Ayşe Aydoğan: Kürt sorununa bakışı, algıyı, dili değiştirmek gerekiyor

  • 09:03 30 Haziran 2021
  • Güncel
 
Melike Aydın
 
İZMİR - Muhalefetin tavrının da verilen mücadelenin de Kürt sorununun çözülmesinde yeterli olmadığını söyleyen Barış Vakfı Kurucu üyesi Ayşe Aydoğan, barışın sağlanması için daha zorlayıcı olunması gerektiğini vurguladı.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü’ne yönelik 17 Haziran’da Onur Gencer’in gerçekleştirdiği ırkçı saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesinden sonra HDP’ye dayanışma ve taziye ziyaretleri sürüyor. Ziyarette bulunanlardan biri de 2007’den beri faaliyet gösteren ve Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesini ve barışın toplumsallaştırılmasını hedefleyen Türkiye Barış Vakfı. Vakfın kurucu üyelerinden Ayşe Aydoğan, barışın sağlanması için Kürt sorununa ilişkin algının ve nefret dilin değişmesi gerektiğini belirterek, iktidar partilerinin katliamı meşrulaştırmasına karşı muhalefetin tepkilerinin yetersiz kaldığını ifade etti.
 
‘Çözüm sürecinde bir genç kaybetmedik’
 
Kürt sorunu çözülmedikçe ölümlerin yaşanmaya devam edeceğini belirten Ayşe, “Binlerce gencimiz öldü ve hala da ölmeye devam ediyor. Başta iktidarlar olmak üzere tüm toplumsal yapılarla sorun çözülebilecek. 3 yıl kadar çözüm süreci vardı ve bu sürede bir genç kaybetmedik. Bu sürede biz barışı toplumsallaştıramadığımız ve o sürece sahip çıkamadığımız için iktidarın, erkin işine gelmediği için çözüm süreci sonlanmış oldu” dedi.
 
‘Kürt sorununa bakış, algı ve dil değiştirilmeli’
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başsağlığı dilemek yerine katledilen Deniz’i illegalize ederek ölümünü meşrulaştırmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Ayşe, öncelikle herkesin bu dile karşı çıkması gerektiğine dikkat çekti. Ayşe, “Bu dil devam ettikçe katliamların önü alınamayacaktır ve endişe ediyorum. Öncelikle dili değiştirmek gerekiyor. Algıyı ve Kürt sorununa bakışı değiştirmek gerekiyor” uyarısında bulundu.
 
‘Nefrete karşı güçlü bir duruş sergilenmeli’
 
Ayşe, muhalefetin tavrını da ırkçılığa karşı verilen mücadeleyi de yeterli bulmadığını ifade ederek, “İlk gün kanalları Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bütün muhalefet partilerine kadar herkesi izledim. Sadece kuru başsağlığı dilemek barışa çözüm getirmez. Gerçekten HDP’nin yanında olunması nefrete karşı güçlü bir duruş sergilemesi gerekiyordu” şeklinde konuştu.
 
‘Barışa evrilecek adımları zorlamalıyız’
 
Sivil toplum örgütleri olarak alanlarının dar olduğunu ancak mutlaka bütün bireyler, medya, kadın hareketleri olarak konu üzerinde daha fazla yoğunlaşılması ve muhalefet partilerinin zorlanması gerektiğinin altını çizen Ayşe, “Barışa ve çözüm sürecine evrilebilecek adımların zorlanması gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarıyla sendikalarla çevre örgütleriyle Kürt sorununa ilişkin zorlayıcı bir dil oluşturmak gerekiyor” diye belirtti.
 
Ayşe son olarak HDP’ye, Deniz’in ailesine ve tüm demokrat sol sosyalist Kürtlere başsağlığı dileyerek “Tekrarlanmaması için bütün mücadelemizi sürdürmek gerektiğini bir kez daha söylüyoruz” dedi.