Açlık grevi direnişinin 200’üncü günü için açıklama
- 13:40 14 Haziran 2021
- Güncel
VAN - Tecridin kaldırılması ve cezaevinde artan hak ihlallerine dönük bugün 200’üncü gününde devam eden açlık grevi TUHAY-DER öncülünde düzenlenen açıklamayla protesto edildi.
Van’da Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) öncülüğünde PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve cezaevlerinde artan hak ihlallerinin son bulması talebiyle tutsakların başlatmış olduğunu süresiz-dönüşümlü açlık grevinin 200’üncü gününde devam etmesine ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Sanat Sokağı’nda bulunan Ova İş Merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasına TJA, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), Hakların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), çok sayıda yurttaşta katıldı. Açıklama öncesi sokakta TOMA, zırhlı araç ve onlarca çevik kuvvet bekletildi. Valilik yasağı gerekçe gösterilerek engellenmek istenen grup, direnerek açıklama yaptı.
‘İnfaz rejimi bir fırsat olarak uygulanıyor’
Açıklamayı TUHAY-DER Eşbaşkanı Ümit Çapan yaptı. Tecride ve cezaevinde artan hak ihlallerine dikkat çekilen açıklamada, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile avukat ve aile görüşmelerinin önündeki engellerin bir an önce kaldırılması gerektiği vurgulandı. 20 Temmuz 2016 tarihinde başlayan OHAL’in, 18 Temmuz 2018 yılında sona ermesine rağmen, OHAL uygulamalarının cezaevlerindeki etkisinin bitmediği ifade edilen açıklamada, “2020 yılı itibariyle yaşanan pandemi cezaevleri açısından daha sert uygulamaları doğurmuştur. Zira cezaevlerinde pandemi tedbirleri adı altında, mutlak bir tecrit hali ve ceza içinde ceza politikası uygulanmaktadır. Mevcut veriler, Sivil Toplum Örgütleri tarafından yayınlanan raporlar bir arada değerlendirildiğinde; cezaevlerinde bırakın pandemi tedbirlerinin uygulanmasını, pandemi mevcut ceza infaz rejimi tarafından bir fırsat olarak değerlendirilmiş ve cezaevleri tümden tecrit altına alınmaya çalışılmıştır” denildi.
‘Çıplak aramaya direndiği için ‘iyi halli’ değildir raporu veriliyor’
Pandemi bahane edilerek infaz kanununda yapılan değişiklik ile idari ve gözlem kurulu kararına dayanarak siyasi tutsakların tahliyelerinin “İyi hal” gerekçesiyle engellendiği belirtilen açıklamada, “14 Nisan 2020'de kabul edilen 5275 sayılı Kanunun hükümlüler açısından, iyi hal değerlendirmelerine yönelik yeni düzenlemeler getirmiş ve hali hazırda yeterince problemli olan iyi halli olma şartı daha da problemli bir hale gelmiştir. Cezaevlerinde kalan hükümlüler, Ocak ayı itibari ile idare ve gözlem kurulunun bahane içerikli, taraflı ve keyfi raporları ile koşullu salıvermeden faydalanıp tahliye olması gereken onlarca hükümlü tahliye edilmemektedir. Cezaevlerinde haksız bir uygulamaya tepki gösterdiği, açlık grevine girdiği, çıplak aramaya direndiği gibi haksız gerekçelerle iyi halli değildir raporu verilmekte kimi zaman da bu durumların hiçbirinin yaşanmamasına rağmen siyasi görüş sebebiyle olumsuz rapor verilmektedir. Tüm bu keyfi ve baskı altında tutmaya yönelik haksız raporlar yüzünden tahliye hakkı kazanmış hükümlüler tahliye edilmemektedir” ifadeleri yer aldı.
Özelde İmralı Adası’nda PKK Lideri Abdullah Öcalan şahsında geliştirilen tecrit politikası ile cezaevinde artarak süren hak ihlalleri “yüksek sesle” dile getirmeye devam edeceklerine vurgu yapılan açıklama da talepler şu şekilde sıralandı:
*İmralı Adası’nda Sayın Abdullah Öcalan şahsında geliştirilen tecrit politikasına son verilerek açlık grevi eylemcilerinin yasal ve hukuki olan talepleri yerine getirilmelidir.
* Uygulamadaki başta iyi hal kurulu olmak üzere, adil-hukuki olmayan ve toplum vicdanını zedeleyen tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir.
*Cezaevlerinden yaşanan her türlü hak ihlaline son verilmeli ve hak ihlalleri kapsamında suç işleyenler hakkında yasal işlem başlatılmalıdır.
* Adil ve eşit bir infaz yasası ile toplumun ihtiyaçlarına cevap olunmalıdır.









