Kadınlar nöbet eyleminde: Geri adım atmayacağız

  • 09:04 27 Mayıs 2021
  • Güncel
İZMİR - İstanbul Sözleşmesi için başlattıkları nöbet eylemi ile sözleşmenin önemine dikkat çeken İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz İzmir Kampanya Grubu’ndan Esem Duman, “Onlar geri adım atmıyorsa biz de geri adım atalım demeyeceğiz. Bu yöntem yetmiyorsa başka yöntemler deneyeceğiz. Geri adım atmayacağız, susmuyoruz, kabul etmiyoruz” dedi. 
 
İstanbul Sözleşmesi, 20 Mart gecesi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle feshedildi. Fesih kararıyla beraber 1 Temmuz’da sözleşmeden tamam çıkılacak. Kadınların iki ayı aşkın bir süredir fesih kararına karşı sözleşmenin önemine dikkat çekmek için alanlarda gerçekleştirdikleri eylem ise devam ediyor. Bu eylemlerden biri de İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz İzmir Kampanya Grubu tarafından gerçekleştiriliyor. 
 
‘Sesimizi yükselteceğimiz bir alan oluşturuldu’
 
Kampanya grubunda yer alan Esem Duman, sözleşmenin önemine dair şunları söyledi: “Feshedilmesi kararına tepki olarak çok farklı kadın ve siyasi örgütlerin de içinde olduğu çok geniş katılımlı bir yapı olarak kuruldu. 5 Ağustos 2020’de Alsancak’ta ilk toplantı gerçekleştirildi. Orada İstanbul Sözleşmesi nedir? Neden önemli? Neden kaldırılmaması gerektiğine ilişkin kadınların, LGBTİ+’ların seslerini yükselteceğiz bir alan oluşturuldu. Sonrasında sosyal medyayla, yürüyüşlerle, söyleşilerle sesimizi çıkarmaya devam ettik.”
 
‘Fail kadar faili koruyanların da suçlu olduğunu anlatıyoruz’
 
Gerçekleştirdikleri eylemle “Nöbetteyiz, sözleşmeyi koruyoruz, hayatımızı korumak istiyoruz” mesajını vermeye çalıştıklarını dile getiren Esem, aynı zamanda birçok farklı amaçlarının olduğunu ifade etti. Esem, “Başlıca amacımız, sözleşmeden vazgeçmediğimizi, gündemde tutmak istediğimizi, kadınların ve LGBTİ+’ların bu konuda ciddi olduğunu belirtmek. Bundan dolayı Konak, Alsancak ve Karşıyaka’da nöbet tutarak katledilen kadınların hikayelerini anlatıyoruz. Çünkü kadınlar verilen sayılardan ibaret değil. Yasalar uygulansaydı, hayatta olacaktı o kadınlar. Diğer bir amacımız kadın cinayetlerinin tek failinin erkekler olmadığını, onlar ne kadar suçluysa onlara alan açan, yargılamada gerçek değil erkek adalet uygulayan kurumların da bir o kadar fail olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Susmayacağız, kararı tanımadığımızı söylemek için her hafta toplanmaya devam edeceğiz” sözlerini kullandı. 
 
İstanbul Sözleşmesi için son tarih 1 Temmuz
 
Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı prosedür gereği sözleşmeden tamamen çıkışın 1 Temmuz’da gerçekleşeceğini vurgulayan Esem, “Avrupa Birliği, prosedürleri gereği 3 ay önce Resmi Gazete’de yayınlandı ve üç ay sonra tamamen sözleşmeden çıkmış olacağız. Dolayısıyla 1 Temmuz’a kadar bu konuyu gündemde tutmak, önemini belirtmek ve kadınları anmak için her hafta toplanacağız. Aynı zamanda 1 Temmuz öncesinde ülke genelinde tüm örgütlerle birlikte yapmayı planladığımız eylemin görüşmeleri devam ediyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘Ceberut devlet için yapılan eylemler naif kalıyor’
 
Nöbet eylemi sırasında polisin baskısına değinen Esem, “Çevreden dinlemek, destek olmak isteyen kimseyi yanımıza yaklaştırmıyor. Daha fazla insana ulaşmamızı bilinçli bir şekilde engelleniyor. Pandemi koşullarında yaptığımız eylemler geri adım attıracak kadar sarsıcı değil, ama gündemde tutmak adına kıymetli. Bu kadar ceberut olan bir devlet için yaptığımız eylemlerin çok naif kaldığını düşünüyorum. Ama onlar geri adım atmıyorsa biz geri adım atalım demeyeceğiz. Bu yöntem yetmiyorsa başka yöntemler deneyeceğiz. Geri adım atmayacağız, susmuyoruz, kabul etmiyoruz” diye konuştu.