Şiddeti önleme komisyonuna Nevzat Tarhan’ın çağrılması tesadüf mü?
- 09:03 23 Haziran 2021
- Güncel
Habibe Eren
İSTANBUL - Meclis’te kadına yönelik şiddetin araştırılması için kurulan komisyonda sunum yapan SADAT’ın psikolojik savaş danışmanı Nevzat Tarhan’ın sicili kabarık. 12 Eylül askeri darbe sürecinde tutsaklar üzerinde deney yapan vakıf HZİ ile ilişkili olan Nevzat Tarhan’ın daha önce tutsaklar üzerinde yapılan ilaç denemelerinin sonuçlarını Amerika’ya götürdüğü söyleniyordu.
Geçtiğimiz hafta “Kadına Yönelik Şiddetin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu”na SADAT’ın psikolojik savaş danışmanlığını yapan Nevzat Tarhan çağrıldı. “Savaş danışmanı” Nevzat Tarhan Komisyon’da, İstanbul Sözleşmesi ve kadına yönelik şiddet üzerine yaptığı sunumda İstanbul Sözleşmesi’nin “ensest ilişkinin önünü açtığını” iddia ederken Sözleşme’yi hedef aldı.
Daha önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kanser hastalığı ile mücadelesiyle tanınan Neslihan için “"Neslican kızımız seküler dünyasallaşma rüzgârına kapılmasaydı, dinlerin teselli gücünden faydalansaydı hastalığı düşman gibi görmezdi!" sözleriyle tepki çeken Nevzat Tarhan’ın sicili yalnız bununla sınırlı değil…
Siyasi tutsaklar üzerinde deneyler
Nevzat Tarhan daha önce de 1971’de CIA desteği ile Gayrettepe’de kurulan ve cezaevlerinde tutsaklar üzerinde deney gerçekleştiren HZI Nöropsikiyatri Vakfı ile gündeme gelmişti. Söz konusu vakıfta 12 Eylül’ün en karanlık yıllarında generallerin teşvikiyle Mamak, Metris, Erzurum gibi siyasi tutsak ve hükümlülerin çoğunlukta olduğu cezaevlerinde solcular üzerinde farmakolojik deneyler yapıldığı ortaya çıktı. Vakfa yakın oturan site sakinleri kafalarında tuhaf başlıklar ve kablolar olan insanlar gördüklerini söylüyordu. Vakıfta deneye tabi tutulanlar, deneylerin farmakoloji ile sınırlı olmadığını; hipnoz, beyin fizyolojisi, elektromanyetizma gibi “zihin kontrolü” ile alakalı alanları kapsadığını söylüyordu.
‘Gizli devlet projesi’
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın söz konusu vakfın toplantılarına katıldığı ve bu vakıfla işbirliği içinde olduğu birçok kez gündeme gelmişti. 2000 yılında Sabah gazetesinde yayınlanan haberde tutsaklar üzerinde yapılan araştırma sonuçlarının Harbiye Orduevi'nde sunulduğunu anlatan Nevzat Tarhan, şu ifadeleri kullanmıştı: "Prof. Songar, araştırmayla ilgili birtakım sonuçlara Bursa'da yapılan bir kongrede meydana gelen tartışmalarda gayri resmi olarak değindi. Fakat gizli bir devlet projesi olarak yürütülen bu çalışma resmi olarak ancak devlet tarafından yayınlayabilir." Kendisinin de bu çalışmanın sonuçlarını görmediğini öne süren Nevzat "Ama Prof. Songar bazı sohbetlerinde bu araştırmadan elde ettikleri bazı sonuçları söylemiş. Hatta araştırmayla ilgili olarak 'Sağcılar geri zekâlı, solcular antisosyal ve psikopat çıktı' diye yorum yapmış" dedi.
Ayhan Songar ve Turan İtil’in 12 Eylül döneminde Mecidiyeköy’de yaptıkları ilaç denemelerinin ardından Nevzat Tarhan’ın birçok ilacın patentini de aldığı iddialar arasında. Nevzat Tarhan, 1980 askeri darbesinde Ayhan Songar ve Turan İtil ile beraber binlerce siyasi tutsak üzerinde askeri cunta iş birliği ile ilaç denemesi yapıp bunların sonuçlarını Amerika’ya götürdüğü söyleniyordu.
Söz konusu iddialar daha önce de Evrensel gazetesi yazarı Ertuğrul Ünlütürk tarafından gündeme getirilmiş, iddiaların vakıf tarafından yalanlanmadığının altı çizilmişti. Ertuğrul, vakıfla ilgili şunları kaydetmişti:
“1984 yılında, ülkedeki bütün cezaevleri devrimci tutsaklarla tıka basa dolu durumdayken içeriden birtakım haberler almaya başladık. Metris cezaevinden bazı devrimciler, iradeleri dışında tıbbi muayeneye(!) götürülüyordu. Götürüldükleri yer, HZİ Nöropsikiyatri Vakfı’nın Gayrettepe’deki merkeziydi. Burada, devrimci tutsaklar üzerinde ABD’de piyasaya çıkacak olan bazı ilaçların denemesi yapıldı, devrimciler kobay olarak kullanıldı. Nazi Almanya’sında Dr. Mengele’in tutuklulara yaptığı tıbbi denek uygulamasının aynısı burada yapıldı. Bu vakıf, ülkedeki her vakıf gibi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kontrolü altında olması gerekirken, devletin cezaevlerinden devrimcileri alıp ilaç tekellerinin amaçları doğrultusunda kullandı.”
Npistanbul Nöropsikiyatri Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şu an yabancı ülke ordularının personeline “teknik ve stratejik eğitim” vermek amacıyla kurulduğu iddia edilen Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) emekli edilen askerlerin kurduğu SADAT’ın (Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat, Sanayi ve Ticaret AŞ) psikolojik harp danışmanlığını yapıyor.
Deniz Poyraz’ın katledilmesi ile yeniden gündemde
Geçtiğimiz günlerde HDP İzmir İl Örgütü binasına gerçekleştirdiği saldırıda HDP’li Deniz Poyraz’ın SADAT bağlantılı katliam faili Orhan Gencer tarafından katledilmesi SADAT’ı ve bu yapının işlevini tekrar gündeme getirmişti. Kadına yönelik şiddetin karşısında yıllardır mücadele eden kadın örgütlerine kapalı olan Meclis bir kez daha militarist ve kadın düşmanı bir erkeğin kadınları hedef aldığı bir sunuma şahit oldu.
Nevzat Tarhan gibi isimlerin tekrar ortaya çıkışı, yeni dönemde erkek aklı ve eril devletin yine savaş konseptini kadın bedeni üzerinden derinleştireceği sinyalini veriyor.









