Kadın heyetinden Deniz’in ailesine ziyaret: Mücadele bayrağı düşmeyecek

  • 14:32 23 Haziran 2021
  • Güncel
 
İZMİR - HDP ve HDK bileşenlerinden oluşan kadın heyeti, Deniz Poyraz’ın ailesini ziyaret etti. Ziyarette konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Deniz'in mücadele bayrağı yere düşmeyecek. hepimiz Deniz’iz, hepimiz Deniz Poyraz’ız ve Denizler tükenmez” sözleri ile MHP Genel Başkanı’na cevap verdi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Kadın Koordinasyonu üyeleri, İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ile HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Ayşe Erdem, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) MYK Üyesi Çiçek Otlu, Mor Dayanışma, Kadınlar Birlikte Güçlü, İzmir Kadın Yazarlar Derneği ve KESK Kadın Meclisi, HDP İzmir İl Örgütüne yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Kadın heyeti, daha sonra taziyenin kurulduğu HDP Çimentepe Temsilciliği önünde basın açıklaması yaptı. 
 
‘Failleri tanıyoruz’
 
Açıklamada ilk olarak söz alan HDP Milletvekili Serpil Kemalbay, saldırının tüm Kürt halkına yapıldığını hatırlattı. Serpil, “Bu saldırı ilk değildir. Türkiye tarihi, bu tür katliamlarla çok kez karşılaştı. Failleri tanıyoruz. Bu fiili işleyen şu anda tutuklu, ama biz azmettiricileri biliyoruz. Zaten onlar kendilerini belli ediyorlar. Deniz Poyraz’ın kim olduğu ortada. Bir emekçi çocuğu, bu yoksul halkın çocuğu. Bir Kürt kızı. Türkiye’nin barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir neferi. Hayatı bir mücadele içerisinde geçiyor. Yaşadığı topraklardan buraya, Ege’ye, İzmir’e zorunlu bir yolculuk... Sömürgeci bir zihniyetle bir halkı asimile etmeye çalışan, yok etmeye çalışan zihniyete karşı bir yaşam direnci. Biz burada bütün kadınlar hepimiz Deniz’iz, hepimiz Deniz Poyraz’ız ve Denizler tükenmez diyorum” şeklinde konuştu. 
 
‘Deniz Poyraz’ın mücadele bayrağı yere düşmeyecek’
 
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran da kadınlara Kürtçe seslendi. Ayşe, Deniz Poyraz şahsında katledilen kadınları andı. Ayşe, aileye başsağlığında bulunarak, şöyle konuştu: “Deniz arkadaşımızın hayalleri ve umutlarını gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Elindeki mücadele bayrağı hiçbir zaman yere düşmeyecek. Deniz kimdir diye soranlara buradan Kadifekale’den İzmir’den bir kez daha sesleniyoruz. Deniz Poyraz biziz. Deniz Poyraz, asimilasyon ve kırım politikasıyla köyünden, toprağından edilen, binlerce metre ötede metropollere gelen bizleriz. Deniz Poyraz, 90’lı yılların karanlık dehlizlerinde faili meçhuller sonucu katledilenlerin yakınlarıdır. Deniz Poyraz, her hafta ısrarla, inançla, kararlılıkla failleri arayan, kendi çocuklarını arayan, kardeşlerini, yoldaşlarını arayan Galatasaray Meydanı’ndaki Cumartesi Anneleri’nin sesidir. Deniz Poyraz, beyaz tülbentleriyle savaşa karşı onurlu bir barış mücadelesi yürüten, savaşa karşı yaşamı savunan beyaz tülbentli annelerin çığlığıdır. Deniz Poyraz, ‘Ben sizin devletinize tapmak zorunda değilim’ dediği için tutsak edilen, dört duvar arasına kapatılmak istenen Ayşe Gökkan’ın sesidir. Deniz Poyraz, tecridin yarattığı savaş politikalarına karşı bedenini açlığa yatırıp, “Ben yaşamımı veririm ama bu topraklarda barış, özgürlük ve eşitlik sağlansın” diyen Leyla Güven’in sesidir. Deniz Poyraz, mücadele eden kadınların tümüdür. Deniz Poyraz günlerdir sokakta haykıran kadınlardır. Deniz Poyraz, iktidarın yarattığı bu faşist, tekçi düşman politikasını yerle bir eden kadınların tümüdür.” 
 
‘Şiarları Kürt düşmanlığı, kadın düşmanlığı, tekçilik!’ 
 
Son 6 yıldır iktidarın tüm aygıtlarını kullanarak Kürtlere ve özelde de kadınlara geri adım attırmak istediğini söyleyen Ayşe, “Şiarları Kürt düşmanlığı, kadın düşmanlığı, tekçilik! Bu ülkede tekçilik karşısındakileri hedef alan bir AKP-MHP ittifakı söz konusu ve bu ittifakın yıllardır yürüttüğü bu nefret, düşmanlaştırma politikası sonucunda İzmir il örgütümüz basılarak bir katliam gerçekleştirildi. Günlerdir bizler bu failleri işaret ediyorduk, bu faillerin tek bir kişi olmadığını ısrarlı her alanda, her meydanda bir biçimde söylüyorduk. Fail çıktığında ‘Arkamda kimse yok’ dedi. Hemen akabinde Emniyet Müdürü ‘Bu münferit bir olay’ dedi. Hemen arkasından 24 saat geçmeden bu kişi tutuklandı. ‘İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyorum’ diyerek sokağa çıkan kadınlar en az 4 gün gözaltında kalırken, sosyal medyadan barış çağrısı yapan kadınlar en az 4 gün gözaltında kalırken, Cumhurbaşkanına en ufak bir söz söyleyenler en az 4 gün gözaltında kalırken bu kişi hemen jet hızıyla sadece ‘kendi bireysel olarak bu fili gerçekleştirdi’ denilerek tutuklandı” hatırlatmasında bulundu. 
 
‘İbre MHP Genel Merkezi’ni, Sarayı gösterecekti’
 
Fail Onur Gencer’in kiminle irtibatlı olduğuna dair araştırmanın bilerek yapılmadığını kaydeden Ayşe, şunları söyledi: 
 
“Çünkü ibre MHP Genel Merkezi’ni, Sarayın kendisini gösterecekti. Bunun farkında oldukları için hiçbir araştırma yapmadılar. Çünkü ibre partimizin önünde kurulan çadırı gösterecekti. Oklar bunları göstereceği için 24 saat içerisinde hiçbir araştırma yapılmadan, kiminle görüştüğü bu planı kimlerle gerçekleştirdiği, suç ortakları, azmettiricileri, ona veri sunanlar, kimlerin hangi saatte orada olduğu bilgisini kendisine verenler, kendisine silah ruhsatı verenler, kendisini otelde konaklatanlar, bunların hiçbiri araştırılmadı. Çünkü tekrar söylüyorum, oklar MHP Genel Merkezi’ni, AKP Genel Merkezi’ni, Sarayı ve partimiz önünde kurulan çadırı ve İçişleri Bakanlığı’nın kendisini gösterecekti. Çünkü bunu kendileri gün be gün ilmek ilmek örgütlediler. Sokak sokak, alan alan, meydan meydan gezerek bizi terörize ederek, illegalize ederek, hedef haline getirerek, destekleriyle partimizin önünde çadır kurarak bunu ilmek ilmek gerçekleştirdiler. Bunu partimize oy verenleri ‘terörist’ ilan ederek gerçekleştirdiler. Bize haşere diyerek, soykırım çağrısı yaparak gerçekleştirdiler. Bunu ‘Bu daha iyi günleriniz, daha neler göreceksiniz?’ diyerek gösterdiler. Ve en son dün meclis kürsüsünden suçlarını itiraf ettiler. 
 
‘Deniz Poyraz’ı terörize etmeye çalıştılar’
 
MHP Genel Başkanı, AKP’nin küçük ortağı, bu ülkede hiçbir destekçisi kalmamış bir partinin Genel Başkanı, ‘Deniz Poyraz kimdir?’ diye sordu. Deniz Poyraz arkadaşımızı terörize etmeye çalıştılar. Biz bu pratiği çok iyi biliyoruz, Paris'te 3 kadının katledilmesinden biliyoruz. Oradaki irtibatlardan biliyoruz. Suçu işlediğinden sonra bu suçu aklamak için nasıl kadın arkadaşlarımızı hedef göstermelerinden biliyoruz. Biz aynı yöntemi Silopi’de 3 kadın arkadaşımızın katledilmesinden biliyoruz. 3 kadın siyasetçi arkadaşımız aynı yöntemle katledildi. Failler değil, suçlular değil; katledilen kadınlar suçlu gösterildi. Biz bu pratiği Taybet Ananın 7 gün kapısının önünde cenazesinin bekletilmesinden biliyoruz. Çünkü bu iktidar, Kürt düşmanı olduğu kadar kadın düşmanı da. Kadınların mücadelesini kendine büyük bir engel olarak gören bir iktidarla karşı karşıyayız. 
 
Deniz’in hayalini gerçekleştirecek olan bizleriz
 
“Bu olay organizelidir, planlıdır, katilleri tanıyoruz ve hesap sormaktan vazgeçmeyeceğiz” diyen Ayşe, geri adım atmayacaklarını vurguladı. Ayşe, “Ama herkesin bilmesi gereken bir şey var: Bizi kurtaracak olan Deniz’in hayalini gerçekleştirecek olan, bize reva gördükleri bu karanlığı dağıtacak olan aydınlık geleceği kuracak olanlar bizleriz. Güçsüzlüklerinin göstergesidir bize saldırmaları. Bu karanlık, artık suç örgütüne dönmüş, çeteye dönmüş her gün suç üreten, suçluyu koruyan bu sisteme karşı mücadeleyi büyütmekten başka bir çare yok. Deniz yoldaşın bize bıraktığı görevdir bu. Hepimiz bu sorumluluğu yerine getirmek için daha fazla bir araya gelmek zorundayız. Defalarca seslendik, buradan bütün kadınlara sesleniyoruz: Kadınların bir araya geldiği, ortak mücadele yürüttüğü yaşam aydınlık bir geleceği yaratır” şeklinde konuştu. 
 
‘HDP saldırılar karşısında geri adım atmamıştır’
 
Daha sonra HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir söz aldı. Esengül de Deniz’in ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Türkiye’de HDP’nin il binasına bu şekilde girilip bu katliam yaşanırken, devrimci, demokrat ve duyarlı insanların dışında doğru dürüst bir tepki gelişmedi. Bu korkunç bir şey. HDP hem çalışanları hem de HDP’ye oy verenler bu gelenekten gelen bütün siyasi partiler 90’lardan itibaren her türlü katliama ve saldırıya maruz kalmışlardır. Bu saldırılar karşısında geri adım atmamışlardır. Bugün yapılmak istenen de tam budur. Bir il binasına gerçekleştirilmek istenenler, HDP’ye sunulan destek ve onun içinde yer alanlara verilen gözdağıdır. Bu mesaja karşılık işte burada toplanan kadınlar, sokaklarda Deniz yoldaşımızı sahiplenen halklar, o mesaja çok güçlü ve net cevap vermiştir. Biz sizden korkmuyoruz. Bundan önce korkmadığımız gibi bundan sonra da korkmayacağız. Mücadelemize binlerce Deniz’le devam edeceğiz” dedi. 
 
‘Deniz aydınlığa akıyor’
 
Deniz Poyaz’ın annesi Fehime Poyraz da kısa bir konuşma yaparak, kızının Kürt halkının kızı olduğunu belirterek, “Hepiniz hoş gelmişsiniz. Deniz benim Denizim değil. Kürt halkınındır. Deniz güneşe ve aydınlığa akıyor. Deniz barışa vesile olacaktır. Deniz ölmez, şehitler ölmez” dedi. 
 
Heyet ardından HDP İzmir İl binasına geçti.