Sözleşme’nin 49’uncu maddesi uygulanmadığı için katledildiler

  • 09:01 29 Mayıs 2021
  • İstanbul Sözleşmesi
 
Gülşen Koçuk 
 
HABER MERKEZİ - Diğer maddelerde olduğu gibi İstanbul Sözleşmesi’nin 49, 50, 51 ve 52’nci maddelerinin uygulanmadığı Türkiye’de bu konuda sayısız örnek var. Ahmet Emre Yıldır, Ceylan G., Emine Bulut ve Ayşe Cenikli gibi…
 
İstanbul Sözleşmesi’nin AKP’li Cumhurbaşkanı tarafından feshedilmesi kararının ardından kadınlar alanlardan daha gür sesle “İstanbul Sözleşmesi bizim” dedi ve bu eylemlerine devam ediyor. Bu bağlamda kadın haber ajansı olarak hazırladığımız İstanbul Sözleşmesi yazı dizimizin bu bölümünde 49, 50, 51 ve 52’nci maddelerin uygulanmayışına dair örneklere yer vereceğiz.
 
Bölüm 6 - Soruşturma, kovuşturma, usul hukuku ve koruyucu tedbirler
 
Madde 49 - Genel yükümlülükler
 
1. Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayı ile ilgili soruşturma ve yasal işlemlerin, bir yandan cezai işlemlerin tüm safhalarında mağdurun hakları dikkate alınırken, gereksiz bir gecikme olmaksızın sürdürülmesini temin etmek üzere gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.
 
2. Taraflar temel insan haklarına uygun bir biçimde ve toplumsal cinsiyet temelli bir şiddet eylemi anlayışıyla, Sözleşme uyarınca belirlenen suçların etkili bir biçimde soruşturulup kovuşturulmasını temin etmek üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
 
Ahmet’in şikayeti 50 gün işleme konulmadı
 
Sözleşme’nin 49’uncu maddesi, diğer maddeler gibi hayati öneme sahip. Bunun hafızalara kazınan bir örneği Ahmet Emre Yıldır. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu 25 yaşındaki Ahmet Emre Yıldır, 9 yaşından 18 yaşına kadar akrabası Vedat Tarhan tarafından cinsel istismara maruz kaldığını ailesine anlatmış, suç duyurusundan önce fail ile görüşmesinin ses kaydını almıştı. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına 6 Mart 2019 tarihinde suç duyurusunda bulunsa da 50 günü aşkın süre boyunca bir ilerleme olmadı. Ahmet Emre, bu durumun ardından 29 Nisan 2019’da yaşamına son verdi. Ahmet Emre’nin şikayeti ise bu tarihten sonra işleme alındı.
 
Sözleşme’nin 49’uncu maddesinde belirtildiği gibi gecikme olmadan soruşturma ve kovuşturma süreci başlatılsaydı, Ahmet Emre yaşıyor olacaktı.
 
Madde 50 - Ani mukabele, önleme ve koruma
 
1. Taraflar sorumlu kolluk kuvveti birimlerinin bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eylemine karşı, mağdurlara yeterli korumayı derhal sağlayarak süratle ve gereken biçimde mukabelede bulunmalarını temin edecek gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
 
2. Taraflar önleyici operasyonel tedbirler ve kanıt toplama da dahil olmak üzere, sorumlu kolluk kuvveti birimlerinin bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eylemini süratle ve uygun bir biçimde önlemesi ve bunlara karşı koruma sağlamasını temin edecek gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
 
İki gün arayla gördüğü şiddetten korunmadı
 
Şiddete karşı önleyici tedbirler alma konusunda Türkiye sınıfta kaldığını birçok kez göstermişti. İstanbul Beşiktaş'ta 6 Haziran 2020 günü Nazir İ. isimli erkek, kendisinden ayrılan Ceylan G.'ye şiddet uyguladı. Şiddetin ardından gözaltına alınan fail, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. 
 
“Kadını korumamayı” adeta bir politika olarak uygulanan erkek yargının bu kararı sonrası 8 Haziran’da yani şiddet vakasından 2 gün sonra aynı fail, Ceylan G.’ye kesici silahla saldırarak yaraladı. Fail ancak bu saldırıdan sonra tutuklandı. 50’nci madde uygulansaydı Ceylan G., ikinci kez şiddete uğramayacaktı.
 
Madde 51 - Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi
 
1. Taraflar riski yönetmek ve gerektiğinde koordineli bir biçimde emniyet ve destek temin etmek üzere tüm yetkili makamların ölüm riski, durumun ciddiyeti ve şiddet eyleminin tekrarlanması riskini değerlendirmelerini temin etmek üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
 
2. Taraflar 1. fıkrada belirtilen değerlendirmede, soruşturmada ve koruyucu tedbirler uygulamasının her aşamasında, bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerini gerçekleştirenlerin ateşli silahlara sahip olduğunun göz önüne alınmasını temin etmek üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
 
Emine Bulut katledilmeden yarım saat önce karakoldaydı
 
Kırıkkale’de Fedai Varan isimli erkek, yıllar önce boşandığı Emine Bulut’u 18 Ağustos günü bir lokantada katletti. Olay Emine Bulut'un, 10 yaşındaki çocuğunun önünde gerçekleşti. Fail saldırıdan sonra olay yerinden kaçarken, ağır yaralanan Emine ve annesinin katledildiğini gördüğü için sinir krizi geçiren çocuk hastaneye kaldırıldı. Emine, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
 
Yaşananlar, bir telefon kamerası ile kaydedildi. Görüntülerde çocuğun “Anne lütfen ölme”, Emine’nin ise “Ölmek istemiyorum” çığlıkları kadınları ayaklandırdı. 
 
Emine katledildikten sonra, onun da korunmadığı ortaya çıktı. Olay günü failin çocuğunu görmek istemesi üzerine buluşmaya giden Emine, Fedai Varan tarafından ölümle tehdit edildi. Bunun üzerine Emine, yardım istemek için karakola gitti. Karakol çıkışı Emine’yi takip eden fail Fedai Varan, otobüse binmek isteyen Emine’yi engelledi. Ve ardından Emine, geçtikleri lokantada katledildi.
 
Madde 52 - Acil durumlarda uzaklaştırma emirleri
 
Taraflar, yetkili makamlara, ani tehlike durumlarında, aile içi şiddet faillerinin, mağdurun veya risk altındaki şahsın ikametgahını yeterli bir süre için terk etme emri verme ve faillerin 18 mağdurun veya risk altındaki şahsın ikametgahına girmesini veya mağdurla veya risk altındaki şahısla temas etmesini yasaklama yetkisi verilmesini temin edecek yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
 
Uzaklaştırma kararı kadını korumadı
 
İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilme kararından sonra da Sözleşme hala yürürlükte olduğu halde etkin şekilde uygulanmadı. Samsun’un Canik ilçesinde Bülent Cenikli hakkında bir süre önce, evli olduğu Ayşe Cenikli’yi şiddete maruz bıraktığı için evden uzaklaştırma kararı verilmişti. Bülent Cenikli 28 Nisan sabahı eve giderek, işe gitmek için dışarı çıkan Ayşe’yi apartmanın girişinde ateşli silahla vurdu. Ağır yaralanan Ayşe ambulansla hastaneye kaldırılırken hayatını kaybetti. Fail ise emniyete giderek teslim oldu.
 
Ayşe’nin katledilişi, uzaklaştırma kararının etkin uygulanmadığı gerçeğini bir kez daha gösterdi.
 
Kadınlar hala katlediliyor. Ancak kadın mücadelesi de yükseliyor.