Kadınlar sözleşme için sokağa çağırıyor
- 13:01 4 Haziran 2021
- Güncel
AYDIN - Kuşadası Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nin feshine karşı gerçekleştirdikleri eylemde, kadınları sözleşmeden resmen çıkılacak gün olan 1 Temmuz öncesi ve sonrasında sokaklara çağırdı.
Kuşadası Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nin iptaline karşı Kaya Şavkay Meydanı'nda bir araya geldi. "Erkek devlet şiddetine karşı isyandayız" yazılı pankartın açıldığı eylemde, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” ve “ İstanbul Sözleşmesi bizim vazgeçmiyoruz” sloganları atıldı. Eylemde, açıklamayı kadınlar adına Selver Savran, Işık Arcan ve Meliha Şeref gerçekleştirdi.
'Fesih kararı kadın düşmanı bir girişimdir'
Fesih işleminin hukuksuz olduğu ifade edilen açıklamada, Meclis'in devre dışı bırakılarak Anayasa'ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırı bir biçimde feshedilmek istendiği belirtildi. Kararın Anayasa'nın başlangıç ilkelerinin, temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemelerin ihlali anlamına geldiği kaydedilen açıklamada, “Kadına yönelik şiddetin bir kadın katliamı boyutuna geldiği ülkemizde, bu katliamın önlenmesinin en önemli hukuksal dayanağının kaldırılması kararı, kadınları her türlü şiddete daha açık hale getiren, kadın katillerini, tacizcileri, tecavüzcüleri daha da cesaretlendiren, kadın düşmanı bir girişimdir” sözleri yer aldı.
'Cinsiyetçi politikaları tolere etmiyoruz'
İktidarın artan erkek şiddetine gözlerini kapattığı ifade edilen açıklamada, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, pandemi döneminde kadına yönelik şiddetin tolere edilebilir ölçüde olduğunu açıkladı. Tolere edilebilir dediği her gün öldürülen kadınların hayatları, bizim hayatlarımız. Biz kadınlar, kadın cinayetlerini, giderek derinleşen cinsiyet eşitsizliğini, cinsiyetçi politikaları tolere etmiyoruz” denildi.
'Eşitlik ilkesi hedefleniyor'
İktidarın eşitlik ilkesine saldırdığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Nafakadan mal paylaşımına kadar tüm ekonomik kazanımlarımıza göz dikiyor. Ceza kanununda kadınlar için yaşamsal önemi olan kazanılmış haklarımızı hedefe koyuyor. Çocuk istismarını evlilikle meşrulaştırmak için ısrarlı bir çaba harcıyor. Şiddetin değil, boşanmanın zorlaştırılması için uğraşıyor. Bugün bu koşullarda hiçbir kadının, hiçbir LGBTİ+’nın canı, varoluşu, hiçbir hakkı güvende değil."
'Faili araştırılmayan kadın katliamları failleri cesaretlendiriyor'
İktidar mafya kavgasında kadın bedeninin nesneselleştirildiğine değinilen açıklamada, Nadira Kadirova, Yelda Kaharman ve Gülistan Doku’nun hesabının sorulmadığı dile getirildi. Açıklamada, bu durumun failleri cesaretlendirerek kadın katliamlarını, çocuk istismarını ve tecavüzleri arttırdığı vurgulandı.
Kadınlardan çağrı
Cinsiyetin bir eşitsizlik nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, hiçbir şiddet eyleminin nedeni olamayacağının altı çizilen açıklamada son olarak şöyle denildi: “Biz kadınlar, hayatlarımız ve şiddetsiz bir dünya için mücadelemize devam edecek, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklerimizden vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması ve sözleşmenin temelini oluşturan toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi için tüm kadınları mücadeleye çağırıyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması talebimizi haykırmak için 1Temmuz’a kadar ve 1 Temmuz’dan sonra sokakta olacağız."









