Avukat Rehşan Bataray: Deliller olmasına rağmen failler yargılanmıyor

  • 09:07 30 Mayıs 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı avukat Rehşan Bataray Saman, 17 ve 31 Mayıs ‘Kayıplar Haftasına’ ilişkin, “Daha önce isim isim ve nasıl yapıldığına dair birçok delil, tanık beyanları ve tespitler yapıldı. Fakat maalesef dosyada hiçbir gelişme yaşanmadı ve failler yargılanmamaya devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.  
 
Türkiye’de 1990 yıllarında katledilen binlerce insanın akıbetine ilişkin yıllardır devlet tarafından herhangi bir adım atılmazken faili belli olmasına rağmen yargılamalar yapılmayarak failler cezasızlıkla ödüllendirildi. Her hükümet döneminde bir yetkiliden faili meçhullere ilişkin itiraflar gelirken, devlet failleri aklamakta ısrarcı davranıyor. Her yıl 17 ve 31 Mayıs arası kayıp yakınları, “Kayıplar Haftasında” İnsan Hakları Derneği (İHD) öncülüğünde birçok farklı etkinlik ve eylem düzenleyerek faillerin yargılanması çağrısında bulunuyor.
 
Kayıp yakınları aileleriyle birlikte mücadele eden ve süreci yakından takip eden İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı avukat Rehşan Bataray Saman, kayıp ve faili meçhul dosyalarında herhangi bir aşama kat edilmediğini söyledi.
 
‘Uzun yıllardır mücadele veriyoruz’
 
Rehşan, İHD olarak kayıplar ve faili meçhul katliamların en yoğun çalıştıkları alan olduğunu belirtti. Rehşan, “Kayıp ve faili meçhullerin tekrar yaşanmamasına dönük çalışmalar yaptık. Faillerin tespiti, yargılanması, etkili soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi içi uzun yıllardır bir mücadele söz konusudur. Bu mücadelenin önemli ayağı da aileler, insan hakları savunucularıdır. Mücadele veren herkes kimlerin tetikçi olduğu, kimlerin emir verdiğini az çok yıllardır biliniyor” dedi.
 
‘Her hükümet döneminde dile getiriliyor’
 
Kayıp ve faili meçhul dosyalarının her hükümet döneminde dile getirildiğini belirten Rehşan, birçok delilin ortaya dökülmesine rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğine dikkat çekti. Rehşan, cezanın uygulanması için siyasi iradenin de olması gerektiğine değinerek, “Aksi halde tarafsız bir mahkemeden bahsetmek mümkün değildir. Bu açıdan siyasi bir iradenin ortaya çıkması çok önemlidir. Mesela geçtiğimiz günlerde Sedat Peker ifadeleri çıktı. Çok şaşırdığımız beyanlar mıydı, değildi. Zaten daha önce isim isim ve nasıl yapıldığına dair birçok delil, tanık beyanları ve tespitler var. Fakat maalesef dosyada hiçbir gelişme yaşanmadı. En azından somut bir adım atılıp hızlı bir şekilde etkin bir soruşturma açılmasını ve kovuşturmaya dönmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Dosyaların kapatılması cezasızlık politikasından geliyor’
 
“Daha önce Abdülkadir Aygan’ın beyanları çıktı” diyen Rehşan, “Abdülkadir Aygan’ın verdiği beyanlarda cenaze yerlerini söyledi. Toplu mezarların olduğunu söyledi. İHD olarak yaptığımız araştırmalar sonucu Murat Aslan ve Hasan Ergün’ün cenazelerine bu beyanlar sonucunda ulaşılmıştır. O dönemdeki beyanlara ilişkin de suç duyurularında bulunmuştuk ama kimse harekete geçmedi. Çok istisnasız bir şekilde cezasızlık politikası uygulanıyor. Zaman aşımından dolayı dosyaların kapatılması ve yine takipsizlik kararının verilmesi cezasızlığın bir ayağıdır. Cezasızlıkta taviz vermeseler de biz mücadelemizde ısrarcı olacağız. Umarız kısa sürede yetkililer harekete geçer” diye belirtti.
 
‘Failler yargılanmadan sorunlar çözülmez’
 
Ayrıca 17 ve 31 Mayıs tarihleri arası “Kayıp Haftası” olduğunu kaydeden Rehşan şu ifadelere yer verdi: “BM’nin kayıpların kaybedilmelerine ilişkin bildiri ve sözleşmesi var fakat Türkiye imzalamadı. Kayıplar haftasında özellikle daha sık dile getirmeye çalışıyoruz, çağrılarda bulunuyoruz. Türkiye genelinde şubelerimiz ve merkezimiz kayıp anneleriyle, barış anneleriyle farklı etkinlikler yapıyoruz. Biz özellikle Türkiye BM’nin zorla kaybettirmelere ilişkin sözleşmeyi imzalamadığını hatırlatıyoruz ve tekrar çağrıda bulunuyoruz. Uluslar arası ceza mahkemesinin yetkisini tanıması için tekrar çağrıda bulunuyoruz.  Türkiye’de uzun yıllardır yaşanan kronik sorunlar, Kürt sorununa ilişkin çözüm bulunacaksa dediklerimiz yapılmadan bu sorunlar çözülmez. Bizce buralardan başlanması gerekiyor.”