‘Devletin çıkaracağı yeni yasalara güvenmiyorum’

  • 09:04 16 Haziran 2021
  • Güncel
 
İZMİR - 4’üncü Yargı Paketi ile şiddetin önünü açmanın, kadınları susturmanın amaçlandığını ifade eden kadınlar, “Devletin çıkaracağı yeni yasalara güvenmiyorum. Çünkü daha çok siyasal İslam yasaları çıkartmaya çalışıyorlar. Meclis’te bulunan erkeklerin de şiddet geçmişi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden güvenemiyorum” değerlendirmesinde bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın başkanlığında Salı günü, AKP Meclis Grubu temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantıda AKP'nin hazırladığı 4’üncü Yargı Paketi’nin içeriği belirlendi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 30 Mayıs 2019'da açıklanan "Yargı Reformu Strateji Belgesi" çerçevesinde hazırlanan paketi İzmir’de kadınlara sorduk.
 
‘Tacizin kanıtı olamaz’
 
Kadına yönelik şiddete karşı bir çözümün söz konusu olmadığını belirten mikrofon uzattığımız kadınlardan Sema Karabacak, erkeklerin “3-5 yıl yatar çıkarım” mantığıyla kadınları katlettiğini ve buna karşı keskin yasaların gelmesi gerektiğini söyledi. Sema, “Yasalarla şiddetin ve ölümlerin önüne geçebilirler. Kadının savunma hakkının önü kapatılıyor. Tacizin kanıtı olamaz. Devletin olayın peşine düşüp kanıtlaması gerekiyor. Kadın hem tacize uğrayıp hem de kanıtlamakla uğraşmamalı. Devlet görevini bizim üstümüze yıkmaya çalışıyor. Yasalar sonucunda failler tecavüz etmeye devam edecek, devlet bir şey yapmıyor diyerek. Yasalarla erkekleri koruyorlar, kadınları korudukları yok. Erkekleri koruyarak kadınları daha çok şiddetin içine alıyorlar. Kadına yönelik şiddet dini olarak da peygamberlerin yasakladığı bir şeydi ama devlette ‘Öldürün’ mantığı var” ifadelerini kullandı. 
 
‘Siyasal İslam yasaları çıkartmaya çalışıyorlar’
 
Kadın haklarının sadece kadınları ilgilendirdiği düşünülerek, kadınlara yönelik hak ihlallerinin yeterince gündem olmadığını kaydeden öğrenci İlayda Betinger, “Kadın haklarında bir sorun yaşanması toplumda sorun oluşması demek. Bu yüzden kadınla ilgili olan her şey toplumla ilgilidir. 14 yaşındaki bir kız tecavüze uğruyor ve birine anlatmaya utanıyor. Bedenindeki tecavüz izleri silindiğinde ifadesi ciddiye alınmayacak mı? Bu tacizi tespit etmek devletin sorumluluğunda. Ben devletin çıkaracağı yeni yasalara güvenmiyorum. Çünkü daha çok siyasal İslam yasaları çıkartmaya çalışıyorlar. Meclis’te kadın sayısı çok az. Meclis’te bulunan erkeklerin de şiddet geçmişi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden güvenemiyorum. Onlar kimsenin hakkı için savaşacak insanlar değiller. Kimse çocuk, insan, hayvan hakları için bir şey yapalım demiyor. O yüzden bu ortamda alınacak karar doğru bir karar değil. İstanbul Sözleşmesi keşke uygulansaydı, o zaman bu kadar kadın öldürülmezdi” dedi. 
 
‘Kadınlar susturulmaya çalışılıyor’
 
Taciz ve tecavüze uğramanın da bunu kanıtlama sorumluluğunu kadına yüklemenin de “ciddi bir durum olduğunu” söyleyen bir diğer öğrenci Ada Kaya da şunları dile getirdi: “Tacizi kanıtlamak devletin görevi. Devlet maruz kalanın beyanını objektif bir şekilde incelemeli, erkekleri yücelterek değil. Pozitif ayrımcılık olmalı. İnsanın bu durumu ifade etmesi zaten çok zor bir şey. Bunun önüne engel koyuluyor. Söylememesi için susturulmaya çalışılıyor. Kadınların yardım alacağı yer devlet ama yardım aldıklarında daha kötü şeyler oluyor. İşyerinde kadın tacize uğradığında, bunu beyan ettiğinde kadının değil patronun sözüne güveniliyor. Bu göz ardı edilemeyecek bir durum.”
 
‘Çıkarttıkları yasalar tecavüzü artırıyor’
 
Yeni yasa ile kadınlar düşünülmeden hareket edildiğine dikkat çeken Ela, “Çıkarttıkları yasalarla tecavüzü artırıyorlar, kadınları koruduklarını düşünmüyorum. Gizli kapaklı yasa çıkartarak kadınları daha çok riske atıyorlar. Kendilerini iyi ve ‘Biz bir şeyler yapıyoruz’ diye göstermek için böyle şeyler yapıyorlar” sözlerine yer verdi. 
 
‘Erkek üstünlüğünü sağlamaya çalışıyorlar’
 
Hak ihlallerinin fazlaca yaşandığı bir süreçte İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının da beklenen bir durum olduğunu belirten Ayşe ise “Ülkeyi, yaşanacak bir ülke olmaktan çıkartıyorlar, özellikle de kadınlar için. Böyle bir durumda kanıt alınamayacağı belli. Kadını böyle bir duruma düşürmek gerçekten acizlik. Zor durumda kalan yine biz oluyoruz. Ben de tacizi uğruyorum günlük hayatta ama sesimi çıkartamıyorum. Çünkü dışarıdan bir toplum yargılaması olacağını, beni suçlayacaklarını biliyorum. Erkek üstünlüğünü sağlamak, kendi egemenliklerini kurmak gibi çabaları var. Kadınları genel olarak susturmaya çalışıyorlar. Kadınlar direnirse onlar bir şey yapamazlar” diye konuştu.