Van Kadın Platformu İstanbul Sözleşmesi için çağırı yaptı
- 18:20 30 Haziran 2021
- Güncel
VAN - Van Kadın Platformu, yarın yürürlükten kaldırılması planlanan İstanbul Sözleşmesi için herkesi alanlarda sözleşmeyi sahiplenmeye çağırdı.
Van Kadın Platformu 1 Temmuz tarihinde tamamen yürürlükten kaldırılması planlanan İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin basın toplantısı düzenledi. Van Barosu binası Tahir Elçi Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya Tevgera Jinên Azad (TJA), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Eğitim Sen Van Şubesi, Sağlık Emekçileri Sendikası ( SES), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Van Temsilciliği, Star Kadın Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi, Tutuklu ve Hükümlü Yakınlarıyla Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) ile birçok kadın katıldı.
'Kadınların emelleri sonucunda kazanılan bir sözleşmedir'
Toplantıda Van Kadın Platformu adına konuşan Türkiye İnsan Hakları (THIV) Van Temsilcisi Sevim Çiçek, kadına yönelik her türlü şiddetin sosyal, ekonomik veya coğrafi sınır tanımayan, tarihsel, yapısal ve küresel bir olgu olduğunu söyledi. Asli nedeni toplumsal cinsiyetler arası eşitsizlik ve ayrımcılık olan kadına yönelik şiddetin, ciddi bir insan hakkı ihlali ve genelde cezasız kalmakta olduğunu söyleyen Sevim, "Bu nedenle kadın hareketinin emekleri sonucunda Avrupa Konseyi, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi bakımından taşıdığı yükümlülüklerinin bir gereği olarak uzun araştırma ve çalışmaların sonucunda İstanbul Sözleşmesi yazılmıştır" dedi.
'Devletin sorumluluk ve yükümlülüklerini hükme bağlayan metindir'
Sevim, Türkiye’nin ev sahipliğinde 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıda imzaya açılan Sözleşmeyi, Türkiye 14 Mart 2012 tarihinde hiçbir çekince koymaksızın onaylamış ve 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe koymuş, yine Sözleşme 20 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmiş, 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle de Türkiye sözleşmeden çekilmiş sayılacağını kaydetti. İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti ele alan ve ayrıntılı bir şekilde tanımlayan en kapsamlı uluslararası sözleşme olduğu gibi kadına yönelik şiddeti bir insan hakları ihlali olarak ifade eden ilk sözleşme olduğuna vurgu yapan Sevim, "Sözleşme kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, kadınlara yönelik şiddetin faillerinin kovuşturulması, yargılanması, cezalandırılması ve kadınlara yönelik şiddete karşı bütüncül politikalar geliştirilmesine ilişkin devletlerin sorumluluk ve yükümlülüklerini hükme bağlayan bir metindir" ifadesini kullandı.
'Kadına yönelik şiddetin önüne geçilememiştir'
Sözleşme’nin, ulusal mevzuatta yer almayan genişlikte hukuksal düzenlemeler içerdiğini kaydeden Sevim, "Ancak süreç içerisinde siyasal iktidarın hem İstanbul Sözleşmesi’nin gereklerini tam olarak yerine getirmek hem de 6284 Sayılı Kanun’u etkin bir şekilde uygulamak konusunda gerçek bir irade ve çaba göstermediği için Türkiye’de kadına yönelik şiddetin önüne geçilememiştir. Hal böyleyken siyasi iktidarın da ön ayak olmasıyla ülkedeki ataerkil kesimler tarafından İstanbul Sözleşmesi ile aslında erkeklerin mağdur edildiği, iddiaların aksine Sözleşme’nin kadına yönelik şiddeti arttırdığı, geleneksel toplumsal değerlere aykırı olduğu, kadınla erkek arasındaki fıtratı yok ettiği biçiminde gerçekleri çarpıtan yıkıcı bir söylem geliştirilmiştir. Buna karşın şiddeti durdurmak için İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını talep eden, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan, bu konuda ifade, toplanma ve gösteri yapma özgürlüklerini kullanan kadınlar, LGBTİ+lar ve diğer hak savunucuları ise kolluk kuvvetlerinin, evrensel hukukta ve ülke yasalarında tanımlanan zor kullanma yetkisinin çok ötesinde kural dışı ve denetimsiz şiddetine maruz kalmaktadırlar" dedi.
‘Sözleşme tek kişinin kadarıyla kaldırılamaz’
Sevim son olarak, gelinen aşamada, başta kadınlar ve LGBTİ+’lar olmak üzere erkek şiddetinin son bulması, temel hak ve özgürlüklerin korunması, eşitliğin sağlanması için uğraş veren yurttaşların güçlü talep ve itirazlarına rağmen İstanbul Sözleşmesi’nin tek bir kişinin imzasıyla feshedilmeye çalışılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğine vurgu yaptı.
'İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz'
Van Valiliğinin "İstanbul Sözleşmesi yaşatır" asılı afişlerinin kaldırılmasına tepki gösteren Sevim, " 29.06.2021 tarihinde tam da kendisinden beklendiği üzere seçmen olarak irademizi yok sayan Van Büyükşehir Belediyesi Kayyumu, Tek adamın imzası ile alınmış, kadınların iradesini yok sayan, kadınların güvenliğine, hukuka ve vicdan aykırı olan fesih kararını milli güvenliğe, ahlaka ve adaba uygun bulup, sözde feshe karşı İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceğimize ilişkin sloganlar içeren afişlerimizi milli güvenliğe, ahlaka ve adaba aykırı olduğunu gerekçesiyle söktürmüştür. Bu çürümüş zihniyete inat biz kadınlar İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz. Herkesi İstanbul Sözleşmesine sahip çıkmaya çağırıyoruz!" dedi.








