‘Kürtçe konuşarak varlığımızı sürdürebiliriz’

  • 09:15 5 Haziran 2021
  • Güncel
Hikmet Tunç
 
VAN - Kadınlar tüm baskılara rağmen dillerine sahip çıkacaklarına vurgu yaparak, “‘Kürtçe varlık meselesidir. Dilimizi konuşarak varlığımızı, statümüzü ortaya koymaya, sürdürmeye devam edelim” çağrısında bulundu. 
 
Kürt Dil ve Kültür Ağı, 21 Şubat’ta Kürtçe’nin eğitim ve resmi dil olması talebiyle başlattığı imza kampanyası kapsamında dün Van'da  "Kürt dili Türkiye’de resmi ve eğitim dili olsun" ve “21’inci yüzyıl Kürt dilinin yüzyılı olsun" şiarlarıyla miting gerçekleştirmek istedi. Polisin engeline ve Valilik yasağına demokratik haklarını kullanarak açıklama gerçekleştiren yüzlerce kişi, Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini yineledi. 
 
‘Dil üzerindeki asimilasyona karşı direneceğiz’
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Eşbaşkanı Gülderen Varlı, miting öncesi kentin birçok mahallesinde halkla bir araya gelerek mitinge çağrı bildirilerini dağıttıklarını belirtti. Kadınların tek talebinin Kürtçenin resmi dil olarak kullanılması olduğunu söyleyen Gülderen, “Kürtçe dili tarihi ve kültürel bir geçmişi olan bir dil. Dil üzerindeki baskıları kabul etmiyoruz. Dilin üzerindeki özellikle Kürtçe dilinin üzerindeki baskılar tamamen politiktir. Yüzyıllardır Kürtçenin üzerinde asimilasyon politikaları uygulanıyor. Biz her koşulda dillimize yönelik asimilasyona ve baskılara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; ‘Bê ziman jiyan nabe. Bê ziman azadi nabe’. Herkesi dil üzerindeki baskılara karşı mücadeleye davet ediyorum” çağrısında bulundu.
 
‘Dilimizi yaşamda var edelim’
 
İnsan ve Özgürlükler Partisi (PİA) Genel Başkan Yardımcısı Menice Gülmez de “Kürtçe dilimizdir, kimliğimizdir. Nasıl ki; bir anne sütünü çoğuna helal kılıyorsa, dilimiz de bize helaldir. Asimilasyonlardan her ne kadar nasibimizi almış olsak ta az da olsa ana dilimizi yaşamda konuşmaya devam edelim. Dil bir halkın varlığıdır. Bizler varlığımızın en büyük ispatı olan Kürtçeyi konuşalım. Dilimizi konuşarak varlığımızı, statümüzü ortaya koymaya, sürdürmeye devam edelim” ifadelerini kullandı.
 
‘Kadın asimile olursa toplum asimile olur’
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İpekyolu İlçe Eşbaşkanı Behice Abi de kadının dil üzerindeki rolüne değinerek, “Dilin en büyük temsilcisi kadındır. Yaşamın, üretimin temeli kadınla başlar. Kadın asimile olursa toplum da asimile olur. Her koşulda kadınları çocuklarıyla Kürtçe konuşmaya davet ediyorum. Dilsiz yaşam olmaz” sözlerini kullandı.
 
‘Kürtçe varlık meselesidir’
 
Kürt dil savunucularından Hatice Kiye, mitinglerinin engellenmesi gibi dillerinin de engellendiğini söyledi. Hatice, yasaklardan dolayı Kürtçenin daha az konuşulmaya başlandığını kaydeden, “Yaşamda dilin az kullanılmasından kaynaklı asimilasyon politikaları daha da genişleyerek sürüyor. Her parti, her kurum, kuruluş, ideolojileri farklı olsa dahi dilde bir birlik oluşması gerekir. Kürtler farklı farklı düşünebilirler ancak her ne olursa olsun dilde ortak bir buluşma gerçekleştirmeleri gerekir. Dil aynı zamanda kültüründe yaşamasında önemli bir rol oynar. Dolayısıyla bir varlık meselesidir Kürtçe konuşmak. Bir toplumun dili en tabii hakkıdır” dedi.
 
‘Kürtçe üzerindeki baskılar olmasaydı Fatma yaşıyor olabilirdi’
 
Kadının dil üzerindeki asimilasyonlara, baskılara karşı daha fazla mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Hatice, Muş’un Malazgirt ilçesinde, evli olduğu erkeğin kardeşi Sinan Altınmakas tarafından tecavüze uğradıktan sonra 14 Temmuz 2020 tarihinde evli olduğu Kazım Altınmakas tarafından katledilen Fatma Altınmakas’ın kendisini Kürtçe ile ifade ettiği için ifadesinin alınmadığını hatırlattı. Kürtçe üzerindeki baskılar olmasaydı Fatma’nın yaşayabileceğini söyleyen Hatice, “Kadının dilinde, kültüründe, kimliğinde ısrar etmesi gerekir” diye ekledi.