Kadınlardan İstanbul Sözleşmesi için çağrı
- 14:59 29 Haziran 2021
- Güncel
ANKARA - Tüm Bel-Sen 1 ve 2 No’lu Şube Kadın Sekreterleri yaptıkları açıklamada tüm kadınları 1 Temmuz’da alanlarda olmaya çağırdı.
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Ankara 1 ve 2 Nolu Şube Kadın Sekreterliği, Ankara’nın Çankaya Belediyesi’nin avlusunda İstanbul Sözleşmesi eylemleri kapsamında atölye çalışması gerçekleştirdi. Ardından ise İstanbul Sözleşmesi’nin yasal süresinin dolacağı 1 Temmuz’da gerçekleşecek olan kadın eylemine çağrıda bulunmak amacıyla basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya, çok sayıda kadın katıldı.
Çankaya Belediyesi’nin avlusuna “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” yazılı pankartlar asan kadınlar, katledilen kadınların isimlerinin yer aldığı dövizleri avluya sıraladı.
‘Deniz, göz göre göre katledildi’
Ezgiler eşliğinde halay çeken kadınlar ardından basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Tüm Bel-Sen 2 Nolu Şube Kadın Sekreteri İlkay Ersus yaptı. Kadınla erkek arasında yıllardır süren eşitsizliğe dikkat çeken İlkay, kadına yönelik şiddetin ağır bir insan hakkı ihlali ve ciddi bir toplumsal sorun olduğunun altını çizdi. HDP İzmir il binasına yönelik saldırıda Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’a işaret eden İlkay, “Bu ülkede siyasi parti aranmaksızın; Deniz Poyraz isyanımızdır! İzmir HDP İl binası 24 saat polis tarafından izlenirken Deniz, göz göre göre katledildi. Duvarında; katledilen 88 kadının adı yazılı bir pankart asılıydı, şimdi o listeye Deniz’in adı da eklendi” dedi.
‘Gözümüz üzerinizde’
LGBTİ+ haklarının insan hakları olduğunu söyleyen İlkay, Onur Yürüyüşü’ne yönelik saldırıyı kabul etmediklerini ifade etti. İlkay, “Her türlü şiddet ve baskıya karşı mücadele etmekten asla vazgeçmiyoruz. 1 Temmuz’a 2 gün kaldı. Danıştay Yürütmeyi durdurma ve kararın iptali talepli başvurulara dair karar için ne bekliyor. Danıştay yürütmeyi durdur. Gözümüz üzerinizde. Feray, İpek, Şule, Rabia, Aleyna, Pınar, Merve, Özgecan, Anelika, Samira Deniz ve katledilen 3580 kadınlarımızın sesiyiz bizler. Ellerimizdeki parmaklar ve yüreğimiz sizlerin isimleridir” sözlerini kullandı.
‘Özgür ve şiddetsiz bir yaşamı savunuyoruz’
Herkesi İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya çağıran İlkay, “Hiç kimsenin sınıf, din, etnisite, dilde olması gerektiği gibi cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim nedeniyle de ayrımcılığa, ötekileştirmeye maruz kalmadığı, evde, ailede, sokakta, işyerlerinde, sendikalarda, yani yaşamın her alanında eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşamı savunuyoruz. Savunumuzun mücadelesini de kararlılıkla sürdürüyoruz. Kadın cinayetlerini sona erdirmek için; bu cinayetleri meşrulaştıran söylemler, politikalar, politikacılar ve karar alıcılar karşısında mücadelemizi sürdüreceğiz. Devlet şiddetini eril şiddetten, kadın cinayetlerini militarizmden feminist harekete ve LGBTİ+’lara yönelik dışlayıcı, baskıcı tutumdan ayrı görmüyoruz. Hepsinin karşısında ve hep birlikte yan yana duruyoruz! Bu temelde de İstanbul sözleşmesini savunmaktan, sözleşmenin ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması ısrarımızdan vazgeçmiyoruz” diye belirtti.
İlkay taleplerini ise şöyle sıraladı:
“*Şiddeti siyaset üstü tutarak partiler bir masada buluşsun.
*Aile içi şiddetin, çocuklara tacizin ve tecavüzün günlük raporları açıklansın.
*İstanbul sözleşmesi kaldırılmasın.
*Israrlı takip için TCK'da tanımlı suç oluşturulsun.
*Kadınların tahsil edilemeyen nafakaları konusuna çözüm getirilsin.
*Her ay şiddet ve kadın cinayeti sayısı açıklansın.
*Erken yaş evliliği konusunda af tartışmaları kapatılsın.
*Belediye ve Aile Bakanlığı sığınaklar açılsın.
*Siyasi partiler yasası değişsin, karar mekanizmalarının yolu kadınlara açılsın.
*Kadınsız anayasa yapma fikri gündeme bile gelmesin.”
İlkay, tüm kadınları 1 Temmuz günü saat 18.30’da Sakarya Caddesi’ne çağırdı.
Açıklama, alkış ve “Kadın cinayetleri politiktir”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla son buldu.








