İstanbul Sözleşmesi ve hedef alınan yaşam hakkı
- 13:40 1 Temmuz 2021
- Güncel
Sena Dolar
İSTANBUL - 2019 yılından bu yana, “aile yapısını” bozuyor gibi gerekçelerle iktidar tarafından tartışmaya açılan İstanbul Sözleşmesi bugün itibarıyla yürürlükten tamamen kaldırıldı. Yıllardır sözleşmenin uygulanması için mücadele eden kadınlar bugün de meydanları ve sokakları doldurarak isyanını büyütüyor.
Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kamuoyunda bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 20 Mart’ta AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bir gecede feshedilmişti. Sözleşmenin, 1 Temmuz 2021’de yürürlükten kalkacağına dair karar Resmi Gazete’de yayınlandı. Sözleşme 1 Temmuz saat 00.00 itibariyle yürürlükten kaldırıldı.
Kadına, çocuğa ve LGBTİ+’lara yönelik toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan şiddeti önlemek ve ortadan kaldırmak amacıyla Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan uluslararası sözleşme olan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” 11 Mayıs 2011 yılında imzalanarak 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girdi. İlk İmzacı ülke olan Türkiye, sözleşmeyi yıllarca kadınlara bir “lütuf” gibi sundu.
Meclis göreve çağrısı yanıtsız bırakıldı
Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ardından bağımsız insan hakları izleme organı olan Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu (GREVIO) da görevine başladı. GREVIO’da 2015-2019 yılları arasında Prof. Dr. Feride Acar Türkiye’yi temsil etti. ilk GREVİO raporu 15 Ekim 2018 yılında yayınlandı. 2018 yılı sonrasında raporlar Türkçeye çevrilmedi. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) meclisi İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması ve denetlenmesi için göreve çağırdı. Meclise, GREİVO raporlarının çevrisinin yapılması için mektup gönderen EŞİK’in taleplerine ilişkin herhangi bir geri dönüş yapılmadı.
Kutsal aile bozuluyor!
2019 yılında, “Aile yapısını bozuyor” iddiasıyla hedef haline getirilen sözleşmenin kaldırılması AKP- MHP iktidarı tarafından her yıl sayısız kez gündeme getirildi. Yandaş medyada, “İstanbul Sözleşmesi aile yapısını bozuyor” , “Eş cinselliğe özendiriyor” şeklinde toplumu manipüle eden haberler yayımlandı. Sözleşme önce kutsal “aile”nin korunması ardından LGBTİ+’lara nefret söylemleri üzerinden hedef haline getirildi. Erk iktidar LGBTİ+’lara yönelik yarattığı nefret söylemleri ile toplumsal kodları pekiştirdi.
İstanbul Sözleşmesi ve Tercüman Hakkı
12 Temmuz 2020’de, Fatma Altınmakas, evli olduğu erkeğin kardeşi Sinan Altınmakas'ın sistematik tecavüzüne uğrayarak, tehdit edildiği gerekçesiyle Konakkuran Jandarma Karakolu'na anadili olan Kürtçe ile ifade vererek suç duyurusunda bulundu. Fatma’nın jandarma karakoluna yaptığı şikayet başvurusunda, Türkçe bilmediği ve ifade işlemlerinde Kürtçe tercüman bulundurulmadığı için uğradığı şiddeti anlatamadığı ortaya çıktı. İstanbul Sözleşmesi’nde yer alan tercüman hakkı Fatma için sağlansaydı, Fatma şuan yaşıyor olacaktı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği namünasip!
Pandemi ile birlikte kadına yönelik ev içi şiddet oranı artarken AKP’li Cumhurbaşkanı İstanbul Sözleşmesi’nin gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. İstanbul Sözleşmesi kapsamında olan “eğitim müfredatına eklenen toplumsal cinsiyet eğitimi” dersleri de kısa zamanda kaldırıldı. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’nden vazgeçti. Akademide Kadın Çalışmaları ve Sorunları Komisyonu’nca 2015 yılında hazırlanan ve YÖK tarafından, “Tutum Belgesi” adıyla üniversitelere gönderilen Yükseköğretim Kurumları Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi, Şubat 2019’da sonlandırıldı. YÖK Başkanı, “toplumsal cinsiyet” kavramının “Türkiye’nin toplumsal değerleri ve kabulleriyle mütenasip (uygun) olmadığını” savundu. Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı müfredattan kaldırıldı.
Sözleşme kaldırıldı: 3 ayda 70 kadın katledildi
Şiddete açık hale getirilen LGBTİ+’lar ve kadınlar en çok Sözleşme’nin tartışmaya açıldığı süreçlerde erkek - devlet şiddete maruz kaldı. 20 Mart gece yarısı Cumhurbaşkanı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi tek taraflı feshedildi. Ajansımızın derlediği verilere göre de sözleşmenin feshedilmesinin ilk 3 ayında 70 kadın erkekler tarafından katledildi.
Aylardır sokakta mücadele veren kadınlar, bugün birçok kentte kez daha araya gelerek, “Tek adamın kararını” kabul etmedikleri isyanları ile haykıracak.








