Yurttaşlardan HDP’nin kapatılmak istenmesine tepki
- 09:02 13 Haziran 2021
- Güncel
Öznur Değer-Dilan Babat
ANKARA - HDP’nin kapatılmak istenmesine tepki gösteren yurttaşlar, Sedat Peker’in itiraflarının ardından HDP’ hakkında tekrardan iddianame hazırlanmasını gündem değiştirmek olarak yorumladı. Yurttaşlar, “Ülke iyi yönetilemiyor. Susturuluyoruz. Ülkenin sorunlarına çözüm bulmaktansa konuyu saptırıyorlar. Sandıkta gereken cevabı vereceğiz” dedi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin tarafından Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) 7 Haziran’da ikinci kez “kapatma davası” açıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Mart’ta HDP’nin kapatılması ve çok sayıda HDP’li siyasetçiye siyasi yasak istemiyle hazırladığı iddianameyi Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) göndermiş, AYM ise iddianameyi inceledikten sonra eksikliklerin tamamlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade etmişti.
İddianameyi yeniden ele alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Haziran’da hazırladığı 2’nci iddianameyi AYM’ye gönderdi. İddianamenin ilk incelemesi için raportör görevlendiren AYM’nin 15 gün içerisinde iddianameyi kabul edip etmeyeceğini açıklaması bekleniyor.
HDP’nin kapatılmasına dönük yeniden düzenlenen iddianame, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri tarafından tepkiyle karşılanırken, yurttaşlardan da tepkiler yükselmeye devam ediyor. Ankara’da yaşayan yurttaşlara mikrofon uzatarak, HDP’’nin kapatılmasına dönük hazırlanan iddianameyi nasıl ele aldıklarını sorduk. Mikrofon uzattığımız seçmenler yaşananlara tepki göstererek, Söz konusu iddianamenin, devlet bağlantılı suç örgütü lideri Sedat Peker’in itiraflarını gündemden düşürmek amacıyla açıldığını ifade etti.
Yurttaşlar mikrofona kaygılı
AKP ve MHP’nin HDP’yi “ötekileştirme” politikalarının etkisiyle HDP’nin kapatılmasına karşı çıkan birçok yurttaşın isim veya soy isimlerini paylaşma kaygısı taşıdıklarını gözlemledik. Birçok yurttaş ise “HDP” kelimesini duymalarının ardından mikrofona konuşmayı tercih etmezken, söyleyecekleri çok şey olduğunu ancak hiçbirini rahat söyleyemediklerini belirtti. Yurttaşların mikrofona kaygı ve korku taşımadan konuşmalarının önüne geçen iktidar politikalarının, yurttaşlar ve halklar arasında ayrıştırmayı da doğurduğunu gözlemledik.
‘Partiye oy vermiş kişileri yok saymaktır’
Mikrofonumuza konuşan Ebru Alapınar, emek verilmiş bir partinin kapatılmaması gerektiğinin altını çizerken, Seda Daşpınar da HDP’ye kapatma davası açılmasını yanlış bulduğunu dile getirdi. Bir partiyi kapatmanın, o partiye oy vermiş kişileri yok sayma anlamını taşıdığını kaydeden Seda, “Bu kişiler bu ülkede yaşıyorsa ve oy kullanma hakları varsa o kişiler Meclis’te temsil edilmelidir. Olay bu partiyi kapatmakla sona ermez. O kişilerin neden o partiye oy verdiğini düşünseler daha rahat bir şekilde çözüleceğini düşünüyorum. Tamamen yanlış buluyorum. Her kesim Meclis’te savunulmalıdır. Sedat Peker’in itiraflarının ardından HDP’ye kapatma davası açılmasının gündem değiştirmek amacıyla yapıldığını düşünüyorum. Ülkemizde gündem her zaman istenmeyen yöne doğru evrildiğinde farklı bir şeyle gündem değiştiriliyor. HDP’nin kapatılmasına karşı çıkıyorum. Çünkü bu ülkede 100 kişi dahi olsa hangi partiye oy verdiyse o temsil olunmalıdır. Demek ki 100 kişi bir şeylerden rahatsız. Herkes sesini duyurmalıdır” şeklinde konuştu.
‘Sandıkta gereken cevabı vereceğiz’
HDP’nin kapatılmak istenmesini doğru bulmadığını kaydeden Emine Çıray, yapılanın yanlış olduğunu söyledi. Bu kadar oy almış, bu kadar seçmeni olan bir partinin kapatılmasının doğru olmadığının altını çizen Emine, “Yanlıştan mutlaka döneceklerdir. Sedat Peker’in iddialarının ardından HDP’ye kapatma davası açılmasının gündem değiştirmek amacıyla yapıldığını düşünüyorum. Çünkü bununla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar. Açıklama yapmayıp konuyu başka yere çekerek de insanların dikkatini dağıtmak istiyorlar. Bu, her zaman yaptıkları bir yöntem. Sandıkta gereken cevabı vereceğiz” sözlerine yer verdi.
‘Siyaset kapalı bir kutu’
Soy ismini paylaşmak istemeyen Hilal, HDP’nin kapatılmasını doğru bulmadığını ve kapatılmasına iktidar yöneticilerinin karar verdiğini belirtti. Soy ismini vermek istemeyen Sevgi ise siyasetin kapalı bir kutu olduğunu dile getirerek, “Hiçbir şey bilinmiyor herkes yorum yapıyor. Parti tutmak artık takım tutmak gibi oldu. Siyasette bulunan bir kişinin topluma örnek davranışlar sergilemesi gerekir” dedi.
‘Ülkenin sorunlarına çözüm bulmaktansa konuyu saptırıyorlar’
Soy ismini söylemek istemeyen Yağmur, insanların istediği partiye oy verebileceğini söyleyerek, seçme ve seçilme özgürlüğü olduğunu kaydetti. HDP’nin kapatılmasını doğru bulmadığını ifade eden Yağmur, “HDP’nin kapatılması 6 milyon oyun çöpe gitmesi gibi bir şey. Kapatılmamalı, insanlar bunu savunarak oy veriyor. Kapatılmasını saçma buluyorum. Sedat Peker’in itiraflarına cevap verilmeden HDP’ye dava açılması gündem değiştirmektir. Gündemi değiştirme konusunda artık şaşırmıyor insanlar. Ülkenin sorunlarını kapatmaktansa ya da çözüm bulmaktansa konuyu saptırıyorlar. Sedat Peker olan şeyleri gün yüzüne çıkarıyor. Bunlara çözüm bulmadan gündemin saptırılmasını doğru bulmuyorum. Ülkeyi en doğru yönetebilecek kişilere oy vereceğim. Bir oy her şeyin kaderini değiştirebilir” ifadelerini kullandı.
‘Sandıkta boş oy kullanmayacağım’
Ülkede çoğu şeyin çözülmek yerine örtbas edildiğine işaret eden soy ismini paylaşmak istemeyen Berru, HDP’ye kapatma davası açılmasının doğru olmadığını belirtti. HDP’nin bir siyasi bir parti olduğunu ve oy verenleri olduğunu dile getiren Berru, sandıkta boş oy kullanmayacağını aktardı.
‘Ülke iyi yönetilemiyor’
“6 milyon kişinin hakkını yok sayamayız” diyen Göksu Oflu, Sedat Peker’in iddialarının ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Bu iddialar üzerine HDP’ye dava açılmasının gündem unutturma çabası olabileceğinin altını çizen Göksu, “Ülke iyi yönetilemiyor. Ben bir öğrenci olarak ay sonunu getirmekte zorlanıyorum. Sandıkta gereken cevabı vereceğim” dedi.
‘Susturuluyoruz’
Parti tutmadığını dile getiren ve ismini paylaşmak istemeyen yurttaş ise şunları belirtti: “Bu ülkede yaşadığımız sürece başımıza kim gelirse onun dediklerini yapmak zorundayız. Ben burada istediğim kadar konuşayım tek kişiyle hiçbir yere gelinmiyor. Susturuluyoruz.”









