Emine Şenyaşar katliamın 4’üncü yılında konuştu: Adalet yok zulüm var
- 09:04 14 Haziran 2021
- Güncel
Derya Ren
URFA - AKP'li İbrahim Halil Yıldız'ın yakınları ve korumaları tarafından eşini ve iki oğlunu kaybeden Emine Şenyaşar, katliamın 4'üncü yılına ilişkin şöyle diyor: “Çocuklarımı katleden kişiler Suruç’ta serbest bir şekilde dolaşıyor. Dedim belki adalet betonun altındadır kazmayla kazmak istedim. Adalet adliyenin temelinde vardır diye gittik oraya baktım. Ancak adalet orada da yoktu. Bu devlette adalet yok sadece zulüm var.”
Urfa’nın Suruç ilçesinde 24 Haziran 2018 Genel Seçimleri öncesi 14 Haziran'da AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın yakınları ve korumalarının saldırısı sonucunda Hacı Esvet Şenyaşar ile oğulları Adil ve Celal Şenyaşar'ı katledilmişlerdi. Olayın üzerinden 4 yıl geçerken babası ve iki kardeşini olayda kaybeden Fadıl Şenyaşar'a yargılandığı davanın 2 Nisan’da görülen karar duruşmasında 37 yıl 9 ay hapis, AKP’li vekilin ağabeyi Enver Yıldız'a ise 18 yıl hapis cezası verildi. Eşi ve çocuklarını kaybeden ve bir oğlu hapis cezası alan Emine Şenyaşar ve olaydan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar, birçok kez adaletin yerini bulması talebiyle farklı kurum ve kuruluşlara başvurdu. Fakat her seferinde elleri boş döndü.
‘Adalet’ nöbeti başlattılar
"Adalet" arayışını sürdüren aile, son olarak 9 Mart tarihinde Urfa Adliyesi önünde oturma eylemine başladı. Eylemlerinin 4'ncü ayında olan Emine ve Ferit Şenyaşar, nöbetleri esnasında 4 kez gözaltına alındı. Öte yandan aile birçok kez de polisin saldırısı ile karşı karşıya kaldı.
Eylemlerine başladıkları günden bu yana birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra Suruç Katliamı'nda yakınlarını kaybeden aileler, Urfa'nın Siverek ilçesinde eski AKP Milletvekili Zülfikar İzol'un yakınlarının saldırısı sonunda aile üyelerini kaybeden Dilan İzol ve birçok yurttaş dayanışma ziyaretinde bulundu.
Katliamın 4'üncü yılında Emine Şenyaşar, katliamın yaşandığı günden bu yana neler yaşadığı üzerine konuştu.
'Ağlamaktan gözlerim görmez oldu'
Katliam yaşanmadan önce ailelerinin birlik ve beraberlik içinde yaşadığını ve kimseye zararlarının olmadığını kaydeden Emine, sonrasında yaşananlara ilişkin şöyle konuşuyor: "Hep beraber aynı apartmanda oturuyorduk. Sabahları çalışmak için çıkıyorlardı, akşam eve geliyorlardı. Bazı günler eve gelen çocuklarım top oynamak için dışarı çıkıyordu. Onlar katledildikten sonra o topu sakladım. Katliam yaşandığı günden bu yana uyuyamıyorum. Bana uyku ilaçları vermişler kullanayım diye. Ağlamaktan gözlerim görmez oldu. Ameliyat etmem gerekiyor. Benim için 'yaşam' kalmamış durumda. Belki adalet yerine gelir diye üç aydan fazla zamandır adliye önünde oturuyorum. Diğer oğlum ise cezaevinde tek kişilik hücrede kalıyor. Çocuklarımı katleden kişiler de Suruç’ta serbest bir şekilde dolaşıyor. Benim çocuklarımı suçsuz yere katlettiler."
'Adalet adliyenin temelinde de yok'
Eşi ve çocukları katledilmeden önce bir hastalığı olmadığını sözlerine ekleyen Emine, "Katliam olduktan sonra ameliyat oldum. Kalp hastalığı ortaya çıkmış, gözlerimden ameliyat olmam gerekiyor. Bütün ailem dağılmış bir durumda. Ben ve bu iki oğlum tek kalmışız. Benim çocuklarımı tükettiler, ben de tükendim. Benim oğlum cezaevinde. Her onu görmeye gittiğimde anlıyorum ki devletin olmadığını. Adalet yok. Ankara’ya gittik her kuruma başvurduk, bize adaletin olmadığını söylediler. Dedim belki adalet betonun altındadır kazmayla kazmak istedim. Geçen gün adalet adliyenin temelinde vardır diye gittik oraya baktım. Belki oğlumu bırakırlar. Ancak adalet orada da yoktu" diyerek adalet mücadelesine işaret ediyor.
'Bu devlette adalet yok sadece zulüm var'
"Biz aylardır adliye önünde burada karıncaların, böceklerin içinde oturuyoruz. Belki adalet gelir diye; ama gelmedi" diyen Emine, sabahın erken saatinde kalktıklarını ve adliyenin önüne gelmek için Suruç'tan yola çıktıklarını söylüyor. Adliyenin önüne geldiklerinden bu yana birçok kaz hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındıklarını vurgulayan Emine, "Bizi suçsuz yere mahkemeye götürüyorlar. Bizi ziyarette gelen kişiler adliye önüne gelmeden önce bizi gözaltına alıyorlar, akşama kadar tutuluyoruz. Daha sonra serbest bırakıyorlar. Bu devlette adalet yok sadece zulüm var. Bunca aydır buradayız. Savcı kapıyı kapatıyor bizi içeriye almıyor. Adliyenin içine girmemize dahi izin verilmiyor. Nerede görülmüş insanların hastane içerisinde öldürüldüğü. Erdoğan’ın da olaylardan haberi var, neden bir şey yapmıyor? Çocuklarımı katledenlerin hepsinde silah var" diye kaydediyor.
'Ben oğlum sayesinde ayakta kalabiliyorum'
Hastanede yaşanan katliama ilişkin hastane kayıtlarının derhal çıkarılması gerektiğini dile getiren Emine, son olarak şunları dile getiriyor: "Savcı da bizi dinlemiyor. Neden kayıtlarımızı çıkarmıyor? Ben burada oturuyorum, adalet yerini bulsun diye. Daha önce tedavi oluyordum ama bu zamandan sonra adalet yerine gelene kadar tedavi olmayacağım. Artık bu acıya dayanamıyorum. Neden benim çocuklarımı katlettiler? Benim oğlum kimseyi öldürmedi. Benim çocuklarımı katledenler ve kayıtları saklayanlar Allah'ından bulsun. Eşimi ve çocuklarımı toprağın altına gömdüler. Tutuklu bulunan oğlum bırakılsın. Ben oğlum sayesinde ayakta kalabiliyorum. O da benim için ayakta kalabildiğini söylüyor. Oğlumu biran önce serbest bıraksınlar."









