Pervin Buldan: Tecrit kırılırsa faşizm de kırılacak!

  • 12:02 9 Haziran 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - HDK 11’inci Olağan Genel Kadın Konferansı’nda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, tecridin kırılması ile faşizmin de kırılacağını belirterek, “Tuğlaları bir bir devirecek, işledikleri suçları mutlaka adalete kavuşturacağız. Tarih her türlü bedeli ödediğimize ama bir an olsun tereddüt etmediğimize şahittir. Bizim davamız rant davası değil, hakikat davasıdır” dedi.
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisleri’nin, “Erkek devlete karşı buradayız, direnişteyiz biz kazanacağız” şiarıyla düzenlediği 11’inci Olağan Genel Kadın Konferansı Avcılar’da bulunan Mira Palas etkinlik salonunda konuşmalarla devam ediyor.
 
‘HDK ezilenlerin siyaset yapma odağıdır’
 
HDK Eşsözcüsü İdil Uğurlu’nun ardından siyasal süreci değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, her yeni kongrenin ortak kadın mücadelesine büyük bir güç kazandırdığını ifade ederek, konuşmasının başında ömrünü kadın siyasetine adamış kadın tutsakları selamladı. 81 ilde örgütlenerek, her kesimden ezilenlerin mücadelesini birleştiren HDK’nin önemli bir yapı olduğuna dikkat çeken Pervin, “HDP Kürtlerin, kadınların, Alevilerin, tüm ezilenlerin siyaset yapma odağıdır. Demokratik siyaset bu çatı altında vücut bulmuştur. bu konferans da aynı zamanda HDP’nin güç kattığı bir konferanstır. Özellikle kadınların HDK üzerinden yürüttüğü mücadele son derece değerlidir” diye konuştu. 
 
‘Her yerde omuz omuza verdik’
 
Pervin, devamla şöyle konuştu: “Öncülük ettiğimiz kadın siyasetinde başarıyı HDK ile gerçekleştirdik.  Siyasetteki kadın temsiliyetini ülke tarihinin en ilerisine birlikte taşıdık. Ortak emeklerimizle kazandığımız bütün belediyelerimizle, erkek sömürüsü ve şiddetine karşı her yerde omuz omuza verdik vermeye de devam ediyoruz. Çok değerli işler yaptık fakat hala çok eksiğiz. Kat etmemiz gereken yol olduğunu biliyoruz. Halk desteğini yitirmiş iktidarda kalmak için her türlü hukuk dışılığına, yalana mafyaya bel bağlamış iktidarın işbaşında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Hukukun tamamen devre dışı bırakıldığı ortamda kendilerinin yardakçılarının ve mafyanın yağmasına açtılar. Her alanda vurgunculuk ve talanın acı faturasını Türkiye halklarına ödetmeye çalışıyorlar. Kara tablonun her felakette olduğu gibi öncelikle mağdurları biz kadınlarız. Kadınlar her türlü sömürü biçimi ve ölümle cebelleşmektedir. Bütçeden kadınlara hiç pay ayrılmazken bakıyoruz ki tekçi erkek iktidar ülkenin kasası sayılan merkez bankasından 128 milyar doları yürütmüş beşli erkek çetesine peşkeş çekmiştir.” 
 
‘Katledilen binlerce kadını nasıl getireceksiniz’
 
Konuşmasında Nadira Kadirova’nın ölümünü hatırlatarak, dosyanın Yargıtay’da aylardır açılmadığına dikkat çeken Pervin, “Yeldana Kaharman, İpek Er cinayeti ve Gülistan Doku’nun kaybedilmesinde şüpheliler delillere rağmen araştırılmazken bütün bunların failleri tutuklanmadığı gibi korunmaya devam ediyor. Bu korunma tabi ki kadına karşı erkeğe dilediği suçunu işlemesine olanak sağlamıştır. Musa Orhan’ı serbest bırakan yargı Kürt illerinde kadınları ve çocukları şiddetle baş başa bırakıyor. Aile Bakanı çıkmış diyor ki kadına yönelik şiddet telafi edilebilir. Nasıl telafi edeceksiniz. Katledilen her kadın yitip giden bir dünyadır. Geri getirecek misiniz? Telafi, şiddetin önlenmesi ile sağlanır. Katledilen binlerce kadını nasıl geri getireceksiniz? Bir bakanın görevi akla ziyan bir beyanda bulunmak değil kadına yönelik cinayetleri yaşamın her alanında önlemektir” ifadelerini kullandı.
 
‘Kadınlar yargılar, hesap sorar’
 
Tecridin kırılmasıyla birlikte faşizmin de kırılacağına dikkat çeken Pervin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mücadele tarihimiz boyunca bizimle demokratik siyasette bir araya gelemeyenler gücümüzü kırmaya çalıştılar. Partimiz yeni bir kapatma ile karşı karşıya. Bunun hiçbir hukuki dayanağı yoktur, tek sebebi temiz siyasetimiz, iktidarın kirli politikalarını teşhir edişimizdir. Onlar ki çok iyi biliyor, bugün onların mafyatik siyasetinin önündeki en büyük cevabız. Medya, yargı, iktidar ve bürokrasisiyle her türlü kirli suça batanlar bizim temiz siyasetimizi yargılayamazlar. Onları yargılayacak olan bizleriz. Kadınlar yargılar, kadınlar hesap sorar. Tuğlaları bir bir devirecek işledikleri suçları mutlaka adalete kavuşturacağız. Tarih her türlü bedeli ödediğimize ama bir an olsun tereddüt etmediğimize şahittir. Bizim davamız rant davası değil hakikat davasıdır. Kurmaca senaryolarla bu büyük mücadeleyi kimse durduramaz. Milyonların sesi olan HDP’yi durduramazlar. Meydanlarda, sandıklarda, kadınların fikriyatında, haziranlarda HDP’nin ayak seslerini duyacaklar. Kadın düşmanı faşist ittifak karşısında kadın partisi olan HDP’de örgütlenelim. Tekçi, talancı, erkek mafya düzenine karşı kadınların birlik olma zamanıdır.”
 
‘Milyonların sesini kısamayacaklar’
 
HDP’nin ilerleyişinin durdurulamayacağının altını çizen Pervin, “Tarih şahittir her türlü bedeli ödedik bir adım dahi geri adım atmadık. Bizim davamız rant davası değildir, halk davasıdır. Tarihsel bir davadır. Geçmişe bugüne karşı sorumluluğumuzun olduğu bilincindeyiz. Kurmaca bir dosya ile büyük yürüyüşü kimse durduramaz. HDP milyonların sesidir bu sesi kısamayacaklar” diye ekledi.
 
Gültan’ın sözleri ile sonlandırdı
 
Pervin konuşmasını Kandıra Cezaevi’nde tutsak olan siyasetçi Gültan Kışanak’ın Yeni Yaşam gazetesine verdiği demeçte manşette yer alan “Benim manşetim 'şafak vakti' olurdu. Karanlık dağılır. Güneşin ışıkları ufuktan görünür. Ama şafağı beklemek yerine ışık huzmesi olmalıyız” sözleri ile sonlandırdı.
 
Pervin’in konuşması sonrası kadınlar hep bir ağızdan, “Çek tuğlayı erkek devlet yıkılsın” sloganları attı.
 
Konferans, katılımcıların konuşmaları ile devam ediyor.