Ege bölge cezaevlerinde 2021’de 102 hak ihlali yaşandı
- 14:26 25 Haziran 2021
- Güncel
İZMİR - İHD İzmir Şubesi, Ege bölge cezaevlerinde yılın ilk 4 ayında 102 hak ihlalinin yaşandığını belirtti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu, Ege Bölgesi’nde bulunan; İzmir 1 Nolu F Tipi (Kırıklar), İzmir 2 Nolu F Tipi (Kırıklar), İzmir Kadın Kapalı (Şakran), İzmir 1 Nolu T Tipi (Şakran), İzmir 2 Nolu T Tipi (Şakran), İzmir 3 Nolu T Tipi (Şakran), İzmir 4 Nolu T Tipi (Şakran), Balıkesir Kepsut L Tipi Hapishanesi, Manisa T Tipi, Menemen R Tipi cezaevlerini kapsayan yılında ilk dört ayına ilişkin yaşanan hak ihlalleri raporunu şube binasında gerçekleştirdiği basın toplantısıyla açıkladı.
Cezaevleriyle ilgilenen derneklerle yapılan görüşmeler, tutukluların aileleri, tutukluların avukatları tarafından yapılan başvurular, avukat ziyaretleri ve tutuklular tarafından gönderilen mektuplarla edinilen bilgilerle oluşturulan raporu, İHD İzmir Şube Başkanı Zafer İncin okudu.
Açlık grevi yapılan koğuşlarda düzenli sağlık kontrolleri yapılmalı
Cezaevlerinde baskıcı, insanlık onuru ile bağdaşmayan yöntemlerle tutsakların hak ihlallerine maruz kaldığını belirtilen açıklamada, yeni düzenlemelerle ve pandemi koşullarının eklenmesiyle de tutukluların infaz koşullarının ağırlaştırıldığı ifade edildi. Yaşanan hak ihlallerine karşı yetkili kurumların görevlerini yapması gerektiği belirtilen açıklamada, “Açlık grevi yapan mahpusların kaldıkları hapishanelerde düzenli sağlık kontrollerinin yapılması, protokollere uygun beslenme ihtiyaçlarının karşılanması, tıbbi bakımlarının yapılması gerekmektedir. Daha önceki açlık grevi süreçlerinde de tıbbi olarak yapılacaklar ceza infaz kurumlarına iletilmiş olup, bu prosedürlere uyulması sağlanmalıdır” denildi.
‘İnfaz yasası ayrımcılığı arttırdı’
İnfaz yasası olarak bilinen ‘7242 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun’ tutuklular arasında ayrımcılığı arttırdığı ifade edilen açıklamada, keyfiliği ortadan kaldıracak, başta yaşam hakkı ve ayrımcılık yasağına uygun bir infaz düzenlemesi yapılması çağrısında bulunuldu.
‘Salgın konusunda kamuoyu yeterli bilgilendirilmiyor’
Salgının tutuklular arasında artmasına rağmen kamuoyuna gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığı dile getirilen açıklamada, “Koğuşlardaki yoğunluk ve hapishanelerdeki hareketlilik de göz önüne alındığında salgın hastalığın hapishanelerde ne kadar hızlı yayılabileceği ortadadır. Hapishanelerde çevresel ve kişisel hijyenin sağlanması için gerekli önlemleri almak hastalığın yaygınlaşmasını önlemek için azami özen göstermek hapishane idarelerinin ve devletin temel sorumluğudur” sözlerine yer verildi.
‘Uluslararası sözleşmelere uyulmuyor, tecrit artıyor’
Yaşam hakkının kutsal olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, “Hapishanelerde giderek artan tecrit uygulamalarının kaldırılması ile işkence ve kötü muamele yasağına aykırı eylemlerin önlenerek sorumlular hakkında etkili soruşturma yöntemlerine başvurulması gerekmektedir. Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde belirtildiği üzere hapishanelerdeki infazın amacı olan iyileştirme ve mahpusları topluma kazandırmanın aksine, hapishaneler adeta ikinci bir cezalandırma aracı olarak kullanılmaktadır. Bu husus açıkça yerel mevzuat ve uluslararası sözleşmelerin ihlali niteliğindedir” ifadeleri kullanıldı.
Toplam 102 hak ihlali yaşandı
Hasta tutukluların pandemi süreci bahanesiyle tedavilerinin yapılmadığı belirtilen açıklamada, 4 ayda toplamda en az 102 hak ihlalli tespit edildiği kaydedildi. Açıklamada, “Tüm bu hak ihlalleri göz önüne alındığında; tutukluyu insan saymayan zihniyet gerek yasal düzenlemeler gerek uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engeller mahpuslar için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olmaktadır” denildi.
Tespit ettikleri hak ihlallerine yönelik yapılması gereken hususlar şu şekilde sıralandı:
“*Başvuru ve şikâyetlerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın ve derhal gerekli mercilere ulaştırılması sağlanmalı.
*Adli ve idari mekanizmalar, yapılan başvuru ve şikayetlerle ilgili etkin soruşturma yürütmelidir
*Hapishane rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanmalı.
*Mahpusların aile ve dış dünya ile temas hakkı engellenmemelidir.
*Mahpuslar uluslararası ve ulusal mevzuatın emrettiği şekilde ailelerine ve avukatlarına mümkün olduğunca yakın hapishanelere sevk edilmelidir.
*Gazete, dergi, radyo, kıyafet, mektup ve kitap kısıtlaması vb. gibi çağ dışı yaklaşımlar terk edilmelidir.
*Anadilde görüşme, yazışma ve savunma hakları yasal güvence altına alınmalı, keyfi engellemeler kaldırılmalı.
*Mekan ve üst aramaları insan onuruna aykırı olmayacak şekilde ve Pandemi sürecinde hijyenik koşullar yaratılması koşuluyla olmalıdır.
*Adeta mahpusları sindirme araçları haline gelen, disiplin cezalarında insan haklarına aykırı yasal düzenlemeler kaldırılmalı, pratikten kaynaklanan hukuka aykırılıklar giderilmelidir.
*Mahpuslara yaşatılan işkence ortamından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insan onuruna yaraşır bir şekilde bir muamele gösterilmelidir.
*Yerel ve uluslararası mevzuat hükümlerine uygun şekilde, ‘bağımsız’ ulusal ve uluslararası heyetlerin etkin denetim mekanizmalarının oluşturulmasının önü açılmalıdır.
*Hapishane hekimi ve tıbbi personelinin İstanbul Protokolü eğitimi almaları sağlanmalıdır.
*İnsanlık onuruna yakışmayan çıplak arama işkencesinden vazgeçilmelidir.
*Mahpusların sosyal ve kültürel aktivitelerindeki kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
*Mahpuslarla ilgili olarak ‘ayrımcılık yasağına’ aykırı düzenleme ve uygulamalardan vazgeçilmelidir.
*Başta yaşam hakkı göz önüne alınarak sağlığa ve tedaviye erişim haklarının önündeki engeller ve kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
*Pandemi sürecinde Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere bu alanda çalışan kurum ve kuruluşların önerileri dikkate alınarak bu uyarılara uygun önlem ve tedbirler alınıp, düzenli olarak kontrolleri sağlanmalıdır.
*Hapishanelerde kalan mahpusların aşılarının bir an önce yapılması sağlanmalıdır.
*İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan mahpuslar ve tüm hapishanelerdeki mahpuslar üzerindeki tecrit uygulamasına derhal son verilmelidir.”
Cezaevi koşullarının düzeltilmesi çağrısı
İnsan hakları savunucuları olarak insanların insan onuruna yakışır bir şekilde yaşam haklarını savundukları belirtilen açıklamada son olarak, “Yetkililerden hapishanelerdeki mahpusların da insan onuruna yakışır bir şekilde yaşama hakları olduğunu hatırlatıyoruz. Bu kadar hak ihlalinin olduğu bir ortamda insanca yaşamanın mümkün olamayacağından dolayı hapishanelerin koşullarının hemen düzeltilmesini ve hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz” şeklinde ifade edildi.









