İstanbul ilçelerinde tecride karşı halk toplantıları

  • 18:17 12 Haziran 2021
  • Güncel
 
İSTANBUL - HDP İstanbul İl Örgütü Sultanbeyli, Başakşehir ve Esenler’de PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının katılımıyla tecride dikkat çekmek amacıyla halk toplantıları düzenledi. Başakşehir’de düzenlenen toplantı sonrası “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla yürüyüşe geçen kitleye polis saldırısı gerçekleşti.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine ilişkin Sultanbeyli, Esenler ve Başakşehir ilçelerinde halk toplantısı düzenledi. HDP Esenler İlçe binasında gerçekleşen toplantıya HDP Batman Vekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Asrın Hukuk Bürosu avukatı Cengiz Yürekli’nin yanı sıra çok sayıda kişi katılırken toplantının yapıldığı salona "Direniş şehitlerinin anısına bağlılık tecridi kırmakla mümkündür" pankartı asıldı. Toplantıya katılanlar alkış ve zılgıtlarla açlık grevcilerini selamlarken, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınadı.
 
Sultanbeyli
 
HDP Sultanbeyli İlçe örgütünde düzenlenen panelin salonuna, “Tecridi kıralım açlık grevine ses olalım” pankartı asıldı. Panele, HDP Milletvekili Ömer Öcalan, İl Eşbaşkanı Elif Bulut, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Raziye Öztük katıldı.
 
‘Tecrit halklara yayıldı’
 
Panelde ilk olarak söz alan Raziye,  Abdullah Öcalan’a dönük tecridin yıllara dayandığını, günden güne ise toplumsal alana yayıldığını ifade etti. Abdullah Öcalan’a dayatılan tecridin nedenine de değinen Raziye, dünya tarafından sesinin duyulmasının önüne geçilmeye çalışıldığını kaydetti. Bununla birlikte Türkiye halkları üzerinde geniş kapsamlı bir tecrittin geliştiğini söyleyen Raziye, “Sayın Öcalan, uluslararası Gladyo’nun elliyle Türkiye’ye kaçırıldı. Türkiye’ye getirilerek onun için özel olarak geliştirilen İmralı Adasına konuldu. Bu ada nasıl bir ada sadece bu baktığımız da tecridi görebiliyoruz. Yolların gitmediği bir ada. Bu cezaevinde insanlarla olan bağlantısı koparıldı” dedi.
 
‘Hukukla bağdaşmıyor’
 
Bu ağır tecride rağmen Abdullah Öcalan’ın çözümler üreterek demokratik siyasetin gelişmesi için çaba harcadığını dile getiren Raziye ,“Bu çabalarıyla tüm siyasete yön veren bir konumda oldu. Dolaysıyla onlar her ne kadar Öcalan’ın iradesini kırmaya yönelik olarak sindirme politikaları geliştirse de, Kürt halkına unutturmaya çalışsa da bunda başarılı olmadıklarını gördük. Öcalan’ın yaptığı tarihsel değerlendirmeler, bu gün karşımıza çıktığını görüyoruz. En son olan avukat görüşünde ‘Bana fırsat verilirse, bir hafta içinde halklar arasındaki çatışmaya son verebilirim’ diyerek kendi duruşunu yani demokratik, barışçıl duruşunu deklere etmişti. Bu önemli duruşa rağmen hukukla bağdaşmayan tecrit durumu devam ediyor” diye konuştu.
 
‘Kararlı mücadeleyle tecrit sona erer’
 
Ardından söz alan HDP İl Eşbaşkanı Elif Bulut, tecride dikkat çekerek, “Hep birlikte kararlı bir mücadele sürdürürsek tecrit sona erer. Cezaevindeki tutuklular üzerlerine düşenden daha fazlasını yapıyor. Bizler de dışarıda, sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerekiyor. Bu karanlık iktidarın ya da buna benzer iktidarların bu topraklara verdiği zararları söküp atabilmek boynumuzun borcudur” diye ifadelerde bulundu.
 
‘Harekete geçmeliyiz’
 
HDP’li Ömer Öcalan’da,  Abdullah Öcalan’ın avukat ve aileleriyle görüştürülmediğini ve ağır bir tecrit altında tutulduğunu belirterek, “Onun nezdinde Kürt halkı ve halklar üzerinde geniş konseptli bir tecrit uygulanıyor. Şu anda Güney Kürdistan’daki çatışmalar, Rojava üzerindeki fitne fesat politikaları, Efrîn işgali, Bakur’da büyük bir zülüm, tüm bunlara baktığımızda onların asıl amaçlarının 21 yüzyılda Kürtleri statüsüz bırakmak olduğunu görebiliyoruz. Bu gün tarihsel değişimlerin mümkün olduğu bir gündeyiz. Tarih bizlere çok şey öğretiyor. Cumhurbaşkanı çıkıp 2023’ten söz ediyor. Evet, Türkiye’nin 2023’ü var. Ancak Kürtlerin de 2023’ü var. Bunu iyi görmek, bilmek lazım. Bu tarihte Lozan antlaşması artık hükmünü yitiriyor. Ortadoğu yeniden dizayn olacak. Buna yön vermenin en etkili yöntemi tecridi kırmak olduğunu biliyoruz. Onun  için tecridin kırılması için harekete geçmeliyiz” diye kaydetti.
 
Konuşmaların ardından panel forum şeklinde devam etti.
 
Esenler
 
Saygı duruşuyla başlayan toplantıda söz alan avukat Cengiz Yürekli, Türkiye'nin koca bir cezaevine dönüştüğünü söyledi. “Öcalan'sız hukuk” diye bir zeminin oluşturulduğunu ve hukukun despotlaştığını belirten Cengiz, "Buna rağmen her zaman Öcalan'ın son cümlesi barış oldu. Öcalan'ın üzerindeki tecrit o’nun iradesini teslim alma projesidir. Bu uluslar arası bir komplodur. Öcalan'ın sağlık durumunu, ne yiyip içtiğini bilmiyoruz. Bu bilinmezlikle toplumun Öcalan'ı unutmasını istiyorlar " dedi.
 
İmralı sistemi bataklık
 
İmralı sisteminin bir bataklık olduğunu belirten Cengiz "Diğer konular ise o bataklıktaki sivrisineklerdir" diye vurguladı. Abdullah Öcalan üzerindeki tecritle bütün toplumun tecrit edildiğini belirten Cengiz, bunun için tecritle mücadelenin toplumsallaşması gerektiğini ifade etti. Cengiz, “Açlık grevinde olanların hiçbiri gasptan, hırsızlıktan, uyuşturucudan cezaevinde değil. Bu insanlar özgürlük mücadelesi verdiği için tutuklular ve çözümün İmralı'nın kapılarının açılmasından geçtiğini biliyoruz. Açlık grevi eylemleri bizlere yol gösteriyor” diye konuştu.
 
Abdullah Öcalan'ın temsil ettiği toplumun iradesine dikkati çeken Cengiz , iktidarın Kürt sorununun çözümsüzlüğü ile beslendiğini belirtti. Devlet içi güçlerin birbiri ile saldırı halinde olduğunu hatırlatan Cengiz, "Tüm hırsızlıklar, yolsuzluklar, rantlar, katliamlar Kürt sorununun çözümsüzlüğündendir. Şiddetin olduğu bir ortamda toplum konuşamaz. Biz bugün burada bir çözüm önerisi geliştirmiş olsak 10 maddesinden 9'u Türk Ceza yasasıyla muhatap olacak durumdadır. Bu ülkede ifade özgürlüğü yok. Kürt sorununu bastırmak için İmralı'dan başlayarak tüm halkı tecrit altına almış durumdalar" ifadelerini kullandı.
 
Çözüm İmralı’nın kapılarında
 
HDP Batman Vekili Mehmet Rüştü Tiryaki de, İmralı'da uygulanan tecridin tüm cezaevlerinde uygulanmaya başladığını ifade etti. İktidarın, Kürtlerin bir otoriteye sahip olmasına ve Kürt varlığına düşman olduğunun altını çizen Mehmet, "Bu düşmanlığın karşılığı, uçakların kafamızda patlaması, insanlarımızın katledilmesidir. Fakat özellikle tecritten sonra Türkiye'nin ilişkileri bir bir yok oldu. Türkiye her yönden olduğu gibi diplomatik olarak da tarihinin en zor dönemini yaşıyor. Bu sorunların çözümü İmralı'nın kapılarının açılması ve tecridin kaldırılmasıdır" diye konuştu.
 
Başakşehir
 
Başakşehir’de yapılan toplantıya ise HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Avukat Emran Emekçi katıldı. Toplantıda konuşan av. Emran PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uğradığı komplodan bahsederek Abdullah Öcalan’ın iradesinin 22 yıldır kırılmadığını ve daha da güçlendiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın ailesiyle yaptığı son telefon görüşmesinin 4’üncü dakikada engellendiğini hatırlatan Emran, telefon kesintisinin devleti eleştirmeden dolayı yapıldığını kaydetti. Emran, “Öcalan’a ayrı bir hukuk uygulanıyor. Bu uygulamada düşman hukukudur, rehine hukukudur. CPT de bizim söylediğimizi söylüyor ama bu devlet bunu da dinlemiyor. AHİM ise bu uygulamanın işkence uygulaması olduğunu ifade ediyor. Ama bu karara da uymayan bir sistem var karşımızda” ifadelerini kullandı. 
 
Açlık grevine dikkati çeken Hasan, cezaevlerinde hayatın cehenneme dönüştüğünü söyleyerek,  açlık grevinde olan kişilerin büyük bir iradeye sahip olduğunu söyledi. Hasan, sürecin mücadele etme süreci olduğunu ifade ederek, tecridi ve açlık grevlerini mücadeleleriyle sonlandıracaklarını kaydetti.
 
Bijî Serok Apo sloganlarıyla yürüdüler
 
Toplantının ardından kitle Başakşehir İlçe binasından çıkara Güvercintepe Meydanı’na "Siyasi tutsaklar onurumuzdur", "Buji berxwedana zindana",  “Biji serok Apo" sloganları eşliğinde yürüdü. Yürüyüş esnasında polis kitleye müdahale ederek Barış Annesi Kumri Akgül polis saldırısına maruz kaldı. Barış Annesi Kumri göğsüne aldığı darbe sonucu uzun süre nefessiz kalarak fenalaştı. Yine müdahalede bir genç gözaltına alındı. Polisin müdahalesine rağmen kitle Güvercintepe Meydanı’na kadar yürüyerek tecridin ve açlık grevlerinin sonlanmasını istedi.