‘İmralı’daki uygulamaya son verilmeli’

  • 14:27 11 Haziran 2021
  • Güncel
 
ANKARA - ÖHD, İHD ve ÇHD Ankara Şubeleri ile TİHV PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması için yetkililere çağrıda bulundu.
 
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Ankara Temsilciliği, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecrit ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkez’inde düzenlenen toplantıda açıklama metnini İHD avukatlarından Ömer Faruk Yazmacı okudu.
 
‘Avukat ve aile görüşleri yaptırılmalı’
 
27 Kasım’dan bu yana tecridin kaldırılması talebiyle cezaevlerinde devam eden açlık grevine dikkat çekilen açıklamada, cezaevlerinde hak ihlallerinin süreklilik kazandığı ifade edildi. Pandemi bahane edilerek çıkarılan 7242 sayılı İnfaz Kanunu değişikliği ile siyasi tutsakların infaz koşullarının ağırlaştırıldığı belirtilen açıklamada, “İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan mahpuslar için daha önce de açlık grevleri yapılmış, bu grevlerin etkisi ile tecrit geçici olarak kaldırılmış, ancak 7 Ağustos 2019 tarihinden beri görüş yasakları yeniden devreye girmiştir. Bu durum BM Mandela Kuralarına, CPT tavsiyelerine ve 5275 sayılı İnfaz Kanununa aykırıdır. Adalet Bakanlığı tarafından bir an önce yasal olmayan bu uygulamaya son verilmeli, gerek avukat gerekse aile görüşleri yaptırılmalıdır” denildi.
 
Grevdeki tutsaklar hücrede tutuluyor
 
Açıklamada, Açlık Grevi Koordinasyonu olarak gerçekleştirilen ziyaretlerde tutsaklardan alınan bilgiler doğrultusunda cezaevlerinde birçok hak ihlalinin yaşandığının tespit edildiği kaydedildi. Açıklamada, “Pandemi gerekçe gösterilerek mahpuslar hapishane içerisinde tecrit koşullarında tutulmaktadır. Açlık grevine giren mahpuslar grev süresince tek kişilik hücrelerde tutularak tecrit edilmekte, mahpuslara açlık grevinde iken hayatta kalmaları için gerekli olan yaşamsal ihtiyaçları ilgili protokollere uygun, yeterli oranda verilmemekte, mahpusların kütüphane, spor, sosyal aktivite gibi hakları kullandırılmamaktadır. Mahpusların revire çıkma, hastaneye sevk gibi talepleri pandemi koşulları gerekçe gösterilerek karşılanmamakta, mahpusların sağlık hakkına erişimleri güçleştirilmektedir” ifadeleri kullanıldı.
 
‘Suç işleyenler hakkında etkin bir soruşturma yürütülmelidir’
 
Pandemi gerekçe gösterilerek tutsakların birçok hakkının engellenmesinin yanında en temel hijyen ve temizlik malzemelerine erişimlerinin düzenli olarak sağlanmadığı vurgulanan açıklamada, “Ziyaret gerçekleştirilen hapishanelerde infaz koruma memurları tarafından mahpuslara yönelik işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamelelerde bulunulduğu bilgisi alınmıştır. Ulusal ve uluslararası mevzuatta suç olarak nitelendirilen bu uygulamalara derhal son verilmeli, bu suçu işleyenler hakkında etkin bir soruşturma yürütülmelidir” denildi.
 
Açıklama şöyle devam etti:
 
“Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine son verilmesi, mahpuslara yönelik işkence, kötü muamele ve insan onuruna aykırı davranış yasağı kapsamındaki muamelelerin ortadan kaldırılması, hasta mahpusların tedavilerinin aksatılmadan yapılması, hastane sevkleri sonrası karantina koşullarının tecrit işkencesi uygulamasına dönüştürülmesinin önlenmesi ve mahpusların kişi onuruna uygun koşullarda tutulması hususunda Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumları ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmalıdır.
 
Hak ihlalleri sonlanmalı ve tecrit kaldırılmalı
 
Açlık grevi yapan mahpusların tutuldukları hapishanelerde bağımsız hekimlerce sağlık kontrollerinin yapılması, protokollere uygun şekilde yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması, tıbbi bakımlarının yapılması gerekmektedir. Daha önceki açlık grevi süreçlerinde de tıbbi olarak yapılacaklar ceza infaz kurumlara iletilmiş olup bu prosedürlere uyulması sağlanmalıdır. Hapishanelerde süresiz ve dönüşümlü açlık grevi yapan mahpusların sağlıklarının tehlikeye girmemesi için Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumları hak ihlallerinin sonlandırılması ve tecridin kaldırılması için bir an önce adım atmaya bir kez daha davet ediyoruz.”