Engellemeye tepki: Dilimizi tanımayanların biz de dilini tanımıyoruz

  • 20:07 7 Haziran 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - İstasyon Meydanı'nda yapılmak istenen Kürt Dil Mitingi pandemi bahane edilerek engellendi. Polisler kitlenin basın açıklaması yapmasına izin verse de, kitle durumu protesto ederek açıklama yapmadı.
 
Kürt Dil ve Kültür Ağı, 22 Şubat’ta Kürtçe’nin eğitim ve resmi dil olması talebiyle başlatılan imza kampanyası kapsamında Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde bulunan İstasyon Meydanı'nda "Kürt dili Türkiye'de resmi ve eğitim dili olsun" ve "21'nci yüzyıl Kürt dilinin yüzyılı olsun" şiarıyla miting düzenlemek istedi. Pandemi bahane edilerek mitinge izin verilmezken, mitingin yapılacağı alan polisler tarafından zırhlı araçlar ile ablukaya alındı. Öte yandan  3 ayrı noktada toplanan kitle ise gruplar haline ablukaya alındı. 
 
Ofis Semtinde bulunan Sanat Sokağı'nda bir araya gelen kitle arasında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Bedran Öztürk, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Dersim Dağ, Ayşe Sürücü, Remziye Tosun, Hüseyin Kaçmaz, İmam Taşçıer, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Mezopotamya Dil ve Kültür Derneği (MED-DER) Eşbaşkanı Şilan Elmas Kan, Kürt Dil Platformu Sözcüsü Şerefxan Cizirî ve Tevgera Jinên Azad (TJA) üyeleri, HDP'li gençler yer aldı. Burada bekleyen grup polisler tarafından zırhlı araçlarla ablukaya alındı.
 
Kitlenin açıklama ve yürüyüş yapmasının engellenmesi üzerine kitle oturma eylemine geçti. Oturma eylemine geçen eylemciler, yanlarında getirdikleri, "Dive Kurdî bibe zimane fermî", "Zimanekî azad cihekî azadê" yazılı dövizleri taşıdı. 
 
Öte yandan Sanat Sokağı'nın içerisinde, PTT'nin karşısında ve HDP Yenişehir ilçe binasının önünde basın açıklamasına katılmak isteyen gruplar polisler tarafından ablukaya alınarak, AZC plazanın önüne gelmeleri engellendi. 
 
'Dilim için buradayım'
 
HDP Yenişehir ilçe binasının bulunduğu cadde üzerinde ablukaya alınan grup arasında bulunan beyaz tülbentli Akline Hanas ise Kürtçe şarkı söyleyerek durumu protesto etti. Akline'ye beraberindekiler de eşlik etti. Akline burada bulunan polislere dönerek, "Bizi bir saatten fazladır burada tutuyorsunuz. Dilimiz için miting yapmak istiyoruz. Neden engelliyorsunuz? Bir insanın dili olmazsa yaşam olmaz. Ben Kürdüm ve dilim için buradayım. Dilimin karşısında duranların da karşısındayım" dedi.
 
Akline'nin konuşması ablukada tutulanlar ve çevreden geçenler tarafından uzun süre alkışlandı.
 
'Artık yeter neden her yerde savaş var'
 
Polisin her dört grup üzerinde baskısı devam ederken, Sanat Sokağı'nda toplanan kitle arasında bulunan bir kadın, "Ben bir anneyim ve Kürdüm. Dilimiz de Kürtçedir. Biz mecburuz kendi dilimizi konuşmaya. Artık yeter neden her yerde savaş var. Artık yeter neden anneler bu kadar acı çekiyor. Biz kendi dilimizde yaşamak istiyoruz. Dilimiz yasak olduğundan kaynaklı her yerde zulüm ile karşı kaşıya kalıyoruz. Biz istiyoruz dilimiz özgür olsun, çocuklarımız kendi dillerinde yaşasın" dedi.
 
Polisin ablukasını protesto eden kitle, oturma eylemine geçti. Oturma eyleminde eylemciler sloganlar, zılgıtlar ve şarkılar ile ablukayı protesto etti. Uzun bir süre oturma eylemi gerçekleştiren kitle adına konuşan HDP'li İmam Taşçıer, yaşananları protesto etmek adına basın açıklaması gerçekleştirmeyeceklerini söyledi.
 
'Bizim dilimizi tanımayan zihniyetin dilini biz de tanımıyoruz'
 
Polisin kontrollü dağılmayı dayatması üzerine konuşan Şilan Elmas Kan, "Biz kontrollü dağılmayı kabul etmiyoruz. Bizim dilimizi yok sayan bize engel olan zihniyetin biz de dilini tanımıyoruz. Nasıl ki Lozan'da Kürdistan dört parçaya bölündüyse şuan sizlerde burada bizi 4 parçaya bölmeye çalışıyorsunuz. Bunu kabul etmeyeceğiz” dedi.
 
Daha sonra kitle polis ablukasında, "Zimanê me nasnama meye", "Be ziman jiyan nabe", "Bila zimanê Kurdî bibe zimane fermî" sloganları, zılgıtlar ve alkışlar eşliğinde alandan ayrıldı.
 
Öte yandan kitleye katılmak isteyen Avukat Gülistan Ataş ve ismi öğrenilemeyen 4 kişi polisler tarafından darp edildi.