Aileler: Tutsakları eylemlerinde yalnız bırakmamalıyız

  • 09:10 22 Haziran 2021
  • Güncel
Sema Çağlak - Şehriban Aslan
 
DİYARBAKIR -  Açlık grevleri eylemlerine dönük sessizliğin olmasını eleştiren tutsak aileleri, çocuklarının ölmesini istemediklerini kaydetti. Mücadelenin topyekün olması gerektiğini vurgulayan aileler, tüm yükün tutsakların omzuna bırakılmaması için duyarlılık çağrısında bulundu.
 
PKK ve PAJK'lı tutsaklar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecridin son bulması ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerine karşı 27 Kasım 2020’de açlık grevi eylemi başlattı. Eylem 207 gündür devam ederken, cezaevlerine yönelik hak ihlalleri artarak devam ediyor. Greve giren tutsakların tekli hücrelere konulduğu aileler tarafından belirtilirken, beslenme ve sağlığa erişim haklarının ise kısıtlandığı kaydedildi. Birçok cezaevinde tutsakların kaldığı koğuşlara sıklıkla baskın yapıldığı ve bu baskınlarda kitap, radyo, mektup, tutsakların özel eşyalarına el konulduğu da aktarıldı.
 
Öte yandan İmralı Cezaevi’ne görüş için gitmek isteyen avukatların ise tüm başvuruları benzer gerekçelerle reddediliyor.
 
‘Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz’
 
Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde 3 yıldır tutulan Muhammed Kartal kısa bir süre önce F Tipi 1 No’lu Cezaevi’ne sürgün edildi. Muhammed’in annesi Afife Kartal, açlık grevi eylemlerine yeteri bir duyarlılığın sağlanmadığını söyleyerek, “Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz” dedi. Afife, “Tutsaklar 200 günü aşkındır açlık grevinde. Daha önce süresiz dönüşümsüz açlık grevine giren ve aylarca grevde kalanlar var. Vücutları bünyeleri zayıflamış çoğunun. Ona rağmen büyük bir iradeyle şu an dönüşümlü grevdeler. Onlara ses vermemiz gerekiyor. Tutsaklar ‘neden bu kadar sessizsiniz? Tecride karşı ses çıkarın’ diyor ama bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey yok. Şu an cezaevi şartları da çok ağır. Çok zorlanıyorlar ama asla geri adım atmayı düşünmüyorlar. O zaman bizim bir şeyler yapmamız ve eylemlerini büyütmemiz gerekir” diye belirtti.
 
‘Tutsakları eylemlerinde yalnız bırakmamalıyız’
 
Afife, tutsakların koğuşlarına kamera yerleştirildiğini, sıcak suların kesildiğini ve verilen yemeklerin kötü olduğunu ifade ederek, verilen yemeklerin için taş çıktığını söyledi. Tutsakların aktarımlarına göre grevde olanların tek kişilik hücrelere konulduğunu söyleyen Afife, “Muhtemelen bu yaptıklarıyla çocuklarımızı öldürmek istiyorlar. Zaten artık yemek yiyecek halleri de kalmamış. Her defasında koğuşlarına baskın düzenlenip ve işkence olarak hücreye koyuyorlar. Buna karşı çıkıp kabul etmeyenlere ise disiplin cezası veriliyor. Tüm aileler bu zulme karşı ayaklansın. Çocuklarının haklarını korusunlar. Artık çocuklarının yaşadıklarını duysunlar ve görsünler. Hep birlikte mücadele etmeliyiz. Tutsakları eylemlerinde yalnız bırakmamalıyız” diyerek çağrıda bulundu.
 
'Acılar yüreğimizi yakıyor'
 
Tutsak yakınlarından olan Hatun Yayık, oğlu Mustafa Yayık'ın iki yıldır tutsak olduğunu ve Diyarbakır D Tipi'nden Diyarbakır Yüksek Güvenlikli F Tipi’ne sevk edildiğini belirterek, oğlunun tutsak olmasından kaynaklı her zaman tedirgin olduğunu kaydetti. Hatun, "Tutsaklara verilen yemekler düzgün yemekler değil. Koğuşlarına baskın yapılıyor. Ardından onlara işkence yapılıyor. Biz Kürt anneler olarak çektiğimiz acılar yüreğimizi yakıyor. Biz yıllardır bedel veriyoruz. Bu dava uğruna şehitler veriyoruz. Bazı gençlerin ne cenazelerini ne de kemiklerini bulabildik. Ne ölülerimiz eve dönüyorlar, ne de yaşadığımız bu acılar unutuluyor" sözlerine yer verdi.
 
'Neden kimse ses çıkarmıyor?'
 
Hatun, annelerin artık gözyaşı dökmesini istemediklerini ifade ederek, "Biz istiyoruz ki zulüm ortadan kalksın. Onların ne hakkı var üzerimizde bu kadar zulüm uygulamaya. Gençlerimizi dört duvar arasına aldılar. Tüm yükü tutsakların omzuna bırakmamamız gerekiyor. Tutsaklarımız halkımız için direniyor. Bu sessizlik nedir? Neden kimse ses çıkarmıyor? Herkesin tutsaklara sahip çıkması gerekiyor" vurgusunu yaptı.