Hukukçulardan ‘Adil Yargılanma Günü’ açıklaması

  • 14:27 14 Haziran 2021
  • Güncel
ANKARA / İZMİR - İHD, ÇHD ve ÖHD’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda dernek, yaptıkları ortak toplantıda, Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü’nü, ölüm orucunun 238’inci gününde hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik’e adadı. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD),  Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), bu yıl ilk defa düzenlenecek olan Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü ve Ebru Timtik Ödülü kapsamında İHD Ankara Şube binasında basın toplantısı düzenledi.  “Adil yargılanma haktır” yazılı pankartın asıldığı toplantıya, Adalet için Hukukçular, Demokrasi için Hukukçular ve Hukukçu Dayanışması katıldı. 
 
‘Yargı, ‘adaletsizlik kazanı’ olarak kaynamaktadır’
 
Toplantıda ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz tarafından okunan basın metninde, ilk olarak “adil yargılanma” talebiyle başladığı ölüm orucunun 238’inci gününde hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik’ adanan gün anısına, 14 Haziran’ın “Adil Yargılanma Hakkı günü olarak ilan edilmesi ve ilk yılında Türkiye’ye ithaf edildiğine dikkat çekildi. Toplantıda, “Türkiye'de hukuk, tüm muhalif kesimleri sindirmenin, bastırmanın, korkutmanın bir aracı olarak kullanılmaktadır. Yargı, halka yönelik katliamların, işçi cinayetlerinin, devletin faili olduğu suçların, idarelerin ihmalleri sonucu öngörülen, yol verilen ‘kazaların’ yargılama oyunuyla aklandığı, suçluların cezasız bırakıldığı, suçların meşrulaştırıldığı bir ‘adaletsizlik kazanı’ olarak kaynamaktadır” denildi.
 
‘Halk için yargılama faaliyeti bir an önce etkin olmalıdır’
 
Siyasi yargılamaların, iktidarın özel atadığı yargıçlarla yürütüldüğü vurgulanan toplantıda, “Gizli tanık beyanları verilen kararlarla tek başına esas alınmakta, yargılamalarda hukuka aykırı deliller üretilmekte, usul hukuku pervasızca çiğnenmektedir. Siyasi kararlar ile yıllarca bekletilen soruşturma dosyaları bir anda gün yüzüne çıkarılarak devrimci, demokrat, yurtsever insanlar gözaltına alınıp, tutuklanmaktadır. Politik dosyalarda verilen tahliye kararları olağanüstü bir hızla savcılık itirazıyla karşılaşmakta; devrimci, demokrat, yurtseverler hapishanelerden çıkamadan yeniden gözaltına alınmaktadır. Adil Yargılanma Hakkı Günü vesilesi ile bir kez daha vurgulamak isteriz ki; mücadeleler sonucu elde edilmiş yargılama ilkelerinin hayata geçirildiği, savunma ve adil yargılanma hakkının gereklerinin yerine getirildiği; somut, bilimsel delillere dayalı olarak; belirli, öngörülebilir, açık, halktan yana ve halk için bir yargılama faaliyeti bir an önce etkin olmalıdır” ifadelerine yer verildi. 
 
‘Ebru Timtik’i unutmayacağız’
 
Toplantıda son olarak şunlara dikkat çekildi: “Gizli tanıklık, itirafçılık veya iftiracılık, SEGBİS dayatması, delilsiz, varsayımlara, soyut iddialara dayalı hüküm kurma, ceza yargılama ilkelerinin yok sayılması ile görünüşte bile adil olmayan yargılama oyunları son bulmalıdır. Bizler aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak, Adil Yargılanma Hakkı Günü vesilesi ile bu hak mücadelesinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Adil yargılama haktır, Ebru Timtik’i unutmayacağız, unutturmayacağız!  Aytaç Ünsal derhal tahliye edilsin!”
 
İzmir
 
Güne ilişkin İzmir'de de İHD, ÇHD, ÖHD ortak açıklama düzenledi. ÖHD şubesinde düzenlenen açıklamada konuşan ÇHD'li Beste Salman, bu yıl ki odak ülkenin sistemik insan hak ihlalleri ve adil yargılanma standartlarının eksikliği nedeniyle Türkiye olduğunu ifade etti. Beste, Türkiye'de adil yargılanma hakkının tesis edilmesi ve bu temel ilkelerin uygulanacağı bir ortamın yaratılması için Türkiye yetkililerini acilen gerekli adımları atmaya çağırdığını ifade etti.
 
Beste, taleplerini ise şu şekilde sıraladı: 
 
“* Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak için gerekli yasal ve diğer önlemler alınmalı ve tüm baskılara son verilmelidir.
 
* BM Evrensel Periyodik Gözden Geçirme kapsamındaki İnsan Hakları Konseyi ve Venedik Komisyonu da dahil olmak üzere çok sayıda insan hakları gözetim mekanizmalarının Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nu yürütmeden bağımsız kılmak ve kararlarının uygulanmasını sağlamaya yönelik tavsiyeleri uygulamaya konulmalıdır. 
 
* Türk Ceza Kanunu'nun ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun hukuki belirlilik ve kanunsuz ceza olmaz ilkelerini karşılayacak şekilde değiştirilmelidir.
 
* Avukatlara, yargıçlara, diğer hukukçulara, gazetecilere, insan hakları savunucularına, muhalif politikacılara, akademisyenlere ve diğer kişilere yönelik, süregelen sistematik taciz, tutuklama ve yargılamalara derhal son verilmelidir. 
 
* Tüm cezai soruşturma ve kovuşturmalarda masumiyet karinesi ilkesini garanti edilmeli ve bu ilke korunmalıdır.
 
* İfade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlükleri gibi uluslararası insan hakları sözleşmelerinde korunan bu haklardan yararlanılmasını engelleyen her türlü uygulama sona erdirilmelidir.
 
* Adil yargılanma hakkına, Türkiye'nin her düzeydeki ceza mahkemelerindeki tüm ceza kovuşturmalarında uyulması sağlanmalıdır.
 
* Hakim ve savcıların adil bir yargılanma olmaksızın ihraç edilmeleri, avukatların mesleki faaliyetlerini ifa etmelerinin önüne set çekilmesi gibi olağanüstü hal döneminde gerçekleşip yasalaşan düzenlemeler kaldırılmalıdır.
 
* Hukukçuların, gazetecilerin, muhalif politikacıların, insan hakları savunucularının yasal aktivitelerini engelleyen uygulamalara son verilmelidir.
 
* Ülkedeki yapısal insan hakları sorunlarını ele almak ve çözmek için BM Hakimler ve Avukatlar Özel Raportörü ve diğer özel raportörlerin Türkiye ziyaret talepleri kabul edilmelidir.”