‘Dersim’de şiddet failleri yerine kadınlar cezalandırılıyor’

  • 09:04 1 Haziran 2021
  • Güncel
 
Gülistan Azak
 
DERSİM - Dersim’de kaybettirme, taciz ve şiddet failleri yerine, yaşananlara karşı çıkan kadınlar cezalandırılıyor. HDP PM ve Dersim Kadın Platformu üyesi Helin Yağmur Uci, “Kadınlar evde erkekten, dışarıda ise devletten şiddet görüyor. Şiddet failleri yerine de biz kadınlar cezalandırılıyoruz” dedi.
 
Özel savaş politikalarının yoğun olarak dayatıldığı Dersim’de istismar, taciz, tecavüz gibi olaylar adli makamlarca ortaya çıktığı andan itibaren gizlilik kararlarıyla üstü kapatılmaya çalışılıyor. Valilik tarafından ise kentin tepkisini bastırmak amacıyla sıklıkla eylem ve etkinlik yasağı ilan ediliyor.
 
Kentte 27 Ekim 2020 tarihinde bir restoranda usta olarak çalışan ve işletme sahiplerinin yakını olan Hüseyin Polat’ın aynı işletmede çalışan bir kadına yönelik tacizine karşı eylem gerçekleştirmek isteyen Dersim Kadın Platformu üyesi 15 kadına yönelik 3 bin 150’şer lira para cezası kesilmiş, haklarında “valiliğin eylem ve etkinlik yasağı” gerekçe gösterilerek soruşturma başlatılmıştı.
 
Öte yandan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun bulunamayışı ile gündemde olan Dersim’de, geçtiğimiz 20 Mayıs’ta evine gitmek üzere merkezde bulunan otobüs durağında beklediği sırada jandarmalar tarafından başına silah doğrultularak şiddete ve ölüm tehdidine maruz kalan V.Y.’nin yaşadıkları da kentteki kadın sorununu gözler önüne seriyor.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi, Dersim Kadın Platformu ve Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonu üyesi Helin Yağmur Uci, Dersim’in kadın gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Evde erkek şiddeti, dışarıda devlet’
 
Kentte kadınlara yönelik bir savaş politikası yürütüldüğüne dikkat çeken Helin, bu politika sonucunda yaşanan tecavüz, taciz, istismar ve kaybettirilmelere işaret etti. Yaşananlara karşı eylem yapmak isteyen kadınların engelleme ve para cezalarıyla karşılaştıklarını hatırlatan Helin, kadınların evde maruz kaldığı şiddetin devlet tarafından dışarıda da sürdürüldüğünü kaydetti. Helin, “Kadınları yıldırmaya, sindirmeye çalışıyorlar. Çünkü kadınlar hem evlerinde şiddet görüyor, hem de yoksullukla mücadele etmenin yanı sıra bu cezaları ödemek için farklı işlerde, zorlu şartlarda çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Her iki şiddet ile de erkek egemen sistem kendi hükmünü sürdürmeye çalışıyor. Ancak kadınlar buna itiraz etmeye, sokaklarda olmaya, mücadeleyi yükseltmeye devam ediyor” dedi.
 
‘Failler korunuyor, biz cezalandırılıyoruz’
 
Helin, para cezalarına ilişkin şunları aktardı: “27 Ekim 2020’de tacize karşı gerçekleştirdiğimiz eylemde polis  şiddetiyle karşı karşıya kaldık. Bizlere 3 bin 150’şer lira para cezası da verildi. Bizlere cezalar verilirken, taciz faili kişilerin ve bulundukları kafelerin korunması, erkek egemen kendini var etmek üzere sermayesini  korumaya çalıştığını gözler önüne seriyor. Ancak tüm engelleme ve şiddete rağmen bizler eylemlerimizi gerçekleştirerek, taciz failini ve sermaye alanlarını teşhir ettik. Karşılaştığımız tek engelleme de bu değil. Gülistan Doku için gerçekleştirdiğimiz eylemlerde de soruşturmalar ve para cezalarıyla karşılaşıyoruz.”
 
‘Kadınlar üzerinden sermaye oluşturuluyor’
 
Devletin para cezalarıyla kadınlar üzerinden sermaye oluşturduğunu belirten Helin, “Devlet kadınları ve toplumun genelini açlık ve yoksullukla sınıyor ve üzerinden sermaye oluşturuyor. Pandemi bahane edilerek bizleri baskı altına almaya çalışırken, sermaye çarkının dönmesine ise izin veriyorlar. Rejimin hem sınıfsal hem de toplumsal karakterini verilen bu para cezalarıyla görebiliyoruz aslında” ifadelerini kullandı. 
 
‘Bizleri yolumuzdan döndüremeyecekler’
 
Helin, son olarak şöyle konuştu: “Bu kentte hala bulunamayan Gülistan Doku aslında yaşadıklarımızın maddi gerçekliğini oluşturuyor. Biz kadınlar ekonomik, psikolojik, fiziksel, cinsel şiddet gibi birçok şiddetle mücadele ediyoruz. Hiçbir para cezası ve erkek-devlet şiddeti bizleri yolumuzdan döndüremeyecektir. Çünkü bunların temel alt yapılarının olduğunu biliyoruz. O nedenle örgütlü ve birleşik kadın mücadelesini, kadın dayanışmasını büyütmeye ve her türlü şiddete karşı sokaklarda olmaya devam edeceğiz.  Bu nedenle bizler hem erkek egemen rejimin yapısının teşhirini hem de Gülistan Doku ve birçok kadın için adalet mücadelesini sonuna kadar yürüteceğiz.”