Sivas Katliamı anması: Devlet yaptığı katliamlarla yüzleşmelidir
- 19:43 2 Temmuz 2021
- Güncel
ANKARA - Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Madımak’tan önce de sonra da ezilenlerin hedef alındığına dikkat çekildi. Etkinlikte “Devlet yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir” çağrısı yapıldı.
Ankara’da sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için anma etkinliği düzenledi. Etkinlikte Madımak Otel’de katledilen 33 kişinin fotoğrafı birer karanfille tek tek duvarlara asılarak sergilendi. Serginin girişinde ise "Karanlığa meşale olanlar küllerinden yeniden doğarlar! 2 Temmuz Madımak Katliamı unutma unutturma!" pankartı asıldı. Etkinlik müzik etkinliği ile başladı.
Müzik dinletisinin ardından etkinlikte katılımcılar adına basın metnini Mustafa Karabudak okudu.
‘Alevilerin kutsal mekanlarına işgal devam etmektedir’
Madımak Katliamı’nı devletin organize ettiği belirtilen açıklamada, “Yalnızca Alevilere değil, ezilen, ötekileştirilen her kesime yapılmış bir saldırıdır. 33 canımızı yakarak katleden devlet, o günden bugüne hala ezilen halklara saldırmaya devam etmektedir. Daha geçtiğimiz günlerde HDP İzmir İl Örgütü basılmış, yine faşist bir tetikçi tarafından Deniz Poyraz katledilmiştir. 2 Temmuz’dan önce ve 2 Temmuz’dan beri ezilen halkları hedef halan her katliam, aynı eller tarafından gerçekleştirilmektedir” denildi.
’34 Kürt, savaş uçaklarının bombalarıyla katledilmiştir’
Açıklamada AKP’nin Kürt sorununu bir demokratikleşme sorunu olarak değil, bir “güvenlik” sorunu olarak gördüğüne dikkat çekilirken, devamla şunlar kaydedildi: “İnkârcı, baskıcı ve tek tipçi bir anlayışla hareket etmeye devam etmektedir. Roboskî’de 34 Kürt, savaş uçaklarının bombalarıyla katledilmiştir. Savaşa karşı barışı savunan 103 canımızı Ankara Garı önünde gerçekleştirilen bombalı saldırıda yitirmiştik. Yine Suruç’ta barışı ve kardeşliği savunmak isteyen 33 anarşist ve sosyalist genç bombalı saldırıyla katledildi. Diyarbakır, Antep başta olmak üzere Sur, Cizre, Nusaybin’de onlarca canımız katledildi. Yine bu devlet, cezaevlerini siyasi tutsaklarla doldurup, bir iradeyi dize getirme planları yaparak baskı, zulüm ve işkencelerine devam etmektedir. Yaşanmaz olan cezaevi koşullarını protesto eden tutsakların açlık grevlerini görmezden gelen iktidar, hak ihlallerini ve tecridi devam ettirerek insanlık suçu işlemektedir. Diğer taraftan Madımak katilini yaşlı ve hasta diyerek affedip tahliye ederken yüzlerce hasta tutsağın tedavi olmalarına bile izin vermemektedir.”
‘Firari üç katil Almanya’dadır ve adresleri bellidir’
Madımak Katliamı’nın üzerinden 28 yıl geçtiği hatırlatılan açıklamada, 2012 yılında Madımak ana davasının zaman aşımına uğratıldığına ve kapatıldığına dikkat çekildi. Açıklamada, “Gelinen süreç firari üç katil yakalanmadığı için onlar üzerinden devam etmektedir. Üç katil Almanya’dadır ve adresleri bellidir. Ancak katliam sanığı olarak haklarında kırmızı bülten çıkartılmadığı için yakalanıp iade edilmemektedir. Bizler Aleviler, Kürtler, sol, anarşist, sosyalist, demokratik güçler, ezilen, ötekileştirilen ve yok sayılanlar olarak, bizlere yapılan bütün katliamların hesabını soralım. Devlet yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir. Yüzleşmek hakikatin ortaya çıkmasıdır. Gerçek suçluların adalet ve hakikat önünde hesap vermesidir. Yaşasın hakların ve inançların kardeşliği, 2 Temmuz Madımak Katliamı’nı unutma, unutturma” ifadeleri kullanıldı.







