Ambargo ve saldırı altında Maxmur'da hedef kolektif yaşam
- 09:06 16 Haziran 2021
- Güncel
HABER MERKEZİ - Zorunlu göç ile Botan’dan göç ederek Federe Kürdistan Bölgesi’ne giden halkın kaldığı ve büyük bir emek ile yaşam alanı haline getirdiği Maxmur Kampı, tarihi boyunca sık sık saldırıların hedefi oldu. Ancak kamp üzerinde uygulanan politikalar, şimdi bütün Federe Kürdistan halkına yönelik uygulanıyor.
Türkiye’nin, Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları yoğunlaşırken, Kürt halkının tepkisi de büyüyor. Olası bir Kürtler arası savaşa karşı Irak ve KDP hükümetine sık sık çağrılar yapılsa da hükümetlerin sessizliği ve yaşanan gelişmeler saldırıların zemininin de oluşmasına yol açıyor. Son olarak Şehit Rustem Cûdî Mülteci Kampı’na (Maxmur) yapılan saldırı büyük tepki topladı. Son 4 yıl içerisinde Maxmur Kampı’na yönelik 6 hava saldırısı gerçekleştirildi. Saldırılar sonucunda 12 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Yapılan saldırılar karşısında KDP ve Irak hükümeti ile Birleşmiş Milletler (BM) sessiz kalarak, kampta kalanlar savunmasız bırakıldı.
Öte yandan Avrupa ve Başur’dan temsilcilerden oluşan heyetin hükümetlerle görüşme talebi kabul edilmezken, heyetler sık sık engelleniyor.
Yılan, akrep ve böceklerin yuvası
Botan halkı 1990 ve 1994 yılında baskı ve saldırılara karşı yönünü Federe Kürdistan Bölgesi topraklarına çevirdi. Göç etmek zorunda kalan Botanlılar Şeraniş, Bêsêv, Bihêrê, Geliyê Qiyametê, Etruş, Nînovayê ve Nehdaran gibi bölgelere yerleşti. 1998 yılında BM tarafından Maxmur Mülteci Kampı inşa edildi. Kampın inşa edildiği yer yılan, akrep ve böceklerin yaşadığı yer olmasından dolayı “cehennem” olarak tanımlanıyordu. Kampın ilk inşa süreçlerinde birçok çocuk sıcaklık, susuzluk ve tozdan kaynaklı yaşamını yitirdi.
1998 yılında ilk okul inşa edildi
Botan halkının kampa yerleşmesi ile birlikte, burada yeniden bir yaşam inşa edilmeye başlandı. Ağaçlar dikilmeye ve kuyular kazılmaya başlandı. Ancak kuyularda olan suyun acı olmasından kaynaklı, Aşağı Maxmur olarak adlandırılan ve Arapların yaşadığı yerden kampa su getirildi. Gün gün kamptaki eksiklikler giderildi. 1998 yılında ilk okulun inşa edildiği kampta aynı yıl belediye ve toplumsal sorunları çözmek adına sivil toplum kuruluşları kuruldu.
Çıkar odaklı hareket eden BM örneği
Federe Kürdistan Bölgesi topraklarında yer alan Maxmur şehri yakınlarında kurulan kamp, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bu kentin yeni bir yaşama adım atmasına yardımcı oldu. 13 bin nüfusu bulunan kamp yeni yaşam inşasında herkese örnek oldu. Kamp resmiyette BM’in Mülteciler Komisyonu’nun denetiminde görülüyor. Ancak uzunca bir süredir Maxmur Kampı’na yönelik yürütülen politikaların sonucunda BM de kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor.
Maxmur, tarihi boyunca birçok kez devletlerarasında pazarlanmaya da çalışıldı. Bu nedenle birçok kez saldırılar ile karşı karşıya kaldı. 6 Ağustos 2014 tarihinde DAİŞ’in saldırıları sonucunda kamp iki gün içerisinde boşaltıldı. HPG’nin Maxmur Kampı’nı DAİŞ’ten özgürleştirmesi ile beraber halk tekrar kampa geri döndü.
DAİŞ saldırılarından sonra 2017 yılında kamp Türkiye tarafından 6 defa bombalandı. Saldırılara ilişkin detaylar şu şekilde:
* 6 Kasım 2017 tarihinde yapılan bombardıman sonucunda 5 HPG’li yaşamını yitirdi.
* 13 Kasım 2018 tarihinde Asya Elî Mihemed (73), kızı Narinç Ferhan Qasim (26) ve torunu Evîn Kawa Mehmûd (14) ile Eylem Mihemed Emer (23) yaşamını yitirdi.
* 18 Temmuz 2019 tarihinde yapılan bombardımanda 2 kişi yaralandı.
* 15 Nisan 2020 tarihinde yapılan bombardımanda 3 kişi yaşamını yitirdi.
* 15 Haziran 2020 tarihinde yapılan bombardıman sonucunda herhangi bir can kaybı olmadı.
* 5 Haziran 2021 tarihinde yapılan bombardımanda yaralanma ve can kaybı olmadı.









