diğer yandan, giderek derinleşen ekonomik krizden kaynaklı birçok ailenin cezaevinde bulunan yakınını ziyaret edemediğine işaret eden Kudret, “Birçok aile iki yılı aşkın bir süredir başka bir şehirde tutuklu bulunan yakınını ziyaret edemiyor. Bölge cezaevlerinin kantininden yaşamsal ihtiyaçlar iki katı fiyat biçilerek tutsağa satılıyor. Hiçbir vicdan bu hukuksuzluğu, bu ihlali kabul etmez” ifadelerini kullandı. 
 
‘Tecride bir an önce son verin’
 
İmralı Cezaevi’nde uygulanan tecridin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Kudret, “İhlallerin temel nedeni olan İmralı Cezaevi’nde uygulanan tecrit sistemidir. Tutsaklar, birçok kez açlık grevleriyle taleplerinin karşılanması için eylem yaptı. Bunun için birçok tutsak da yaşamından oldu. Bir kez daha sürdürülen bu açlık grevinin süresiz-dönüşümsüze dönüşmesini istemiyoruz. Adalet Bakanlığı’na çağrımızdır; Yasada tutsağın hakkı neyse onu uygulayın. Taleplerine kulak verin. Tecride bir an önce son verin” dedi. 
 
‘Ülkenin tek sorunu Kürtler, Kürtlerin tek muhatabı Sayın Öcalan’dır’
 
Tecridin toplumun tüm kesimine yayılarak sürdüğünü ifade eden Gülderen Varlı ise son günlerde gündemde olan çete lideri Sedat Peker ile İçişleri Bakanlığı hakkındaki iddialara odaklanıldığını söyledi. Yapılması gerekenin net olduğunu kaydeden Gülderen, “Savcılık bu iddialara karşı soruşturma başlatır ve gereken yapılır. Biz ülkede yoksulluk, yolsuzluk, ihlallerin, büyük bir krizle yönetildiğini 40 yıldır söylüyoruz. Bir kez daha yeniliyoruz ve defalarca söyledik. Ülkenin huzura ermesi ve sorunların çözülebilmesinin temel nedeni Kürt sorunudur. Kürt sorununun tek muhatabı ise sayın Öcalan’dır. Bir an önce tecridin kaldırılarak görüşmelerin sağlanması gerekir. Aksi durum ise krizi daha da derinleştirir” sözlerine yer verdi.  
 
Son olarak kamuoyuna ve yetkililere seslenen Gülderen, açlık grevlerine karşı duyarlı olunmasını istedi.