Tutsak aileleri ve Barış Anneleri: Yaşadıklarımız zulümdür

  • 16:04 18 Haziran 2021
  • Güncel
 
DİYARBAKIR - Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin basın toplantısı yapan tutsak aileleri, bu zulme son verilmesi için yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulundu.
 
Barış Anneleri Meclisi üyeleri ve tutsak aileleri, cezaevinde bulunan çocuklarının yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube binasında basın toplantısı düzenledi. Tutsakların yoğun hak ihlallerine maruz kaldığını belirten aileler, endişeli olduklarına dikkat çekti.
 
'Ağır hastalar var'
 
Barış Anneleri Meclisi üyesi Nafiye Yiğit, Bandırma T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan oğlu Fetullah Yiğit’in yaşadığı hak ihlallerini anlatarak, oğlunun 10 yıldır cezaevinde olduğunu söyledi. Nafiye, “Oğlum 10 yıldır cezaevinde. 10 yıl boyunca birçok cezaevini gezdirdiler. Oğlum bana, ‘Anne burada bize çok zorluk çıkarıyorlar. Birçok hastamız var, hastaneye gitmemiz ve ilaç almamız gerektiğini söylesek de, bize hep hakaretler yağdırıyorlar. Bırakmıyorlar hastaneye tedavi olmaya gidelim. Burada müebbet ceza alan çok ağır hastalar var” diyor” diye belirtti.
 
'Zulümdür'
 
Nafiye, çocuklarının tüm taleplerinin her defasında reddedildiğini ifade ederek, Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Nafiye, şunları söyledi; "Elinizi taşın altına koyup, adalet görevinizi yerine getirin. Çocuklarımıza zulüm etmeyi bırakın, taleplerini yerine getirin. Hangi cezaevi olursa olsun tüm tutuklular bizim çocuklarımızdır. Ben hem kendi çocuğum için hem de diğer ailelerin çocuklarının durumundan dolayı akşam uyuyamıyorum. Yaşadıklarımız zulümdür. Çocuklarımıza yapılan bu hakaretler ve zulüm kabul edilemez."
 
'Görüşe gidemiyoruz'
 
Ardından konuşan Nazime Yürek, Kandıra F Tipi ve Kayseri Bünyan Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan 2 oğlunun durumuna dikkat çekerek, şunları aktardı; “Bunlardan biri, 22 yıldır cezaevinde ve kalp hastasıdır. Diğer çocuğum da 10 yıldır cezaevinde ve şeker hastası. Ben sadece kendi çocuklarım için değil, diğer tüm zulme uğrayan tutuklular için konuşuyorum. Çocuklarımıza zaten ilaç verilmiyordu, bu virüsten sonra durumları daha ağırlaştı. Daha öncede zulüm görüyorlardı, zorluk çekiyorlardı ama bu hastalıktan sonra devlet daha fazla onlara zulüm etmeye başladı. Zaten görüşler yasak. Bugün görüşler, 15 günde bir kapalı görüş olarak yapılıyor. Biz de yaşlı olduğumuzdan dolayı izin belgesi ve yol belgesi alamadan görüşe gidemiyoruz. Zaten çocuklarımızın bulunduğu cezaevleri bizlere çok uzaktır. Ekonomik olarak durumumuz kötü olduğundan dolayı da görüşe gitmekte zorluk çekiyoruz. Çocuklarımıza kitaplar verilmiyor, yine mektuplar ne alınıyor ne de gönderiliyor. Her gün köpeklerle odaları aranıyor.  Zaten onlarca yıl ceza vermişler, en azından zulüm etmesinler. Çocuklarımıza zulüm etmesinler, böyle bir hakları yok. Devletin böyle bir hakkı yok. Tek talebimiz çocuklarımıza zulüm etmesinler."